Yayın Tarihi:
20 Nisan 2026 15:25Yayın Tarihi:
20 Nisan 2026 15:25
Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından Boğaziçi Üniversitesi, iş dünyasının en kritik ihtiyacı olan profesyonel yönetim anlayışını akademik bir zemine oturtuyor. Programın akademik koordinatörlüğünü üstlenen Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Ercan, bu girişimi basit bir eğitimden ziyade bir 'misyon' olarak tanımlıyor. "Biz yıllardır özel sektörü ve kurumları besledik. Şimdi 29 yıllık hocalık ve yönetim kurulu tecrübemizi, iş dünyasının en tepesindeki isimlere aktarma vakti" diyen Ercan; programın hedefini şu sözlerle açıklıyor: "Türkiye'de bağımsız yönetim kurulu üyeliği hâlâ 'eş-dost' referansıyla yürüyor. Bu yapıyı liyakat bazlı, hukuki ve finansal zemini sağlam bir modele dönüştürmek istiyoruz. Şirketleri sürdürülebilir kılmak ve kurumsal yapıyı tabana yaymak zorundayız."
BAŞARININ ÜÇ SACAYAĞI: HUKUK, FİNANS VE GÜÇLÜ NETWORK
6 hafta, 7 gün ve 45 saatlik yoğun bir müfredata sahip olan program, katılımcılarını üç ana sütun üzerinde geleceğe hazırlıyor. İlk sütunu oluşturan 'Hukuk ve Mevzuat' modülü, SPK mevzuatından SGK ödemelerindeki müteselsil sorumluluğa kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Prof. Dr. Ercan, yönetim kurulu üyeliğinde 'fiduciary responsibility' yani itimat temelli sorumluluk kavramının hayati önem taşıdığını vurguluyor. İkinci sütun olan 'Finansal Bilgi' ile üyelerin bilançoyu okuyabilmesi ve riskleri analiz etmesi hedeflenirken; üçüncü sütun olan 'Networking' ile katılımcılar seçkin bir 'kulüp' yapısına dahil ediliyor.
BUTİK KONTENJAN VE DİNAMİK OPTİMİZASYON
Türkiye'deki aile şirketlerinde ve borsaya açık yapılarda bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapısının genellikle profesyonel süreçlerden ziyade kişisel yakınlıklara dayandığına dikkat çekiliyor. AFS kurucu ortağı Dr. Türker Çelik, bu noktada fark yarattıklarını belirterek, "Yurt dışında MBA programları nasıl bir network için yapılıyorsa, biz de burada iş dünyasının üst segmenti için bir referans sistemi kuruyoruz. Katılımcılarımız; Ümran Beba, Güldem Berkman, Abdullah Kılınç, Prof. Dr. Duysal Aşkun Çelik, Mehmet Nane ve Şeref Kaynar gibi duayen isimlerle panellerde bir araya gelerek o 'referans' zincirine dahil olacaklar" değerlendirmesinde bulunuyor. Programın en dikkat çekici yönlerinden biri de eğitim metodolojisi. Eğitimler 8-10 kişilik butik gruplar halinde gerçekleştirilerek etkinliğin en üst seviyeye çıkarılması planlanıyor. Dr. Türker Çelik, içeriğin statik olmadığını, 'dinamik optimizasyon' anlayışıyla yeni gelen küresel verilere göre her an revize edildiğini belirtiyor. Hedef kitle ise en az 10 yıl deneyimi olan, direktör ve üstü pozisyonlardaki profesyonellerden oluşuyor. 2 Haziran'da başlayacak derslerin üçte ikisi online yürütülürken, network odaklı oturumlar yüz yüze gerçekleştirilecek.
YATIRIMCI NEZDİNDE 'GÜVEN' SİNYALİ
Programın katılımcılara kazandırdığı en büyük avantajlardan biri de şirketlerin yatırımcı gözündeki değerini artırması... Dr. Çelik'e göre, yönetim kurulunda bu eğitimi almış bağımsız üyelerin bulunması, özellikle özel sermaye (private equity) ve yabancı yatırımcılar için güçlü bir 'güven sinyali' oluşturuyor. Şirketlerin kurumsallık kapasitesini artıran bu yapı, olası hukuki davalara karşı koruma sağlarken, aynı zamanda aile anayasası ve aile ofisi gibi kritik süreçlerin de profesyonel bir zeminde yürütülmesine yardımcı oluyor. Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik prestiji ile AFS'nin küresel finans vizyonunu birleştiren bu program, 2026 yılı boyunca yeni isimler ve geliştirilmiş içeriklerle iş dünyasının çehresini değiştirmeye devam edecek.