USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

23 Nisan 2026 09:14

Yayın Tarihi:

23 Nisan 2026 09:14

En fazla tescilli ürüne sahip şehir: Gaziantep

“Gastronomi şehirleri ve coğrafi işaretler, yerel mutfakların korunmasını sağlıyor ve şehir markalaşmasına katkı sunuyor”

En fazla tescilli ürüne sahip şehir: Gaziantep

İstanbul Medipol Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Banu Özden, "Küreselleşmenin mutfak kültürleri üzerinde yarattığı homojenleştirici etki, yerel değerlerin korunması ve sürdürülebilirliği konusunu her zamankinden daha önemli hale getiriyor" diyor. Ayrıca Özden, "Tek tip beslenme alışkanlıkları yaygınlaşırken, endüstriyel gıda üretimi geleneksel tatların önüne geçiyor. Buna karşılık Türkiye, son 10 yılda UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı gastronomi kategorisinde önemli başarılar elde etti ve coğrafi işaretli ürünlerde niceliksel artış sağladı. Bu durum adeta bir 'kültürel direniş' olarak okunabilir" şeklinde konuşuyor. Özden, 'UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nı örnek vererek, "UNESCO şehirleri, yaratıcı endüstriler alanında bir araya getiriyor ve kültürel çeşitliliği destekliyor; Türkiye ilk olarak 2015 yılında Gaziantep ile bu ağa dahil oldu, daha sonra onu 2017'de Hatay ve 2019'da Afyonkarahisar takip etti" diyor. Özden, "Gastronomi şehri ünvanı öncelikle bir farkındalık mekanizması olarak işlev görüyor; Gaziantep örneğinde, şehirdeki işletmelerin yaklaşık yüzde 49'u gıda endüstrisinde yoğunlaşıyor ve bu sektör, çalışan nüfusun yüzde 60'ını istihdam ediyor. Bu veri, gastronominin yalnızca kültürel bir miras değil, aynı zamanda kentin ekonomik omurgası olduğunu gösteriyor" yorumunda bulunuyor. Özden ayrıca, UNESCO sürecinin, bu potansiyelin uluslararası düzeyde görünürlük kazanmasını sağladığını ve Gaziantep mutfağını küresel gastronomi haritasına taşıdığını anlatıyor.

ÇOK KATMANLI GASTRONOMİ KİMLİĞİ

Özden, "Hatay; Akdeniz, Anadolu ve Orta Doğu mutfaklarının kesişim noktasında yer alıyor. Bu çok katmanlı gastronomik kimlik, gastronomi şehri ünvanıyla belgeleniyor, koruma altına alınıyor ve turistik bir ürüne dönüştürülüyor" diyor. Özden, "Ancak kritik bir soru akla geliyor; ünvanlar, yerel mutfağı gerçekten koruyor mu, yoksa onu turistik bir meta haline mi getiriyor?" sorusunu soruyor ve şöyle devam ediyor "Afyonkarahisar'daki kaymak, lokum ve sucuk gibi ürünler, coğrafi işaretlerle tescilleniyor ve gastronomi şehri ünvanının koruma boyutunu somutlaştırıyor; başka bir deyişle gastronomi şehirleri, yerel mutfakların korunması için çerçeve sunarken, coğrafi işaretler bu çerçevenin içini dolduran hukuki ve ekonomik araçlar olarak işlev görüyor."

COĞRAFİ İŞARET DESTİNASYONU ÖNE ÇIKARIYOR

"Coğrafi işaretler, ürünlerin kaynağını ve karakteristik özelliklerini belirtiyor ve bu özelliklerin coğrafi bölge ile olan bağlantısını gösteriyor. Eylül 2021 itibarıyla Türkiye'de 868 ürün coğrafi işaret tescili aldı ve en fazla tescilli ürüne sahip şehir, 106 ürünle Gaziantep" diyen Özden ayrıca, "Coğrafi işaretli ürünler, bir destinasyonu diğerlerinden ayırt edici kılan rekabet avantajı sunuyor. Örneğin turistler, coğrafi işaretli Antep fıstığı ile üretilmiş orijinal Antep baklavasını kendi yöresinde deneyimliyor ve bu deneyim taklit edilemiyor, başka bir coğrafyada aynı şekilde yaşanamıyor" şeklinde konuşuyor. "Şehir markalaşması açısından baktığımızda, coğrafi işaretler birer kalite güvencesi ve hikaye anlatıcısı görevi görüyor. Edirne tava ciğeri, Erzurum civil peyniri, Tekirdağ köftesi, Beypazarı kurusu, tüketiciye yalnızca bir gıda maddesi sunmuyor, aynı zamanda o şehrin kültürel kodlarını, üretim geleneğini ve mutfak felsefesini de aktarıyor" diyen Özden, "Bu bağlamda coğrafi işaretler, soyut kültürel mirasın somut temsilcileri haline geliyor. Ancak burada önemli bir uyarı yapmak gerekiyor: Ulusal literatürde yer alan çalışmalar, Türkiye'de coğrafi işaret farkındalığının eksikliğine ve mevcut potansiyelin tam kullanılmadığına dikkat çekiyor" yorumunda bulunuyor. Özden son olarak "Unutulmamalıdır ki gastronomi şehirleri ve coğrafi işaretli ürünler, birbirini tamamlayan iki önemli unsurdur" açıklamasında bulunuyor.

(İstanbul Medipol Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Banu Özden)

Türkiye'nin lezzet mirası dünya sahnesinde

EN ÇOK OKUNANLAR