Yayın Tarihi:
06 Haziran 2026 10:01Güncelleme Tarihi:
06 Haziran 2026 10:01Yayın Tarihi:
06 Haziran 2026 10:01
Tıbbi bir formülasyonun veya medikal bir bakım ürününün, tüketicinin zihninde yarattığı güven algısı genellikle kokusuzlukla veya hijyenik bir nötrlükle tanımlanır. Ancak Perrigo Türkiye, Sebamed ve Bio-Oil gibi markalarıyla, bu algıyı bir adım öteye taşıyor: Onlar için koku, ürünün tedavi edici vaadini pekiştiren, medikal güveni duygusal bir hazla taçlandıran stratejik bir unsur. Gözde Gündüz Shavky'nin paylaştığı içgörüler, dermo-kozmetikte kokunun fonksiyonel rolünü gözler önüne seriyor. Özellikle Sebamed'in temiz içerik yaklaşımı, koku kullanımını bilinçli bir minimalizmle sınırlarken, ürünün cilde sunduğu faydayı ön plana çıkarıyor. Bu, tüketicinin içerik temiz, etki güçlü algısını destekleyen, oldukça hassas kurgulanmış bir denge. Öte yandan doğal yağların yaydığı koku ürünün onarıcı gücüne dair psikolojik bir onay mekanizması. Şişe açıldığı an duyulan o karakteristik koku, kullanıcının iyileşme yolculuğunu başlatan bir duyusal tetikleyiciye dönüşüyor. Perrigo'nun koku stratejisindeki en derin katman ise duygusal bellek ile olan bağ. Bebek bakım ürünlerinde ebeveynle bebek arasındaki o ilk temas anını mühürleyen hafif kokular, birer bakım ürünü olmaktan çıkıp, aile mirasının ve koruma içgüdüsünün bir parçası haline geliyor. Gündüz Shavky, güneş bakım ürünlerinde ise mevsimsel koku hafızasını kullanarak tatilin, denizin ve güneşin yarattığı pozitif duyguları markanın kimliğiyle birleştiriyor. Perrigo Türkiye'de koku, şifa hissini psikolojik olarak destekleyen, güveni nesiller boyu taşıyan ve temel bir iyileştirme aracı olarak konumlanıyor.
* Sebamed gibi dermo-kozmetik odağı yüksek markalarınızda koku, temiz içerik ve sağlık algısıyla doğrudan ilişkili. Tüketiciye o medikal güveni verirken aynı zamanda keyifli bir kişisel bakım deneyimi sunan o hassas koku dengesini nasıl kuruyorsunuz?
Sebamed olarak tüm ürün geliştirme süreçlerimizde tüketiciyi odağımıza alıyor, ihtiyaçlarını bilimsel veriler ışığında anlamaya çalışıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın temelinde temiz içerik yaklaşımı yer alıyor. Bu yaklaşım; güvenli, dermatolojik olarak test edilmiş ve cilt sağlığını destekleyen içeriklerin önceliklendirilmesi anlamına geliyor. Koku konusunda ise kozmetik dünyasındaki yoğun parfüm anlayışından bilinçli olarak ayrışıyoruz. Bizim için koku, ürünün temiz içerik vaadini destekleyen tamamlayıcı bir unsur. Bu nedenle ya tamamen parfümsüz seçenekler sunuyor ya da son derece sınırlı ve hassas formülasyonlarla geliştirilmiş parfüm içerikleri kullanıyoruz. Böylece tüketiciye medikal güveni sunarken, aynı zamanda sade ama keyifli bir kişisel bakım deneyimi yaşatmayı hedefliyoruz.
* Bio-Oil, içeriğindeki bitki özleriyle karakteristik bir koku profiline sahip. Cilt bakımında kokunun, ürünün vaat ettiği onarma ve iyileştirme etkisini psikolojik olarak nasıl desteklediğini gözlemliyorsunuz?
Bio-Oil'in özünde doğadan ilham alan bitki özleri ve doğal yağlar yer alıyor. Yüzde 100 doğal formülümüz, tüketicilerin beklentilerini karşılayacak şekilde tasarlandı. Tek bir damlası bile kullanıcıyı adeta doğayla baş başa bırakan, bakım deneyimini duyusal bir yolculuğa dönüştüren bir etki yaratıyor. Bizim için koku, markanın konumlandırmasıyla birebir örtüşmeli. Bu nedenle yalnızca hoş bir deneyim sunmakla kalmaz; aynı zamanda ürünün vaat ettiği bakım ve onarım etkisini psikolojik olarak destekleyen güçlü bir unsura dönüşür. Tüketici şişenin kapağını açtığı anda bu vaadi deneyimlemeye başlar. Koku, ürünün iyileştirici etkisiyle bütünleşir. Bio-Oil'in yaklaşımı; doğadan gelen özlerle bilimsel formülasyonları bir araya getirerek, tüketiciye hem güven veren hem de keyifli bir bakım deneyimi sunan bütünsel bir stratejiye dayanıyor.
* Bebek ürün grubunuzdaki o hafif ve tanıdık kokular, ebeveynler için sadece bir ürün özelliği değil, bebekleriyle kurdukları o ilk bağın bir parçası. Bu duygusal belleği nasıl besliyorsunuz?
Sebamed Baby ürünleri, ebeveynler için bir bakım ürünün olmanın ötesinde bebekleriyle kurdukları ilk bağın ve güven duygusunun bir parçası. Bir bebeğe bakım vermek, aslında "Sana en iyisini sunacağım" sözünü taşır; bu da ürün seçimini aileler için son derece hassas hale getiriyor. Sebamed Baby'nin güçlü marka mirası, nesiller boyu süregelen bu güven ilişkisini yansıtır. Pek çok tüketicinin bebekliğinde markayla büyümüş olması, onu bir üründen öte, duygusal bir bağa dönüştürüyor. Biz de bu yolculukta ebeveynlerin yanında konumlanıyoruz. Şişe açıldığında yayılan o hafif ve tanıdık koku, hem geçmişe dair bir hatıra yaratır hem de bebekle kurulan yeni bağın parçası olur. Bu duygusal bağ ve kalite anlayışımız, markamıza duyulan güvenin temelini oluşturuyor.
* Özellikle güneş bakım ürünleri veya vücut losyonları gibi mevsimsel olarak kullanımı artan ürünlerde koku, tüketicinin o mevsimle kurduğu duygusal bağı tetikliyor. Bu noktada nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Koku hafızası son derece güçlüdür. Bazı kokular bizi belirli dönemlere, yaşlara, coğrafyalara ve mevsimlere götürür. Güneş bakım ürünlerinde ise bu etki daha da belirgindir; yazı, deniz kenarını, tatili ve keyifli anları çağrıştırır. Sebamed olarak bu güçlü duygusal belleği stratejimizin merkezine alıyoruz. Güneş bakım ürünlerimizde koku geliştirmeleri yaparken, tüketicilerin yazla kurduğu bu özel bağı desteklemeye özen gösteriyoruz. Bir yandan bebeklere özel parfümsüz seçenekler sunarken, diğer yandan kültürel koku hafızasında yer eden, pozitif duygular uyandıran ve iyi anıları çağrıştıran koku notalarıyla tüketici beklentisini karşılıyoruz. Bizim için koku; yalnızca bir ürün özelliği değil, anıların tamamlayıcısı, duyguların taşıyıcısı ve tüketiciyle kurduğumuz bağın en güçlü unsurlarından biridir.