Yayın Tarihi:
12 Mayıs 2026 11:03Yayın Tarihi:
12 Mayıs 2026 11:03
KOBİ'lerde yapay zeka kullanımı giderek hızlanırken, KOBİ AI Kurucusu Baran Kaya'ya göre bu dönüşüm birçok teknolojik değişimden farklı ilerliyor. Kaya, yapay zekanın işletmelerde mevcut sistemi ortadan kaldıran bir kırılma yaratmadığını belirterek, "Yapay zeka kullanmaya başlamak, birçok değişimden farklı olarak var olan sistemin yerini alacak, onu çöpe atacak bir değişim değil; üzerine eklenerek oluşan bir değişim" diyor. Bu noktada şirketlerin yapabileceği en önemli hazırlığın, öncelikle iş süreçlerini analiz etmek olduğunu ifade eden Kaya, tekrar eden ve zaman alan işlerin belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Kaya, yapay zekayı şirkete entegre etmenin, aslında yeni bir yetkinlik kazandırmak gibi düşünülmesi gerektiğini söylüyor. Bu süreci bir işe alım refleksiyle ele almanın faydalı olacağını belirten Kaya, "İşe yeni, farklı yetkinlikleri olan bir personel almak gibi düşünülebilir" değerlendirmesinde bulunuyor. Bu bakış açısıyla işletmelerin kendilerine doğru sorular sorması gerektiğini dile getiren Kaya, hazırlık aşamasında kritik olarak şu soruyu gündeme getiriyor: "Böyle bir personelim olsa ne yaptırırdım?" Kaya'ya göre şirketler bu sorunun cevaplarını belirleyerek hangi alandan başlanacağına karar verebilir. Yapay zekayla başlanabilecek alanların oldukça geniş olduğunu söyleyen Kaya, "Teklif verme, sipariş alma, satış görüşmesi, teknik destek, satın alma, maliyet hesaplama, müşteri riski hesaplama ve benzeri alanlardan herhangi birinden başlanabilir" diyor.
BAŞARI İÇİN KRİTİK ŞART: HEDEF NET OLMALI
KOBİ'lerde yapay zeka projelerinin başarılı olmasının en önemli koşulunun hedefin doğru tanımlanması olduğuna dikkat çeken Kaya, projelerin net bir problem üzerinden şekillenmesi gerektiğini belirtiyor. Kaya, bu noktada hedefin karmaşık olmaması gerektiğini vurguluyor ve örnek veriyor: "Şu an yaşadığımız 'şöyle' bir sıkıntı var. Bu konuda olmak istediğimiz nokta 'şurası.' Bu kadar basit bir hedef tanımı, projenin uygulanabilirliğini ve maliyetini daha kolay ortaya koyuyor." Kaya, KOBİ'lerin henüz yapay zekadan ne fayda sağlayacaklarını tam bilmedikleri için araştırma aşamasında olduklarını da ekliyor. Kaya'ya göre işi somutlaştırmak için işletmelere bazı temel sorular sorulması gerekiyor. Bu soruların, şirketin kendi ihtiyacını netleştirmesi açısından yol gösterici olduğunu söyleyen Kaya, şu başlıklara dikkat çekiyor: "İstediğiniz kalitede ve istediğiniz sayıda insan işe alabiliyor olsanız, bu çalışanlarla işinizi hangi konuda geliştirmek istersiniz?"
* "Şu an uygulamıyor olsanız bile işinizde daha iyi yapılabilecek alanlar var mı?"
* "Bu geliştirmeler işinize hangi katkıları sağlar?"
