
Canlı yayında Kahve Molası'na katılan Tunç Safa Altunsaray, "Borsa, yaşanan jeopolitik gerilimlerinin ardından 14 bin puanın altına geriledi ama geçen yılla kıyaslarsak biraz istediği zaman görmezden geliyor, istediği zaman bahane ediyor diyebiliriz. Çünkü geçen yıl, borsanın, yaşanan jeopolitik gelişmelerde muhatap olan ülkeden bile daha fazla gerilediği olmuştu. Öyle bir gerileme yok" yorumunda bulundu.
"Ne dersiniz, nasıl tamamlayacağız haftayı?" sorusu üzerine Altunsaray, şu yorumları yaptı:"Aslında dediğiniz gibi Borsa İstanbul tarafına baktığımızda yükselen bir trend varsa ya da yükselen trend sürüyorsa yaşanan gelişmeyi, jeopolitik riskleri veya herhangi bir gelişmeyi fiyatlama açısından daha düşük seviyelerde fiyatlayabiliyor. Fakat yatay trend veya düşen trend hareketi mevcut olduğu zamanlarda yaşanan gelişmeler bizimle alakalı olmasa bile daha sert geri çekilmeler görebiliyoruz. Fakat burada bizim dikkat etmemiz gereken noktalardan bir tanesi şu olacaktır: Endeks tarafında biz yılbaşından ve hatta Aralık ortasından beri hem dolar bazında olsun hem TL bazında olsun ciddi kazançlar sağlandığını görüyoruz.
Şimdi burada birazcık daha zaten 14.500 seviyelerinin endeksin dinlenme isteği oluşturduğu mum yapılarıyla beraber karşımıza gelmişken, jeopolitik risklerin de karşımıza çıkması bize 14.000 aşağısında birazcık puanlamamıza sebebiyet verdi diyebiliriz.
Fakat buradaki genel olarak grafik yapısını incelediğimiz zaman ilk etapta devamında temel tarafa geçiş sağlayacağım. Burada birazcık endeks tarafındaki yorulma işareti çok net bir şekilde bence karşımıza çıkıyor. Burada birazcık OBO formasyonu dediğimiz bir grafik oluşumu mevcut. Bundan dolayı bizim birazcık daha destek noktalarına ilk etapta dikkat etmemiz lazım. Bu ara destek olarak 13.700'ü kabul edebiliriz. 13.400'ü en kritik destek seviyemiz olacaktır. Fakat bu OBO yapısının bozulması, yani endeksin tekrardan yukarı yönlü hareketini yapabilmesi için burada özellikle 14.500'e çok dikkat edeceğiz. Bu 14.500 seviyesi yukarı yönünü kırıldıktan sonra endeks tarafında yine bir yukarı yönlü bir momentum hareketi karşımıza çıkacaktır.
Günün sonuna baktığımız zaman özellikle hem temel değerleri incelediğimiz, hem genel haber akışlarını incelediğimiz zaman da ABD ile İran görüşmelerinin, buradaki gerginliğin endeks tarafında etkisinin kısmi de olsa karşımıza çıktığını görüyoruz. Özellikle ilerleyen dönemlerde buradan bir anlaşma haberi gelirse veya buradan olumlu haber akışları karşımıza gelirse endeks tarafındaki bu düzeltme hareketini aslında kısa yatay trendde hallettiğimizi düşünebiliriz.
Özellikle haftaya enflasyon verimiz gelecek. Enflasyon verisinde şu an piyasa tarafında beklenti 2.81 civarlarında. Geçen seneki enflasyon verimize baktığımızda da 2.27 seviyelerinden geçiyor. Burada özellikle beklenti altı bir enflasyon verisi gelir veyahut hatta 2.27 aşağısı bir enflasyon verisi karşımıza gelirse bu da aslında baktığımızda endeks tarafında birazcık da momentum alma isteğini bize söyleyecektir.
Ama günün sonuna baktığımız zaman da CDS'lerin düşüyor olması, yabancı yatırımcının giriş yapıyor olması, rezervlerimizin artıyor olması, Merkez Bankası'nın aynı politikada devam ediyor olması ve ilerleyen dönemlerde kredi kısımları da rahatlarsa bu da aslında baktığımızda olumlu gelen bilançoların daha da olumlu gelmesi sebebiyle endeks tarafında bir katalizör etki yaratacaktır.
ALTINDA SERT YÜKSELİŞ OLUR MU? ALTIN VE GÜMÜŞ YORUMLARI
Aslında baktığımızda emtia tarafındaki arka plandaki temel hikayelerin hala devam ettiğini söylemek doğru olacaktır. Bunları tekrarlamak gerekirse özellikle dünyadaki borçluluk çok yüksek ve bu borçluluk yüksek olmaya devam edecek ki bu ilerleyen dönemlerde enflasyon demek olacak. Çünkü bu borçların bir şekilde ödenmesi gerekecek. Bundan dolayı aslında baktığımızda ilerleyen dönemlerde enflasyon bekleniyorsa dünya genelinde bu da emtia tarafında yukarı yönlü hareketlenmesini sağlıyor.
Bununla birlikte de jeopolitik risklerin artarak devam ettiğini görüyoruz. Jeopolitik risklerin arttığı koşullarda yatırımcıların veya fonların buradan özellikle emtialar tarafında, altın tarafına yöneldiğini, gümüş tarafına yöneldiğini, güvenli liman algısı ile beraber görebiliyoruz.
HİNDİSTAN TARAFINDA ALTIN ALIMLARI
Bundan da birlikte Fed'in faiz indirim beklentisi zaten devam ediyor ki bu da aslında baktığımızda emtialardaki arka plandaki temel senaryoları destekleyen unsurlardan bir tanesi. Merkez bankaları altın almaya devam ediyor. ABD tahvillerinin çıkışına aslında baktığımızda altına yöneliş var. Bir de çok ilginç bir veri paylaşmamızda baktığımızda Hindistan tarafında çok ciddi altın alımları, fonlarla altın alımları karşımıza geliyor. Hisse senedinden daha çok altına bir talep var. Bunların hepsini birleştirdiğimiz zaman da 2026 yılında emtia tarafındaki bu temel senaryolar devam edecek gibi gözüküyor.
Ama dikkat etmemiz gereken teknik anlamda kritik direnç noktaları bence mevcut. Özellikle altın tarafında biz daha önceki gördüğümüz yükselişleri tekrardan görebilmemiz için buradaki 5400 seviyesini yukarı kırması gerek. 5400 seviyesi yukarı yönde kırıldıktan sonrası 5500'e, 6000 dolara doğru bir hareketlenme karşımıza gelebilir. Aynı zamanda gümüş tarafında gene endüstriyel talep devam ederken burada da bizim birazcık 100 ve 120 dolar bandına dikkat etmemiz gerekecek. Bu ilk seviyenin kırılması gene bir momentum hareketine getirecek.
Ama bahsettiğim temel senaryolarda bir değişiklik olur, Fed'in faiz indirim beklentisi bozulur, dünyadaki kamu borçluğu hızlı bir şekilde azalır, jeopolitik riskler çok hızlı bir şekilde azalırsa o zaman da dolar endeksi zaten güçleneceğinden dolayı emtia tarafında geri çekilmeler karşımıza gelebilir.
Bu birazcık daha çok olası bir senaryo gibi gözükmese de dikkat edeceğimiz destek seviyeleri altın tarafına 4900 dolar olacaktır. Gümüş tarafına 85 dolar seviyeleri destek olarak konuşabiliriz.