USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

07 Mayıs 2026 11:04

Türk liderleri küresel zirveye taşıyan yetkinlikler

Türkiye'nin dinamik ikliminde pişerek küresel sahneye çıkan liderler, kriz bağışıklığı ve çevik karar alma yetenekleriyle modern iş dünyasının rotasını belirliyor. Üstelik bu başarı dalgası yeni nesillere de güçlü bir referans noktası sunuyor.

Türk liderleri küresel zirveye taşıyan yetkinlikler

Türkiye son yıllarda sınırları aşan, farklı coğrafyalarda kök salan ve yönettiği dev yapılarla küresel iş dünyasının rotasını belirleyen bir liderlik jenerasyonu yetiştiriyor. Muhtar Kent'in Coca-Cola'daki efsanevi yönetiminden Uğur Şahin'in tıbbi başarılarına, Daron Acemoğlu'nun ekonomi literatürüne kazandırdığı derinlikten Hamdi Ulukaya'nın gıda sektöründeki sosyal girişimcilik modeline kadar uzanan bu başarı tablosu, aslında Türkiye'nin küresel yetenek havuzundaki yerini net bir biçimde kanıtlıyor. Süreyya Ciliv ve Ümran Beba gibi profesyonel yönetimde çıtayı yukarı taşıyan isimlerin yanı sıra Ayşegül İldeniz'in teknoloji vizyonu ve Eren&Fatih Özmen'in havacılık-uzay endüstrisinde yarattığı ekosistem, Türk liderlerin sahip olduğu vizyonun sınır tanımazlığını gözler önüne seriyor. Günümüzde Onur Genç'in bir Avrupa finans devini yönetmesi, Tufan Erginbilgiç'in küresel sanayinin en stratejik oyuncularından biri olan Rolls-Royce'un dümenine geçmesi veya Mehmet Tevfik Nane'nin IATA gibi uluslararası bir çatı kuruluşun yönetiminde söz sahibi olması, tesadüfi yükselişler değil; köklü bir disiplinin ve zorlu coğrafyalarda pişmenin getirdiği stratejik bir olgunluğun sonucu. Bu isimler küresel ekonominin ve toplumsal faydanın yönünü tayin ediyorlar, Türkiye'nin dinamik iş ikliminde kazandıkları kriz bağışıklığı, belirsizlik yönetimi ve sonuç odaklılık gibi temel yetkinlikleri, küresel masaların en zorlu oyunlarında birer rekabet avantajına dönüştürüyorlar. Onlar, sadece bulundukları pozisyonların hakkını vermekle kalmıyor; arkalarından gelen yetenekli Türk profesyonellere ilham olarak görünmez cam tavanları birer birer yıkıyorlar. Peki, Türkiye'den dünyaya yayılan bu kriz bağışıklığı ve vizyoner duruş, küresel şirketlerin yönetim odalarında nasıl bir dönüşüm yaratıyor? İşte Türkiye'nin küresel yetenek havuzundan süzülen o stratejik yetkinliklerin, profesyonel dünyayı yeniden tanımlayan iz düşümleri.

AMPLITUDE AVRUPA BAŞKAN YARDIMCISI TANSU YEĞEN: TÜRK LİDERLERİN 'KRİZ BAĞIŞIKLIĞI' YETKİNLİĞİ

Hızla değişen küresel iş dünyasında Türk profesyonellerinin sahip olduğu stratejik rekabet avantajlarını sorduğumuz Amplitude Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen, Türkiye'nin dinamik ekosisteminden beslenen liderlerin, belirsizliği bir tehditten ziyade büyüme fırsatı olarak kodladıklarına dikkat çekiyor. Yeğen'e göre, 2026 yılının karmaşık ve değişken iş dünyasında Türk liderlerin en güçlü yetkinliği kriz bağışıklığı. Bu yetkinlik çevik karar alma süreçleri, kısıtlı kaynaklarla üretilen yenilikçi çözümler ve farklı kültürlerden gelen ekipleri tek bir ortak vizyon çatısında birleştirebilme kapasitesiyle şekilleniyor. Türk profesyonellerinin değişimi yönetmekle kalmayıp, ona yön veren bir konumda olduklarını belirten Yeğen, bu adaptasyon hızının küresel masada Türk liderler için ciddi bir güç çarpanı olduğunu vurguluyor.

