Yayın Tarihi:
04 Temmuz 2026 09:15Güncelleme Tarihi:
04 Temmuz 2026 09:15Yayın Tarihi:
04 Temmuz 2026 09:15
Dijitalleşme baş döndürücü bir hızla ilerlerken, sakinleşmeye, analog deneyimlere ve zamansız tasarımlara doğru güçlü bir yönelim yaşanıyor. Yeni nesil, satın aldığı ürünlerin kendi değerlerini, estetik anlayışını ve yaşam felsefesini yansıtmasını bekliyor. Evlerin yaşanan bir alan olmanın ötesinde, sosyalleşme ve kişisel deneyimlerin merkezi haline geldiği bu dönemde,
lifestyle kategorisi de büyük bir dönüşümün eşiğinde. Global markaların Türkiye'deki temsilcisi Tradist'in Kurucusu ve CEO'su Sabri Can Acarsoy ile tüketicinin değişen beklentilerini, yükselen 'slow living' akımını ve ev yaşamı ile tasarımın kesişim noktasında doğan yeni fırsatları mercek altına aldık.
* Tüketicinin yaşam tarzı satın alma refleksini temsil ettiğiniz global markalar üzerinden nasıl gözlemliyorsunuz?
Son yıllarda tüketici davranışlarında çok net bir dönüşüm görüyoruz. İnsanlar bir ürün satın almakla kalmıyor o ürünün temsil ettiği yaşam tarzını, kültürü ve deneyimi de satın alıyor. Özellikle temsil ettiğimiz global markalarda bunun etkilerini açıkça gözlemliyoruz. Tüketiciler için bir pikap sadece müzik dinleme aracı, bir hoparlör sadece ses sistemi ya da bir tasarım objesi sadece dekorasyon ürünü olmaktan çıktı. Bu ürünler artık kişinin yaşam tarzını, estetik anlayışını ve değerlerini yansıtan unsurlar haline geldi. Özellikle premium ve niş kategorilerde marka hikayesi, tasarım dili ve yarattığı deneyim, satın alma kararında ürün özellikleri kadar belirleyici oluyor.
* Ev, pandemi sonrası dönemde yaşamın merkezi haline geldi. Bu değişim lifestyle kategorilerinde hangi tüketici beklentilerini ortaya çıkardı?
Pandemi sonrasında ev kavramı ciddi bir dönüşüm geçirdi ve çalışma, dinlenme, sosyalleşme ve kişisel deneyimlerin merkezi haline geldi. Bu durum lifestyle kategorilerinde de önemli beklenti değişiklikleri yarattı. Tüketici artık estetik, fonksiyonellik ve kişiselleştirme unsurlarını bir arada görmek istiyor. Özellikle yaşam alanlarının daha sıcak, karakter sahibi ve kullanıcıyı yansıtan mekanlara dönüşmesi dikkat çekiyor. Bu nedenle tasarım odaklı, uzun ömürlü ve hikayesi olan ürünlere olan ilginin arttığını görüyoruz.
* Özellikle genç kuşakların tasarım, fonksiyonellik ve deneyim odaklı ürünlere ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yeni nesil tüketiciler satın alma kararlarını yalnızca fiyat ve teknik özellikler üzerinden vermiyor. Tasarım, kullanım deneyimi, sürdürülebilirlik ve marka değerleri artık karar sürecinin önemli parçaları haline geldi. Özellikle Z kuşağı ve genç profesyoneller, kullandıkları ürünlerin kendilerini ifade etmesini önemsiyor. Bu nedenle hem estetik açıdan güçlü hem de günlük yaşamı kolaylaştıran ürünlere yöneliyorlar. Sosyal medyanın etkisiyle birlikte ürünlerin görsel dili daha fazla önem kazanırken, kullanıcılar hayatlarına değer katacak deneyimler sunan markalarla daha güçlü bağ kuruyor.
Pikaplardan tasarım aksesuarlarına kadar birçok ürün artık dekorasyonun bir parçası olarak görülüyor.

* Tüketici ev tasarımıyla hangi hikayeleri anlatıyor?
Günümüzde evler, insanların karakterlerini ve yaşam tarzlarını yansıttıkları kişisel alanlara dönüşmüş durumda. Özellikle büyük şehirlerde bireyler evlerini yalnızca fonksiyonel bir yaşam alanı olarak değil, kendi hikaylerini anlattıkları bir platform olarak görüyor. Pikaplar, plak koleksiyonları, tasarım objeleri, özel aydınlatmalar veya seçilmiş aksesuarlar bu hikayenin önemli parçaları haline geliyor. Tüketiciler artık standart ve kitlesel ürünlerden ziyade, kendilerini yansıtan, özgünlük hissi veren ve duygusal bağ kurabilecekleri ürünleri tercih ediyor.
* Dünya çapında yükselen lifestyle trendlerinden hangileri Türkiye'de daha fazla karşılık bulacak?
Dünyada yükselen trendler arasında 'slow living', analog deneyimler, sürdürülebilir tasarım ve zamansız ürün anlayışının Türkiye'de de güçlü karşılık bulacağını düşünüyorum. Özellikle dijitalleşmenin yoğunlaştığı bir dönemde insanların daha sakin, daha bilinçli ve daha anlamlı deneyimlere yöneldiğini görüyoruz. Plak kültürünün yeniden yükselişi, el işçiliği ürünlere olan ilgi, doğal malzemelerin tercih edilmesi ve sürdürülebilir tasarım anlayışı bu dönüşümün önemli örnekleri arasında yer alıyor. Türkiye'deki tüketiciler de artık sadece yeni olanı değil, uzun süre kullanılabilecek ve değerini koruyabilecek ürünleri tercih etmeye başlıyor.
* Önümüzdeki dönemde ev yaşamı, tasarım ve lifestyle kategorilerinin kesişiminde hangi yeni fırsatların ortaya çıkmasını bekliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde yaşam alanlarını daha kişisel ve deneyim odaklı hale getiren kategorilerin öne çıkacağını düşünüyorum. Akıllı teknolojilerin tasarımla daha uyumlu şekilde birleştiği, estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiren ürünler daha fazla ilgi görecek. Bunun yanında müzik deneyimi, ev içi eğlence, premium ses sistemleri, tasarım objeleri ve kişiselleştirilmiş yaşam alanlarına yönelik ürünlerde büyüme potansiyeli görüyoruz. Tüketicilerin evlerini yalnızca yaşadıkları değil, aynı zamanda kendilerini ifade ettikleri alanlar olarak görmeye devam etmeleri, lifestyle pazarının önümüzdeki yıllarda da büyümesini destekleyecek en önemli dinamiklerden biri olacak.