DERGİ
05 Temmuz 2022 17:24

ÇAYIN KADERİ, TOPRAKLARIN ISLAHINA BAĞLI

YÜZBİNLERCE İNSANA GELİR KAPISI OLAN, BİR BÖLGENİN KADERİNİ TOPYEKÛN DEĞİŞTİREN VE TÜRK İNSANININ İÇECEK TERCİHLERİNİ KÖKÜNDEN ETKİLEYEN ÇAYIN, EKONOMİK PENCEREDEN HİKÂYESİNİ TEMA VAKFI VE DOĞUŞ ÇAY'IN BİRLİKTE YÜRÜTTÜĞÜ ‘HEM DEM TOPRAK İÇİN' PROJESİNDEN HAREKETLE PLATİN DERGİSİ OKURLARIYLA PAYLAŞTIK

ÇAYIN KADERİ, TOPRAKLARIN ISLAHINA BAĞLI

Her sabah kahvaltımıza eşlik eden, dost meclislerinin en güzel eşlikçisi olan çayın ortaya çıkışı M.Ö 3. yüzyıla kadar uzanır. Çin'in efsanevi imparatoru Shenn Nung, bir çay ağacının altında otururken elindeki sıcak su dolu kaseye düşen birkaç çay yaprağı suya tat katmakla kalmaz rayihasını da değiştirir. İmparatorun gönlünü ve damağını hoş eden bu içecek, ona sıhhat verecek ve bir şifa kaynağı olarak kullanılmak üzere dilden dile efsanesi yayılacaktır. Çay, Çin'den rahipler vasıtasıyla Japonya'ya, Japonya'dan Hidistan ve İran'a, 17'nci yüzyılda ise ticaret gemileriyle Hollanda, Fransa, İspanya ve en nihayetinde İngiltere'ye ulaşır.

Çay, bugün Rize ve bölge halkının en önemli geçim kaynağı

Çayın bizim topraklarımıza gelişi ise bambaşka bir hikâye... Kahvenin hükmettiği topraklarda çay yetiştirip Türk halkının sofralarına bu yeni içeceği misafir etme fikri, 1917'de Batum'da yapılan incelemeler ile başlıyor ve 1924 yılında devlet tarafından Rize'de çay yetiştirilmesi konusunda bir yasa ile devam ediyor. II. Abdülhamid devrinde dikimi Bursa'da denenen fakat başarı elde edilemeyen bu bitki için en ideal yerin mikroklima iklimi ile diğer yerlerden ayrılan Rize olduğuna kanaat getirilmiş. İnsan Rize'de bir gün geçirince, çay için neden bu bölgenin seçildiğini daha iyi anlıyor. Size nefes aldırmayan yüksek nem ve hayatı zorlaştıran coşkulu yağmurlar, çayın hayatiyeti için olmazsa olmaz.

Çayın, Türklerle buluşması

Aslında Türkler çay ile 12'nci yüzyılda tanışıyor. Abdül'l-Kayyum Nasırî Fevakihü'l-Cülesa adlı eserinde ilk çay içen Türk'ün Pirî Türkistan namıyla meşhur Hoca Ahmed Yesevî olduğunu iddia ediyor. Savaş şartlarında Yemen'den gelen kahvenin pahalanması 20'nci yüzyılın hemen başlarında Osmanlı'daki kahvehanelere çayın girişini hızlandırmış, Bursa'daki ilk ekim denemelerinin de aynı dönemde gerçekleşmesi tasadüf değil anlayacağınız. 1924'deki kanunun ardından 1930'larda Gürcistan'dan alınan 70 ton siyah çay tohumu Rize topraklarıyla buluşturulmuş ve o günden bugüne bölge halkı tarafından 'yeşil altın' olarak isimlendirilen çay, Rizelilerin en önemli ekonomik kaynağı haline gelmiş.

EN ÇOK OKUNANLAR