(Amplitude Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen)

TEKNOLOJİ VE İNSANIN KUSURSUZ UYUMU

Amplitude ve UiPath gibi devlerdeki liderlik deneyimlerini yapay zeka ve otomasyon perspektifiyle yorumlayan Yeğen, teknolojinin insan odaklılık olmaksızın eksik kalacağını savunuyor. Algoritmaların mükemmel veri işleyiciler olduğunu hatırlatan Yeğen, veriyi bilgeliğe dönüştüren asıl gücün insanın sezgisi ve duygusal zekası olduğunu ifade ediyor. Yeğen, otomasyonun liderlere operasyonel rutinlerden sıyrılarak asıl odaklanılması gereken alana, yani insanı anlama ve empati kurma becerisine yatırım yapma fırsatı sunduğunu belirtiyor. Yeğen'in '40 Metotla Kariyer ve İşinizi Parlatın' kitabında da altını çizdiği üzere, geleceğin liderlerini makinelerin analitik gücü ile insanın sezgisel derinliğini kusursuz bir şekilde harmanlayabilenler oluşturacak. Yeğen, vizyonunu şu sözlerle özetliyor: "Teknoloji bize 'nasıl' yapacağımızı söylerken, 'neden' yapmamız gerektiğini fısıldayan her zaman duygusal zekamız olacak."

LİDER KOÇU DUYGU ALPTEKİN GÜRSU: SONUÇ ÜRETME KASINDAN STRATEJİK İLİŞKİ YÖNETİMİNE

30 yıllık uluslararası deneyimiyle Türk liderlerin küresel arenadaki konumunu analiz eden Lider Koçu Duygu Alptekin Gürsu, Türk yöneticilerin yüksek başarı motivasyonu ve kriz yönetimi becerileriyle öne çıktığını belirterek, sürdürülebilir başarı için duygusal ve sosyal zekanın önemine dikkat çekiyor. Alptekin Gürsu, Türk liderlerin en belirgin özelliğinin 'sonuç üretme kası' olduğunu ifade ediyor. Yüksek başarı motivasyonu, hedef odaklılık ve pes etmeyen bir azim ile hareket eden bu liderler, McClelland'ın başarı ihtiyacı teorisiyle paralel bir profil çiziyor. Türkiye'nin değişken iş ikliminde yetişmiş olmanın getirdiği kriz yönetimi yeteneği ise küresel çapta büyük bir avantaj sağlıyor. Alptekin Gürsu, belirsizlik altında karar alabilme becerisinin günümüzün en kritik liderlik yetkinliklerinden biri olduğunu vurgulayarak, Türk yöneticilerin bu konuda doğal bir donanıma sahip olduğunun altını çiziyor. Ayrıca, ekiplerini ortak bir hedefe mobilize etme konusundaki güçlü ekip bilinci de Türk liderleri diğerlerinden ayıran temel özellikler arasında yer alıyor.

(Lider Koçu Duygu Alptekin Gürsu)

