Selin başarılı bir orta kademe yöneticidir. Yıllarca süren özverili çalışmalarının karşılığını en sonunda alır ve yönetim kurulu Selin'i direktörlüğe terfi ettirir. Bu terfi kağıt üzerinde mükemmel görünmektedir. Yeni bir ünvan, daha geniş bir oda, artan bir maaş ve sosyal haklar, ayrıca Selin'in iş mükemmeliyetçiliği ve takipçiliği... Ancak bir süre sonra işler beklendiği gibi gitmez. Selin'in geçmiş başarıları yetersiz olmaya başlar. Selin vizyoner bir liderlik sergilemek yerine, ekibinin yaptığı her işe karışan, detaylarda boğulan ve sürekli mikro-yönetim yapan birine dönüşür. Ve CEO sonunda Selin'i odasına çağırır ve o can alıcı soruyu sorar: "Selin, sen direktör Selin misin, yoksa hala departman müdürü Selin mi?"
KARİYER DEĞİŞİMİ, KÖKLÜ BİR KİMLİK OLUŞTURMA SÜRECİDİR
25 yıllık iş hayatı deneyimim, son 10 yılında nöroplastisite uzmanı bir profesyonel koç olarak iş dünyasıyla yaptığım çalışmalarda sahada birçok Selin ve hatta Selim'le karşılaştım. Yaşanan bu deneyim iş dünyasında hayal edemeyeceğiniz kadar çok yaygın. Nedeni çok basit: Kurumlar kariyer geçişlerini genellikle basit bir İK prosedürü olarak görüyor. Yani; yeni bir görev tanımı, maaş güncellemesi, sosyal hakların organizasyonu, yeni bir masa, oda ve etiket! Ertesi sabah çalışanın yeni koltukla beraber hemen sürece adapte olması beklenir. Halbuki atlanan çok büyük bir gerçek var: Kariyer değişimi basit bir iş tanımı değişikliği değildir; köklü bir 'kimlik oluşturma' sürecidir.
SELİN NEDEN BAŞARISIZ OLDU? BİZ NEDEN ZORLANIYORUZ?
Nörobilimsel açıdan şayet süreç değerlendirilirse, Selin'in neden başarısız olduğunu net bir şekilde açıklayabiliriz. Potansiyelini Ateşle kitabımda da açıkladığım gibi:
*Yetişkin bir insanın beyni ortalama bin 350 gramdır.
*Beyne giden oksijenin yüzde 94'ü sinir hücreleri gövdesi tarafından kullanılır.
*Beyinde 100 milyardan fazla sinir hücresi bulunur.
*Sadece 1 santimetre küp insan beyninde ortalama 100 milyon adet sinaptik bağlantı yani nöral ağlar olduğu kabul edilebilir.
Özetle bu 1.5 kg bile etmeyen organ çok fazla enerji tüketir. Ve her sistem gibi beyin de bunu optimize etmek ister. Beynin optimizasyonu demek, değişime karşı direnmek demektir. Biraz açmak gerekirse yıllarca aynı pozisyonda çalışırken oluşturduğumuz alışkanlıklar, değerler ve davranış kalıpları, beynimizde güçlü nöral ağlar-otobanlar oluşturmuştur. Yeni bir role geçtiğinizde, yeni kimlik inşa etmeye çalışması demek beynin yeni ağlar, yeni yollar açma çabası demek. Bu da beynin optimizasyonuna ters olduğu için mümkün mertebe eski, bildiği ve güvenli bulduğu ağları korumaya çalışır. Şimdi kolaylıkla anlayabileceğiniz gibi vizyon geliştirmesi gereken yeni direktörümüz Selin, beyninin eski alışkanlıklarına yenik düşer; eski müdürlük refleksleriyle yola devam eder. Bu durum aslında Selin'e de iyi gelmez ama ne yapacağını bilmediği için en iyi bildiğini yapmaya çalışır. Sonuç? Hem performansı düşük bir çalışma hayatı hem de kurum için kaybedilmiş bir potansiyeldir, Selin ve Selim'ler.
