Yayın Tarihi:
08 Temmuz 2026 14:43Güncelleme Tarihi:
08 Temmuz 2026 14:43Yayın Tarihi:
08 Temmuz 2026 14:43
Zorlu PSM, İstanbul'da sahne sanatları ve çağdaş performans üretimlerinin kesiştiği dinamik bir kültür alanı olarak öne çıkıyor. 2025 Eylül itibarıyla 13. sezonun başladığını hatırlatan Zorlu PSM Genel Müdürü Filiz Ova şu ana kadar Grease, Triptych, Coppélia, Sónar Istanbul, Satıcının Ölümü gibi uluslararası ölçekte ses getiren projeleri izleyicileriyle buluşturduklarından söz ediyor. Zorlu PSM'nin üretim kapasitesine dikkat çeken Ova, kurumun her yıl ortalama bin 200 etkinliğe ev sahipliği yaptığını belirtiyor ve şu ifadeyi kullanıyor: "Tiyatrodan müzikale, konserlerden dansa, sergilerden disiplinler arası projelere uzanan çok katmanlı bir programla yüz binlerce sanatseveri ağırlıyoruz." Bu çeşitliliğin önemine değinen Ova, bunun yalnızca disiplinleri bir araya getirmekle sınırlı olmadığını aktarıyor ve "Bu çeşitlilik, farklı sanat disiplinlerini bir araya getirmenin ötesinde, yerel ve uluslararası yaratıcı üretim arasında güçlü bir etkileşim alanı oluşturmamızı sağlıyor" diyor.
ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ VE YEREL ÜRETİM VİZYONU
2026 hedeflerini değerlendirirken bu yaklaşımın büyütüleceğini ifade eden Ova, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine ve İstanbul'un kültür üretim merkezi olarak konumunun geliştirilmesine odaklandıklarını belirtiyor. Filiz Ova, #DünyanDeğişsin yaklaşımına da dikkat çekerek Zorlu PSM'nin rolünü şöyle tanımlıyor: "Önümüzdeki dönemde de yalnızca içerik sunan değil; kültürel etki üreten, üretim geliştiren ve bulunduğu coğrafyadan dünyaya güçlü bir söz söyleyen bir yapı olmaya devam edeceğiz."
DENEYİM ODAKLI YAKLAŞIM VE GENÇLERLE İLİŞKİ
Deneyim odaklı etkinlikler ve genç kitleye yönelik projelerle ilgili konuşan Ova, deneyim kavramını yeniden tanımladıklarını ifade ediyor: "Zorlu PSM'de 'deneyim' kavramını yalnızca sahnede başlayan ve biten bir alan olarak görmüyoruz. Misafirlerimizin kendilerini ait hissedebilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve kültür sanatla sürekli ilişki kurabilecekleri yaşayan bir ekosistem yaratmayı arzu ediyoruz." Programlama stratejisinin değişen kültürel dinamiklerle şekillendiğini belirten Ova, "Bu nedenle programlama yaklaşımımızı, farklı disiplinlerin, kuşakların, toplulukların ve yaratıcı alanların birbirini besleyebileceği bir yapı kurmak üzerine geliştiriyoruz" diyor ve ekliyor: "Güncel kültürel dönüşümler, gençlerin değişen beklentileri ve yeni deneyim biçimleri de bu yaklaşımı doğrudan şekillendiriyor." Genç izleyiciye özel yaklaşımı da aktaran Ova, "Çünkü bugün genç izleyici sürecin içinde olmak, üretmek ve temas kurmak istiyor" sözleriyle değişimi tanımlıyor.
YAŞAYAN BİR KÜLTÜR PLATFORMU
Kültürel erişim çalışmalarına da değinen Filiz Ova, "Zorlu Holding desteğiyle başlattığımız, bugün Akbank'ın katkısıyla büyüttüğümüz 'İlk Tiyatrom İlk Konserim' projesi kapsamında, kültür sanat etkinliklerine erişimi sınırlı çocukları, gençleri ve farklı yaş gruplarından binlerce kişiyi ücretsiz olarak Zorlu PSM'de ağırlıyoruz" diyor ve ekliyor: "Bugüne kadar yaklaşık sekiz bin kişiye ulaştık. Hedefimiz ise bu etkiyi çok daha geniş kitlelere yayabilmek." Sektörel sürdürülebilirliğe de vurgu yapan Ova, "Sektörün sürdürülebilirliği de bizim için en önemli başlıklardan biri" diyerek PSM Atölye üzerinden genç profesyonellere alan açtıklarını belirtiyor. Ova ayrıca "Üniversitelerle geliştirdiğimiz iş birlikleri ve sertifika programlarıyla sektörel bilgi birikimimizi gençlerle paylaşıyoruz. Zorlu PSM yaşayan bir kültür platformu olarak konumlanıyor" diyor.
HİBRİT MODEL VE KÜLTÜR SANATIN GELECEĞİ
Kültür-sanat ile eğlenceyi birleştiren hibrit modelleriyle ilgili yorum yapan Ova, bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: "Bugün hibrit modellerle kültür sanat kurumlarının rolü yeniden tanımlanıyor. İzleyici artık yalnızca tek bir disipline ait, sınırları net çizilmiş deneyimlerden çok farklı alanların bir araya geldiği çok katmanlı yapılarla bağ kuruyor." Zorlu PSM'deki program çeşitliliği hakkında açıklamalarda bulunan Filiz Ova, "Bir yanda büyük ölçekli uluslararası prodüksiyonlar ve müzikaller, diğer yanda festivaller, stand-up gösterileri, yaratıcı atölyeler, çocuk etkinlikleri ve disiplinlerarası projeler... Güçlü hikaye anlatımı, yaratıcı yaklaşım ve içerik kalitesi her zaman odağımızda yer alıyor. Eğlenceyi, kültür sanat deneyimini daha erişilebilir, daha canlı ve daha kapsayıcı hale getiren bir alan olarak görüyoruz" açıklamasında bulunuyor.