GLOBAL BAŞARIDA DUYGUSAL VE SOSYAL ZEKA ETKİSİ

Başarı grafiğinin zirvesine ulaşan Türk liderlerin bazı gelişim alanlarına da değinen Alptekin Gürsu, teknik becerilerin tek başına yeterli olmadığını savunuyor. Goleman'ın çalışmalarıyla da desteklenen görüşe göre, liderlik başarısının önemli bir payı teknik yetkinliklerden ziyade duygusal zekaya dayanıyor. Alptekin Gürsu, özellikle hız ve sonuç odaklı hareket eden Türk liderlerin, süreç içinde yavaşlama, aktif dinleme ve ekipteki duygusal iklimi yönetme konusunda gelişim göstermeleri gerektiğini belirtiyor. Aynı zamanda örgütsel psikolojinin ışığında, liderlerin yaptıklarının yanında nasıl algılandıklarıyla da ölçüldüğünü hatırlatıyor. Global ölçekte etki yaratmak isteyen liderler için sosyal zekanın yani ilişkileri stratejik yönetmenin, farklı kültürlerde kabul görmenin ve doğru bir görünürlük oluşturmanın hayati olduğunu vurgulayan Alptekin Gürsu, sözlerini şöyle noktalıyor: "Başarılı global Türk liderler, sonuç odaklılığı ile duygusal ve sosyal derinliği kusursuz bir şekilde birleştirebilenler olacak."

ULUSLARARASI PROFESYONEL KOÇLUK DERNEĞİ (ICF) TÜRKİYE YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÇİĞDEM KARADENİZ: LİDERLİK: ÜNVANDAN ÖTE BİR ETKİ ALANI

Modern dünyada liderlik kavramının yeniden tanımlandığını hatırlatan Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz, liderliğin bir pozisyondan ziyade bir etki alanı olduğunu vurgulayarak günümüzün belirsiz ve hızlı iş ikliminde potansiyeli ortaya çıkaran bir liderlik modelinin şart olduğunu belirtiyor. Karadeniz'e göre gerçek liderlik, başkalarını yönetmekten önce kişinin kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişkiyle başlıyor. Kendi düşünce kalıplarını fark etmeyen, duygularını tanımayan bir liderin, başkalarına ilham vermesinin mümkün olmadığına vurgu yapan Karadeniz, liderlerin kendilerine sormaları gereken zor sorularla içsel bir hesaplaşma yapmaları gerektiğini savunuyor: "Cevaplar sunan bir lider miyim, yoksa düşünmeyi mümkün kılan bir lider miyim?"

(ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz)

YENİ GÜÇ PARADİGMASI: KONTROLDEN ETKİYE

Geleneksel liderlik anlayışının kontrol etme üzerine kurulu olduğunu belirten Karadeniz, günümüzün etkili liderlik anlayışını etki yaratabilme kapasitesiyle ölçüyor. Gerçek bir liderin gücünün, ekibini ne kadar yönettiğiyle değil, ekip üyelerinin ne kadar sorumluluk alabildiği, fikirlerini ne kadar özgürce ifade edebildiği ve ne kadar gelişim alanı bulabildiğiyle ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu noktada liderin en büyük sorumluluğunun, hata yapmaktan korkulmayan psikolojik olarak güvenli bir ortam inşa etmek olduğunun altını çiziyor. Bilen kişi rolünden sıyrılarak keşfi mümkün kılan bir yapıya geçişin önemine değinen Karadeniz, koçluk becerilerinin modern liderlik için vazgeçilmez bir dil olduğunu belirtiyor. Karadeniz, koçluk yaklaşımını benimseyen liderlerin talimat vermek yerine doğru soruları sorma, çözüm sunmak yerine düşündürme, yönlendirmek yerine sorumluluk alanı açma konularında gelişim gösterdiğine dikkat çekiyor. İnsanların sadece iyi bir gelir için değil, anlam buldukları yerlerde çalışmak istediklerini hatırlatan Karadeniz, liderin 'Neden yapıyoruz?' sorusunu işin merkezine koyması gerektiğini vurguluyor. Karadeniz, liderlik yolculuğunu ise şu sözlerle özetliyor: "Liderlik, insanların kendilerinin daha iyi hallerine dönüşmesine alan açmaktır. Çünkü günün sonunda insanlar, onlara ne söylediğinizi değil, yanlarında nasıl hissettiklerini hatırlar."