* "Stok maliyetimi düşürür, ciromu yükseltir"
Kaya, yapay zekanın işletmelerde sağladığı katkıyı da basit bir örnekle anlatıyor. Teklif verme sürecinde stoklu ürünlerle stoksuz ürünler arasında farklı kâr marjı uygulanmasının önemli bir avantaj sağlayabileceğini hatırlatan Kaya, "Teklif verme aşamasında, stokta olan ürünlerle olmayan ürünler için farklı kâr marjı uygulamak isterim çünkü bu, stok maliyetimi düşürür, ciromu yükseltir" örneğini veriyor. Bu tarz parametrelerin insan eliyle takip edilmesinin zor olabileceğine dikkat çeken Kaya, yapay zekanın bu noktada daha ideal fiyatlama yapabileceğini söylüyor. Kaya, sürecin sağladığı avantajı şöyle açıklıyor: "Yapay zeka tarafından hazırlanan tekliflerde bunun gibi pek çok parametre birlikte değerlendirildiği için ideal ürünlerle optimum fiyatı yakalamak mümkün oluyor."
KULLANAN İLE YÖNETEN ARASINDAKİ FARK NEREDE BAŞLIYOR?
Kaya'ya göre KOBİ'lerde asıl fark, yapay zekayı sadece kullanmakla onu yönetmek arasındaki ayrımda ortaya çıkıyor. Yapay zekayı kullanan işletmelerin, daha çok çalışanların bireysel şekilde soru-cevap mantığıyla ilerlediği şirketler olduğunu belirten Kaya, "Yapay zekayı kullanan KOBİ'leri, çalışanların bireysel olarak yapay zekayı soru-cevap şeklinde kullandıkları işletmeler olarak tanımlayabiliriz" diyor. Ancak Kaya'ya göre asıl rekabet avantajı, yapay zekayı şirketin bir parçası gibi yönetebilen işletmelerde oluşuyor. Bu noktayı "Yapay zekayı yöneten KOBİ'ler ise çalışanlarını yönettikleri şekilde yapay zeka asistanlarını da yönetenler" sözleriyle özetliyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekayı doğru yöneten şirketlerin farklılaşacağını aktaran Kaya, "Yapay zekayı yönetebilen KOBİ'ler, çok daha yetkin bir ekibe sahip olacaklar" diyor. Bu durumun yalnızca iç süreçlerde değil, iş ortaklığı tercihlerinde de belirleyici olacağını vurguluyor. Bu dönüşümün kısa sürede hızlanacağını da ekleyen Kaya, dikkat çekici bir noktaya işaret ediyor: "Sadece bu bile rekabette büyük bir fark yaratacak çünkü birçok işletme bir sene içinde işinin belli kısımlarında yapay zeka kullanıyor olacak."
"AZ HATA, YÜKSEK HIZ, DOĞRU KARAR"
Kaya'ya göre yapay zekanın yaygınlaşması, işletmelere yalnızca hız değil, aynı zamanda karar kalitesi ve verimlilik avantajı da kazandıracak. Bu dönüşümün sonuçlarını net biçimde özetleyen Kaya, "Yapay zeka kullanımı; az hata, yüksek hız, doğru karar ve yüksek verimlilik avantajlarıyla" diyerek önemli başlıklara dikkat çekiyor. Bu avantajların şirketlerde zincirleme bir etki yaratacağını belirten Kaya, sürecin sonuçlarını dört adımda sıralıyor:
1-Daha yüksek müşteri memnuniyeti,
2-Rutin ve sıkıcı işlerden kurtulmuş, daha yüksek motivasyonlu, daha verimli çalışanlar,
3-Daha rekabetçi fiyat,
4-Daha yüksek kazanç elde edecekler.
Kaya'ya göre yapay zeka, KOBİ'lerin zaten sahip olduğu çevik yapıya ek olarak daha kurumsal bir güç kazandıracak. Bu dönüşümü "Yapay zeka, KOBİ'lere zaten sahip oldukları esnekliğe ek olarak kurumsalın gücünü getirecek" sözleriyle özetleyen Kaya, önümüzdeki döneme ilişkin beklentisini de net biçimde dile getiriyor: "Bu gücü kullanan KOBİ'lerde büyük bir rekabet avantajı ve çok hızlı büyüme bekleniyor."