
Sanko Holding, geride bıraktığımız 2025 yılını operasyonel mükemmellik ve dijitalleşme açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriyor. Verimlilik odaklı kurgulanan dijital altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, grubun çok sektörlü yapısından kaynaklanan sinerji daha da güçlenmiş durumda. Risk yönetimi ve operasyonel verimlilik alanlarında atılan bu adımlar, iş yapış biçimlerini çok daha etkin ve kontrollü bir noktaya taşıdı. 2026 yılına yönelik projeksiyonlarını Platin Dergisi ile paylaşan Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, stratejik önceliklerinin başında sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve verimlilik artışının geldiğini ifade ediyor. Konukoğlu, geçtiğimiz dönemi şu sözlerle özetliyor: "2025 yılı, verimlilik odağında kurguladığımız dijital altyapıyı tamamladığımız, çok sektörlü yapımızın yarattığı sinerjinin güçlendiği bir dönem oldu." Bu güçlü altyapı üzerine inşa edilecek yeni dönemde ise yeşil ekonomi ve Ar-Ge odaklı yatırımlarla istikrarlı bir değer yaratılması hedefleniyor.
YAPAY ZEKA ODAĞI
Geleceğin dünyasında teknolojinin rolünü yeniden tanımlayan Sanko Holding, 2026 yılında yapay zekayı iş modellerinin merkezine yerleştiriyor. Yapay zekanın işleri ortadan kaldırmaktan ziyade, rollerin niteliğini ve gerekli becerileri dönüştürdüğüne dikkat çeken Konukoğlu, bu teknolojiyi operasyonel süreçlerde verimliliği artıran bir kaldıraç olarak görüyor. Konukoğlu, teknoloji ve insan kaynağı dengesine dair bakış açısını, "İnsan kaynağının alternatifi olarak değil, mevcut süreçleri daha etkin ve sistematik hale getiren destekleyici araçlar olarak değerlendiriyoruz" diyerek vurguluyor. Sahada uygulanabilir çözümlerle desteklenen bu vizyon, görüntü işleme, veri analitiği ve robotik süreç otomasyonu gibi teknolojilerin üretimden finansa, iş sağlığından kurumsal karar alma mekanizmalarına kadar yaygınlaştırılmasını kapsıyor.
ENTEGRE BİR YETENEK YÖNETİMİ YAPISI KURGULANIYOR
Sanko Holding; teknolojik dönüşümü sadece bir altyapı meselesi olarak değil, insan kaynağının gelişimiyle bir bütün olarak ele alıyor. Yapay zeka ve robotik süreçler, üretimden finansa kadar tüm mekanizmalara entegre edilerek karar destek sistemleri güçlendiriliyor. Yeni yetenek yönetimi sürecinde çalışanlara çeviklik kazandırmak ve becerilerini geleceğin dünyasına hazırlamak öncelik taşıyor. Siber güvenlik yatırımlarıyla da bu devasa dijital ekosistemin sürdürülebilirliği ve güvenliği en üst seviyede korunuyor. İnsan kaynakları süreçlerinde de dijitalleşme ve veri temelli yaklaşımlar ön plana çıkıyor. Grubun temel amacı, teknolojik dönüşüme hızlı yanıt verebilen, sürekli gelişim odaklı ve uzun vadeli kurumsal hedeflerle entegre bir yetenek yönetimi yapısı oluşturmak olarak belirlenmiş. Bu dönüşümün ayrılmaz bir parçası olan siber güvenlik tarafında ise altyapı dayanıklılığı ve kullanıcı farkındalığına yönelik yatırımlar hız kesmeden devam ediyor.
YEŞİL EKONOMİ VİZYONU
Sanko Holding için 2026 yılı, sürdürülebilirlik yolculuğunda bir 'ivmelenme ve olgunlaşma' fazını temsil ediyor. Şirketin köklü sanayi birikimini geleceğin rekabet koşullarına entegre etme kararlılığı, sürdürülebilirliği operasyonel bir uygulamadan ziyade stratejik bir karar alma çerçevesi olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda Adil Sani Konukoğlu, sürdürülebilirliğin önemini şu şekilde dile getiriyor: "Sürdürülebilirliği, iş stratejimizin doğal bir uzantısı ve uzun vadeli değer yaratımının temel unsuru olarak ele almaya devam ediyoruz." Holding, bu alandaki çalışmalarını üç ana stratejik başlık altında topluyor: İklim ve kaynak dayanıklılığı, insan ve sosyal etki ile yönetişim ve veri entegrasyonu...

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÜÇ KONU ÖNE ÇIKIYOR
Adil Sani Konukoğlu; 2026'da sürdürülebilirliği operasyonel uygulamaların ötesinde stratejik karar alma süreçlerini destekleyen bir çerçeve olarak ele alarak öncelikli alanlarda ölçülebilir etkiyi artırmayı hedeflediklerini aktarıyor. Konukoğlu; bu yaklaşım doğrultusunda 2026 yılı için sürdürülebilirlik önceliklerini üç ana stratejik alan altında topladıklarını aktarıyor:
1-İklim, dekarbonizasyon ve kaynak dayanıklılığı
Enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve dekarbonizasyon odağında yürütülen çalışmaların mevcut uygulamalar temelinde geliştirilmesini; su yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla birlikte ele alıyoruz. İklim kaynaklı risk ve fırsatları stratejik planlama ve risk yönetimi süreçleri kapsamında bir bakış açısıyla değerlendirerek, grup genelinde yatırım kararlarıyla uyumlu şekilde ele alan bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu alanı, uzun vadeli iş modelimizin rekabet koşullarına uyumunu destekleyen temel dönüşüm eksenlerinden biri olarak görüyoruz.
2-İnsan, değer zinciri ve sosyal etki
İnsan sermayesini, güvenli çalışma kültürünü ve liderlik sürekliliğini kurumsal yönetim yaklaşımımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Aynı zamanda değer zinciri genelinde sorumlu iş yapış biçimlerini geliştirmeye odaklanarak, tedarikçi ekosisteminde ortak değer yaratan ve uzun vadeli iş birliklerini destekleyen bir yapı hedefliyoruz. Çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki alanlarında öncelikli başlıklar çerçevesinde daha odaklı ve ölçülebilir ilerleme sağlamayı amaçlıyoruz.
3-Yönetişim, veri ve stratejik entegrasyon
ESG yaklaşımımızı kurumsal yönetişim çerçevemiz, etik ilke ve politikalarımız ile karar alma süreçlerinde şeffaflığı destekleyen uygulamalar üzerinden ele alıyoruz. ESG performans göstergelerinin stratejik yönetim süreçlerine daha etkin şekilde entegre edilmesini; dijital altyapı ve veri odaklı yönetim anlayışıyla karar alma süreçlerinin izlenebilirliğinin güçlendirilmesini önceliklendiriyoruz. Paydaşlarla kurulan açık ve dengeli iletişimi bu yapının tamamlayıcı bir unsuru olarak görüyoruz.

