USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

16 Şubat 2026 12:18

“Geleceğin değil, bugünün mecburiyeti”

İnovasyon Stratejisti ve Koç Salih Keskin, "Gerçek inovasyon bir fikir değil, kurumun kendini yeniden inşa etme becerisidir" diyor.

“Geleceğin değil, bugünün mecburiyeti”

Modern iş dünyasında sürdürülebilir başarı, artık yalnızca doğru strateji ya da güçlü operasyonlarla değil, kurumun düşünme biçimine yerleşmiş yenilik kapasitesiyle mümkün oluyor. Bugün şirketler, teknolojik yetkinlikten çok zihinsel esneklikleriyle ayrışırken, geleceğe hazırlanmanın yolu kültürel dönüşümü yönetebilmekten geçiyor. İşte tam bu noktada inovasyonun bir proje değil, bir zihniyet meselesi olduğunu anlatan isimlerden biri de İnovasyon Stratejisti ve Koç Salih Keskin. Keskin, kurumların bugün hangi eşikte durduğunu, liderlik modelinin neden belirleyici olduğunu ve 'aykırı zeka' yaklaşımının bu tabloyu nasıl değiştirdiğini özetliyor.

İNOVASYONUN KÜLTÜRE YAYILMASI KURUMUN GELECEĞİNE DOKUNUYOR

Keskin, sözlerine "Dün, işinizde iyi olmak ve kaliteli üretmek ayakta kalmak için yeterliydi, bugün ise yalnızca iyi olmak değil, kendinizi yenileyebiliyor olmanız işin olamazsa olmazı" diyerek başlıyor ve bu değişimin kurumlar açısından ne kadar radikal olduğunu vurguluyor. Ardından, inovasyonun birkaç kişinin vizyonuna bırakılamayacağını, kurumun kültürel kodlarına işlemesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu nedenle projelere sıkışmış yeniliklerin uzun ömürlü olamadığını aktarırken; gerçek inovasyonun 'bir fikir değil, kurumun kendini yeniden inşa etme becerisi' olduğunu hatırlatıyor ve dönüşümün yapısal boyutuna dikkat çekiyor.

TÜRKİYE'NİN İNOVASYONDAKİ EŞİK NOKTASI

Türkiye'nin küresel rekabet konumuna dair değerlendirmelerinde Keskin, "Japonya 2017'de Endüstri 5.0'ı başlattı, Türkiye ise hâlâ Endüstri 2.5 seviyesinde" sözleriyle tabloyu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. 2024 Küresel İnovasyon Endeksi'nde 37'nci sırada bulunmamızı hatırlatarak önümüzdeki beş yılın kritik bir dönemeç olduğunu aktarıyor. Keskin; kendi dönüşüm modelimizi geliştiremediğimiz takdirde küresel rekabette bir alt lige düşme riskiyle karşı karşıya kalabileceğimizi belirtiyor. Farkı yaratanın yalnızca teknoloji değil, 'teknolojinin henüz yapamadığını yapan yaratıcı zekalar' olacağını özellikle vurguluyor.

Salih Keskin, "Bizde kurumlar sistemin değil, liderin zihninin izinden gider" diyerek yönetim davranışlarının etkisini net bir biçimde ifade ediyor. Uzun yıllar üzerinde çalışarak geliştirdiği 'aykırı zeka' modelinin bu zihinsel dönüşümü destekleyen güçlü bir çerçeve sunduğunu aktaran Salih Keskin; tarihteki tüm büyük sıçramaların bir zihinsel kırılma anından doğduğunu hatırlatıyor.

Bugün şirketlerin ihtiyacının, 'pas tutmuş düşünme biçimlerini kıracak zihinsel hamleler' olduğunu vurgulayan Keskin; "Değişim; liderlerin kendi zihinlerini dönüştürmesiyle başlayacak. Her yönetim kuruluna ezberi bozan bir 'aykırı zeka' gerekir" diyor.

(İnovasyon Stratejisti ve Koç Salih Keskin)

EN ÇOK OKUNANLAR