Yayın Tarihi:
18 Haziran 2026 14:14Güncelleme Tarihi:
18 Haziran 2026 14:14Yayın Tarihi:
18 Haziran 2026 14:14
Dünya Ekonomik Forumu'nun 'Future of Jobs' araştırması, 2030'a kadar mevcut pozisyonların yüzde 22'sinin dönüşeceğini ve her 100 çalışandan 59'unun yeniden yetkinlik kazanması gerekeceğini ortaya koyuyor. Bu yeni denklemde İK'nın rolü, henüz tanımlanmamış rollere hazır bir organizasyon inşa etmek olacak. Dolayısıyla artık süreç yöneten bir fonksiyon değil, organizasyonun dönüşüm kapasitesini tasarlayan bir yapıdan bahsediyoruz. Bu, bir yandan hangi yetkinliklerin kritik olacağını öngörmeyi, diğer yandan çalışanları sürekli gelişime teşvik eden bir zemin kurmayı gerektiriyor. Akbank'ta biz bu zemini üç net odakla inşa ediyoruz. Birincisi, yetkinlikleri veriyle yönetiyoruz; organizasyonun mevcut kapasitesini ve ihtiyaç duyacağı becerileri somut olarak görüyor, buna göre kişiselleştirilmiş gelişim yolculukları tasarlıyoruz. İkincisi, yapay zeka ve veri okuryazarlığını tüm iş birimlerinin temel kası haline getiriyoruz. Ekiplerimizin güncel araçlarla kesintisiz çalışabildiği, bilgiye kolay erişebildiği ve yapay zeka destekli sistemler ile daha hızlı ve doğru karar alabildiği bir yapı kuruyoruz. Üçüncüsü ise öğrenmeyi işin doğal parçası kılıyoruz. Geleceğin başarılı kurumları, insanların cesaretini, merakını ve potansiyelini büyüten kültürlerle inşa edilecek. İK'nın sorumluluğu da bu kültürü kurmak ve geliştirmek. Biz içinde bulunduğumuz dönüşüm çağında değişmeyen trendin bu sorumluluk olacağına inanıyoruz.