MICROSOFT RESEARCH ARAŞTIRMADAN SORUMLU KURUMSAL BAŞKAN YARDIMCISI VE AI FRONTIERS LABORATUVARI YÖNETİCİ DİREKTÖRÜ ECE KAMAR: ETİK SINIRLAR ÇİZİLMELİ VE TOPLUMSAL ETKİ YÖNETİLMELİ

Yapay zekanın teknik bir dönüşümden öte etik ve toplumsal bir sorumluluk alanı olduğunu savunan Microsoft Research'ün Araştırmadan Sorumlu Kurumsal Başkan Yardımcısı ve AI Frontiers Laboratuvarı Yönetici Direktörü Ece Kamar, 20 yıl önce niş olarak görülen yapay zeka ajanları konusundaki akademik derinliğini, bugün küresel ölçekte kapsayıcı ve adil teknoloji stratejilerine dönüştürüyor. Kamar'ın liderlik yolculuğu, yapay zeka ajanlarının insanlarla iş birliği üzerine kurguladığı doktora teziyle temelleniyor. Bugün sektörün en stratejik gündem maddesi olan otonom karar alma ve karmaşık görev koordinasyonu konularında, geçmişteki akademik birikiminin bugün yaşadığı dönüşümü yönetmekteki en büyük gücü olduğunu ifade eden Kamar, teknik derinliğin insan odaklılık olmadan eksik kalacağının altını çiziyor.

(Microsoft Research'ün Araştırmadan Sorumlu Kurumsal Başkan Yardımcısı ve AI Frontiers Laboratuvarı Yönetici Direktörü Ece Kamar)

YAPAY ZEKA FIRSATLARI ARTIRAN BİR ARAÇ OLMALI

Türkiye'de yetişen bir kadın lider olarak farklı kültürel değer yargılarını teknoloji geliştirme süreçlerine dahil ettiğini belirten Kamar, yapay zekanın mevcut eşitsizlikleri derinleştiren yerine fırsatları artıran bir araç olması gerektiğine inanıyor. Microsoft'un Sorumlu Yapay Zeka programlarının kurulumunda öncü rol üstlenen Kamar, teknolojinin etik sınırlarını çizmenin ve toplumsal etkisini yönetmenin, teknik yenilikçilik kadar kritik bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin dinamik ekosisteminde yetişmenin getirdiği belirsizlik yönetimi becerisine dikkat çeken Kamar, akademiden araştırma liderliğine geçiş sürecinde bu dayanıklılık refleksinin en önemli yetkinliği olduğunu belirtiyor ve yapay zeka dünyasında değişime ayak uydurmaktan ziyade ona yön vermenin gerekliliğini savunuyor. Kamar, çalışmalarını motive eden temel felsefesini ise her gün kendisine sorduğu şu soruyla özetliyor: "Bu teknolojiyi her gün yeni bir insan için nasıl erişilebilir kılabilirim?"

AMCHAM TÜRKİYE BAŞKAN VEKİLİ AYŞEM SARGIN: ÇEVİKLİK VE DAYANIKLILIĞIN FORMÜLÜ

Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik köprüyü güçlendirirken yetenek gelişimini merkeze aldıklarını vurgulayan AmCham Türkiye Başkan Vekili Ayşem Sargın, Türkiye'de 60 milyar doları aşan yatırımı ve 100 bine yakın istihdam kapasitesiyle 150 üye şirketi temsil eden AmCham'ın Türk yöneticilerin küresel arenadaki rekabetçiliğini artıran bir platform görevi gördüğünü belirtiyor. Sargın, global ölçekte başarılı olan Türk liderlerin en belirgin özelliklerinin ise çeviklik ve dayanıklılık olduğunun altını çiziyor. Türkiye'nin coğrafi ve ekonomik konumunun, liderlere çok kültürlü yapıları yönetme, belirsizlik ortamında karar alma ve hızlı uyum sağlama gibi yetkinlikleri doğal bir beceri olarak kazandırdığını belirten Sargın, bu özelliklerin Türk yöneticileri global şirketler nezdinde tercih edilen liderler konumuna taşıdığını ifade ediyor. AmCham olarak stratejik ortaklığını üstlendikleri Global Turks projesinin önemine dikkat çeken Sargın, araştırma verilerinin Türk yöneticilerin kriz anlarındaki soğukkanlılıkları ve zorlu coğrafyalardaki yüksek performanslarıyla fark yarattıklarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu kaydediyor.

