Yayın Tarihi:
07 Mart 2026 09:04Yayın Tarihi:
07 Mart 2026 09:04
Global kredi derecelendirme, risk değerlendirme ve finansal analiz kuruluşu Moody's Ratings'in raporlarına göre, yapay zeka önümüzdeki on yılda küresel verimliliği mevcut seviyelerin yüzde 15'ine kadar artırabilir. Ancak bu süreç, eşitsizliğin artması, enerji sistemlerinin etkilenmesi ve çok sayıda işçinin işsiz kalması riskini de beraberinde getiriyor. Raporda, yapay zekanın makroekonomik ve kurumsal sonuçlarına dair net bir tablo çiziliyor.
Raporda, bu kazanımların eşit şekilde dağılmayacağı uyarısı da yapılıyor. Gelişmiş ekonomiler yapay zekanın faydalarından orantısız bir pay alabilirken, gelişmekte olan piyasalar daha zayıf altyapı, düşük yatırım kapasitesi ve beceri eksiklikleri nedeniyle geride kalma riski taşıyor. Bu durum, küresel gelir eşitsizliklerini artırabilir ve yeni ekonomik fay hatları oluşturabilir.
İş gücünde yaşanacak aksaklıklar da önemli bir endişe kaynağı olarak öne çıkarken, yapay zekanın özellikle bilişsel ve idari görevleri otomatikleştirmede yetenekli olduğu vurgulanıyor.
Kredi açısından bakıldığında, Moody's, yapay zekanın etkisinin şirketlerin teknolojik değişime ne kadar etkili bir şekilde uyum sağlayacağına bağlı olacağını öne sürüyor. Operasyonlarına yapay zekayı başarıyla entegre eden firmalar, kar marjlarını, verimliliği ve rekabet gücünü artırarak kredi profillerini güçlendirebilir. Tersine, uyum sağlayamayan şirketler zaman içinde pazar payı kaybı ve derecelendirme baskısıyla karşı karşıya kalabilir. Rapor ayrıca, hükümetlerin işgücünü yeniden eğitmekten düzenlemeye ve altyapı yatırımlarına kadar uzanan politika zorluklarıyla karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Moody's, yapay zekanın ekonomik faydalarının dezavantajlarından daha ağır basmasını sağlamak için proaktif politika yanıtlarının kritik önem taşıdığını açıklıyor.