MASDONATI'NİN PENCERESİNDEN KİMLİK
Lozan Üniversitesi'nden Prof. Jonas Masdonati'nin 'kimlik çalışması' kavramıyla sürece eğilirsek, resim çok daha fazla berraklaşır. Masdonati'ye göre kariyer geçişleri, kişinin kimliğini korumaya, gözden geçirmeye veya yeniden yapılandırmaya yönelik 'özel bir çaba' gerektirir. Selin örneğinde olduğu gibi direktör olarak kağıt üzerinde bir 'ilerleme' yaşanmış olabilir. Ancak kişi nörolojik, psikolojik ve hatta fizyolojik olarak bu değişimi bir 'yeniden tanımlama' fırsatı olarak görmezse süreç Masdonati'nin tabiriyle 'patinaja' dönüşür. Yani kişi ne olmak istemediğini çok iyi bilir ama gelecekteki 'yeni benliğini' tam olarak hayal edemez. Eski kimliğin, o konforsuz konfor alanına sıkışıp kalır.
PEKİ BU DURUMDA ÇÖZÜM NE OLABİLİR? BİLİNÇLİ BİR NÖRO-BİLİMSEL DÖNÜŞÜM
Şimdi önemli olan soru bu patinajdan nasıl kurtulabilir ve yeniden tanımlama sürecine nasıl geçebiliriz? Bunun yolu beynin üç kritik bölgesini bilinçli yönetebilmekte saklı. Selin, nörobilim tabanlı bir koçluk sürecinden geçerek şu üç adımı uygular ve dönüşümü başarıyla tamamlar:
1-Geleceği planlama: Beynimizin İşletme amiri olarak da tanımlayabileceğimiz prefrontal korteks, geleceği kurgulama, plan yapma merkezimizdir. Selin, "Eski ben kimdi, yeni ben kim olmalı?" sorusunu sorarak beynini bilinçli bir farkındalığa zorlayarak o ilk önemli adımı atar. Masdonati'nin dediği gibi, geçiş sürecinde kişinin kendisi için anlamlı yeni bir kimliği tanımlaması hayati önem taşır.
2-Geçmişten ders al, geleceğe uyarla: Hipokampus geçmişten öğrenme hafızasıdır. Selin, geçmiş deneyimlerindeki bilgelikleri yeni rolüne nasıl taşıyacağının yollarını tanımlarken, mikroyönetim anlayışını da bırakmayı öğrenir. Masdonati yetişkinlerdeki dönüşümde, yeni projenin geçmiş deneyimlere demirlenmiş olmasının altını çizer. Ama önemli olan geçmişi tekrar etmek değil, onu yeni kimliğin temelinde kullanabilmektir.
3-Korku seni değil, sen korkuyu yönet: Her değişim belirsizlik, her belirsizlik ise stres yaratır. Beynin güvenlik amiri amigdala, bu stres anında 'savaş, kaç ya da don' tepkisi vererek bizi eski güvenli limanlara (eski davranışlar örüntülerine-düşünce kalıplarına) iter. Selin, küçük adımlar ve kendisine uygun bulduğu stratejilerle kaygısını yönetmeyi öğrenir ve beyninin 'alarm modundan' çıkmasını sağlar.
LİDERLERE ÇAĞRI: HER KİMLİK DEĞİŞİMİ BİR ETİKET DEĞİŞİMİNDEN ÇOK DAHA FAZLASIDIR
Kariyer geçişleri, organizasyonlar için basit bir atama yazısı değildir. Bir çalışanı terfi ettirdiğinizde, ondan sadece yeni görevler yapmasını değil, eski milyonlarca nöral ağı budamasını ve yine milyonlarca yenilerini inşa etmesini istiyorsunuz. Kariyer yönetimini bilimsel temelli bir dönüşüm fırsatına çevirmek isteyen liderlere bir çağrı yapıyorum. Çalışanlarınızın sadece unvanlarını değil, beyinlerini ve kimliklerini de yeni role hizalayın. Çünkü gerçek başarı, kartvizitte, koltukta, arabada değil zihindeki değişimde başlar. Üç aylık koçluk görüşmesi sonrasında CEO ile Selin yemekte sohbet ediyorlardır. CEO Selin'e yemek sonunda şu cümleyi söyler: "Bu kadar kısa sürede bambaşka bir Selin olma cesareti gösterdiğin, odağını ve niyetini sürece yansıttığın için kutlarım."