(AmCham Türkiye Başkan Vekili Ayşem Sargın)

GELECEĞİN LİDERLERİNE YATIRIM

Türk profesyonellerin uluslararası yönetim kademelerindeki temsilini artırmak için somut adımlar attıklarını belirten Sargın, Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Global Liderlik Akademisi'ne verilen desteği vurguluyor. AmCham'in vizyonunu özetleyen Sargın, küresel yetenek havuzunda Türk liderlerin görünürlüğünü artırma kararlılıklarını şu sözlerle ifade ediyor: "Global şirketlerdeki başarımız bir tesadüf değil; çeviklik, yenilikçilik ve yaratıcılık bizler için hayatın doğal bir parçası. Türk liderlerin bu yeteneklerini kurumsal bir zemine oturtarak, geleceğin küresel yönetim kademelerini inşa etmeye devam edeceğiz."

ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞ BİRLİKLERİ DİREKTÖRÜ NİDA BEKTAŞ: DEĞER ORTAKLIĞI VE ORTAK AKIL

Liderliğin günümüz dünyasında bağ kurabilme ve bu bağları anlamlı bir etkiye dönüştürebilme sanatı olduğunu vurgulayan Özyeğin Üniversitesi Stratejik İşbirlikleri Direktörü Nida Bektaş, geleneksel networking anlayışının yerini değer ortaklığına dayalı toplulukların aldığını belirterek, geleceğin liderlik modelini birlikte düşünmek, sorgulamak ve inşa etmek üzerine kurguluyor. Kariyeri boyunca kalıcı etkinin tek bir kurum veya liderden doğmadığını gözlemlediğini ifade eden Bektaş, başarının güvene dayalı iş birliklerinden ve birlikte öğrenme cesaretinden beslendiğini belirtiyor. Stratejik iş birliklerini ortak akılla değer yaratma süreçleri olarak tanımlayan Bektaş, günümüzde liderlik etmenin cevap vermekten ziyade doğru soruları sormak anlamına geldiğine dikkat çekiyor. Bu kapsamda Özyeğin Üniversitesi bünyesinde kurulan Global Leadership Academy'nin liderliğin yeniden tanımlandığı bir inşa alanı olduğunu belirten Bektaş, programın odak noktalarını şöyle özetliyor: "Liderler ve lider adayları kendi liderlik hikayelerine dışarıdan bakmayı, kültürel farkların içinde çevik kalmayı ve etkiyi yalnızca sonuçların ötesinde, bırakılan izlerle, yaratılan etki ile ölçmeyi öğreniyor. Benim için bu programın en kıymetli yanı kişisel dönüşüm ile küresel sorumluluğu aynı çizgide buluşturabilmesi." Global Turks Vakfı iş birliğiyle geliştirilen liderlik modelinin, ekonomik başarıyı sosyal fayda ve sürdürülebilirlikle harmanladığını vurgulayan Bektaş, geleceğin liderlerinin ayrıştıran değil, birleştiren bir vizyona sahip olmaları gerektiğini ifade ediyor. Bektaş, liderlik yolculuğuna dair vizyonunu şu sözlerle noktalıyor: "Gelecek; sınırları aşabilen, farklılıklarla güçlenen ve ortak değerler etrafında kenetlenebilen liderlerin olacak. Bizim rolümüz ise bu liderlerin yolunu açmak, onlara iddialı bir öğrenme alanı sunmak ve birlikte daha anlamlı bir küresel etki yaratmak."

(Özyeğin Üniversitesi Stratejik İşbirlikleri Direktörü Nida Bektaş)

EN ÇOK OKUNANLAR