USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

13 Şubat 2026 12:34

Üretimde karar yetkisi insanla sınırlı kalmıyor

Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, "Bugünün fark yaratan üretim modeli, geçmiş veriye tepki vermek yerine gerçek zamanlı veriden öğrenen, öngören ve aksiyon alan sistemler üzerine kuruluyor" diyor.

Üretimde karar yetkisi insanla sınırlı kalmıyor

Yazılım tabanlı otomasyon ve yapay zeka, üretim dünyasında yalnızca süreçleri hızlandıran araçlar olmaktan çıkıp, karar alma biçimini kökten dönüştüren stratejik yapılara dönüşüyor. Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, bu dönüşümü üretimden yönetime uzanan bütüncül bir karar mimarisi olarak ele alıyor. Bayız'a göre bugünün fark yaratan üretim modeli, geçmiş veriye tepki vermek yerine gerçek zamanlı veriden öğrenen, öngören ve aksiyon alan sistemler üzerine kuruluyor.

KARAR ALMA MODELİ REAKTİFTEN ÖNGÖRÜYE EVRİLİYOR

Nihat Bayız, yazılım tabanlı otomasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte üretimde karar alma süreçlerinin köklü biçimde değiştiğini vurguluyor. Geçmişte daha çok rapora dayalı ve gecikmeli kararlar alınırken, bugün gerçek zamanlı veriyle beslenen öngörücü bir yapıya geçildiğini belirtiyor. "Üretimde yazılım tabanlı otomasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte karar alma süreçleri, geçmişte kullandığımız veriye dayalı ve reaktif yapıdan gerçek zamanlı veriyle beslenen, öngörüye dayalı bir modele evrildi" diyen Bayız, en kritik farkın karar alma yetkisinin artık yalnızca insanlarla sınırlı kalmaması olduğunu ifade ediyor. Bu dönüşümün Arçelik'te tekil teknoloji yatırımlarıyla sınırlı kalmadığını, üretim, ürün ve yetkinlik gelişiminin birlikte ele alındığı bütüncül bir yaklaşımla yönetildiğini vurgulayan Bayız, yapay zeka, veri analitiği ve yüksek otomasyonun operasyonların merkezine yerleştirildiğini söylüyor.

KARAR MEKANİZMASI=AKILLI FABRİKALAR

Arçelik'in bu yaklaşımı, dünya genelindeki akıllı fabrika yatırımlarıyla somutlaşmış durumda. Dünya Ekonomik Forumu'nun Global Lighthouse Network'ünde yer alan Ulmi Çamaşır Makinesi, Eskişehir Buzdolabı ve Ankara Bulaşık Makinesi işletmeleri başta olmak üzere, şirketin dünya çapında 13 akıllı fabrikası bulunuyor. Nihat Bayız, "Bugün akıllı fabrika oranımız yüzde 33. 2026 için hedefimiz ise bu oranı yüzde 43 seviyesine çıkarmak" sözleriyle bu dönüşümün ölçeğini ortaya koyuyor. Bu yapı sayesinde yapay zeka yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda operasyonel karar alma süreçlerinin de doğal bir parçası haline geliyor.

ÜRETİM YÖNETİMİ, DAHA OTONOM VE DAHA HIZLI

Otomasyonun karar destekten doğrudan karar almaya evrildiği bu yeni dönemde, üretim yönetimi modeli de yeniden tanımlanıyor. Bayız, kalite kontrol, kestirimci bakım, proses optimizasyonu ve malzeme planlama gibi kritik fonksiyonların yapay zeka ve ajan tabanlı sistemlerle desteklendiğini aktarıyor. "Bu sistemler binlerce değişkeni aynı anda analiz ederek belirli sınırlar içinde operasyonel kararları otomatik olarak yönlendirebiliyor" diyen Bayız, üretim yönetiminin artık daha otonom, daha öngörülü ve daha hızlı tepki verebilen bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor. LLM ve Agentic AI tabanlı Digital Control Center CoPilot ve MES CoPilot uygulamalarıyla operasyonel KPI'ların önemli bir bölümünün otonom biçimde analiz edildiğini belirten Bayız, bunun karar hızını artırırken karar kalitesini de daha tutarlı hale getirdiğini söylüyor.

ROBOT YOĞUNLUĞU VE HUMANOID ROBOTLAR YENİ AŞAMAYI İŞARET EDİYOR

Arçelik'in otomasyon vizyonu yazılım katmanının ötesine uzanıyor. Nihat Bayız, depodan üretime uzanan mekanik hatlarda otomasyon oranının yüzde 90 seviyelerine çıkarıldığını ve süreçlerin uçtan uca entegre dijital platformlar üzerinden senkronize biçimde yönetildiğini ifade ediyor. Önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri paylaşan Bayız, "Global fabrika ağımızda her 10 bin çalışana düşen endüstriyel robot sayısını 375 seviyesine taşımayı hedefliyoruz. Bu, 177 olan dünya ortalamasının iki katından fazla" diyerek ölçeğin altını çiziyor. Ayrıca montaj süreçlerinde humanoid robot uygulamalarının devreye alınmaya başlandığını ve bunun üretimde otonominin bir sonraki aşamasını temsil ettiğini belirtiyor.

HIZ, ESNEKLİK VE KALİTE AYNI DİJİTAL OMURGADA BULUŞUYOR

Bayız, "Üretimde hız, esneklik ve kalite gibi hedeflerin aynı anda yönetilebilmesi, ancak yazılım destekli karar mekanizmalarıyla mümkün hale geliyor" diyor. Böylece uçtan uca entegre veri altyapıları sayesinde üretimden kaliteye, bakımdan tedarik zincirine kadar tüm veriler tek bir dijital omurgada buluşuyor. Bu yaklaşımın somut çıktıları da net: "2025 yılında otomasyon ve yapay zeka uygulamalarımızla üretimde yaklaşık yüzde 7 verimlilik artışı sağladık; 2026 yılında da benzer seviyede ek bir artış hedefliyoruz" diyen Bayız, üretim dışı alanlarda devreye alınan RPA uygulamalarıyla da yaklaşık yüzde 5 oranında ek operasyonel verimlilik elde edildiğini söylüyor.

(Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Müdür Yardımcısı Nihat Bayız)

EN ÇOK OKUNANLAR