
Kayseri'de Develi Dağları arasında, ulaşılması çok zor dik yamaçta kayalar arasına oyulmuş ilginç bir kale var. O, Öksüt Kalesi... Öksüt Kalesine sarp geçitlerden çıkılarak ulaşılabiliyor. Kayalar arasına oyularak inşa edilen bu yapı, Anadolu'nun en dikkat çekici kaya mimarisi örneklerinden. Uzmanlara göre en az 2 bin yıllık geçmişe sahip olabilir. Aradan geçen yıllara rağmen ayakta kalmayı başarmış.

Bazı kaynaklara göre Öksüt Kalesi Selçuklular zamanında hapishane veya zindan olarak kullanılmış.
Öksüt, sadece bir kale değil. Kayaların içine oyularak oluşturulmuş çok katlı yapısı ve kompleks iç mimarisiyle yalnızca bir savunma noktası değil, aynı zamanda geçmişte aktif bir yaşam alanı olarak kullanılmış görünüyor.

Bu ilginç yapı 10 katlı. Bazı yerlerde katlar arasında geçişler var.
Oda benzeri yerleşim alanları, su kanalları, havuzlar, hayvan barınakları, güvercinlikler ve ibadet alanları, kalenin adeta küçük bir şehir mantığıyla tasarlandığını ortaya koyuyor.

Özsoy, AA'ya "Tünellerin, yaşam yerlerinin, mutfakların olması çok önemli. Yapısal olarak baktığımız zaman ayrıca tahmin ediyorum ki fethedilemeyen ender kalelerden biri olma özelliğinde" diyor.
Hititlerden Roma ve Selçuklu'ya uzanan izler
Öksüt Kalesi'nin hangi dönemde inşa edildiği konusunda kesin bilimsel bir görüş bulunmasa da bazı araştırmacılar yapının Hitit dönemine kadar uzanabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte yapı, Roma ve Selçuklu dönemlerinde farklı amaçlarla kullanılarak tarihsel sürekliliğini korumuş görünüyor.

2025 yılında AA'ya konuşan ÇEKÜL Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy, yapı hakkında farklı tarih tezlerinin bulunduğunu belirterek, Hitit dönemine ait olabileceğine dair görüşlerin daha çok söylentiler ve sınırlı çalışmalar üzerinden değerlendirildiğini ifade ediyor. Özsoy, Kapadokya'daki yer altı şehirleriyle benzerlik kurularak yapının en az 2 bin yıllık geçmişe sahip olmasının makul görüldüğünü aktarıyor.
Özsoy, o röportajda AA'ya şu bilgileri vermiş: "Hititler zamanından kaldığına veya Hitit kabartmalarının olduğuna dönük bazı söylentiler var. Bu söylentiler üzerinden bir tarihlemeye gidiliyor. Bütün duvarlarının ve resimlerinin incelendiği, haritasının yapıldığı bir çalışma yok. 1998 yılında Prof. Dr. Bilge Umar hocanın bir çalışması var. Kapadokya kitabında burayla ilgili bir bölüm geçiyor. Prof. Dr. Bilge Umar hocanın söylediği gibi Hititler dönemine tarihlendirilebilir. Yer altı şehri olarak düşündüğümüzde ise malum Kapadokya'da yer altı şehri demek 2 bin yıllık bir tarih demektir. Yani her ikisini birleştirdiğimizde en az 2 bin yıllık tarihlendirmeden bahsetmek mantıklı."

ULAŞILMASI ZOR VE ÇOK KORUNAKLI
Kalenin bugüne kadar ayakta kalmasında coğrafi konumunun önemli rol oynadığı düşünülüyor. Kaleye ulaşım gerçekten oldukça zor ve bu durum yapının doğal bir koruma kalkanına sahip olmasını sağlıyor.

Araştırmalara göre çok katlı yapı sistemi, bazı bölümlerde katlar arasında geçiş sağlayan bağlantılar ve plato seviyesinden dere yatağına doğru katmanlı bir mimari düzen bulunuyor. Bu mimari özellikler, kalenin savunma açısından güçlü yapılardan biri olabileceğine işaret ediyor.

"Hititlerin gökdeleni" gibi

Bölgede Öksüt Kalesi'nin çok katlı yapısı nedeniyle "Hitit döneminin gökdeleni" şeklinde tanımlandığı da görülüyor. Bu benzetme, kalenin hem dikey mimari yapısına hem de ölçeğine dikkat çekmek için kullanılıyor.
Özellikle çok katlı kaya yerleşimleri, tüneller, mutfak alanları ve yaşam odaları, kalenin yalnızca askeri değil, aynı zamanda uzun süreli yerleşim için planlanmış olabileceğini düşündürüyor.
Develi Belediyesi'nin sitesinde kalenin videosunu görmek de mümkün.




