Yayın Tarihi:
16 Temmuz 2026 13:20Güncelleme Tarihi:
16 Temmuz 2026 13:20Yayın Tarihi:
16 Temmuz 2026 13:20
Kültür ve sanatı uzun vadeli bir toplumsal yatırım alanı olarak gören Doğuş Grubu, bu yaklaşımı üç temel başlıkta ele alıyor: Kültürel mirasın korunması, sanat üretimine alan açılması ve sanatın kitlelerle buluşması. Bu çerçevede en uzun soluklu çalışmalarından birinin Göbeklitepe ana sponsorluğu olduğunu ifade eden Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi Nafiz Karadere, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile 2015 yılında imzalanan 20 yıllık iş birliği kapsamında, 20 milyon dolarlık yatırım taahhüdüyle alanın kazı, koruma ve uluslararası tanıtım çalışmalarını desteklediklerini söylüyor. Karadere, bu projeye sponsorluktan öte uzun vadeli bir koruma ve deneyim tasarımı olarak yaklaştıklarını belirtiyor. Grup, genç kuşağı destekleme misyonuyla hayata geçirdiği 'Sanata Bi Yer' platformunda 2 bini aşkın genç sanatçının 13 binin üzerinde eserine ev sahipliği yapıyor. Platform, sunduğu dijital ve fiziksel sergileme alanlarının yanı sıra mentorluk ve atölye çalışmalarıyla gençlerin profesyonel gelişimine katkı sağlıyor. Müzik alanında 2006 yılından bu yana faaliyet gösteren Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, bugüne kadar bin 200'ün üzerinde çocuğa sahne deneyimi sunarken 88 konser ile 120 bini aşkın izleyiciye ulaştı. Karadere, buradaki temel amacın genç müzisyenlere sahne deneyimi kazandırmak kadar, klasik müziği çocuklar ve gençler için daha erişilebilir kılmak olduğunu vurguluyor.
TEKİL PROJELER YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR PLATFORMLAR
Fotoğraf sanatının duayeni Ara Güler'in mirası da Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler Müzesi çatısı altında geleceğe aktarılıyor. Karadere, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler'in arşivini özgün yapısına sadık kalarak korumayı, dijitalleştirmeyi ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflediklerini belirtiyor ve ekliyor: "Ara Güler Müzesi bu büyük arşivi sergiler, yayınlar ve iş birlikleri aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturduğumuz, bizim için çok özel bir kültür kurumu. Geçen ay açılışını gerçekleştirdiğimiz 'CANNES!' sergisi de bu yaklaşımın en güncel örneklerinden biri. Sergi, Ara Güler'in Cannes Film Festivali'nde çektiği ve arşivden ilk kez gün ışığına çıkan fotoğraflarla sinemanın altın çağını sanatseverlerle buluşturuyor." Yaklaşımlarını tekil projeler yerine sürdürülebilir platformlar üzerinden kurguladıklarını ifade eden Karadere, "Bütün bu çalışmalarla sanatı yalnızca desteklemekle kalmıyor, sanatın üretilebildiği, izleyiciyle buluşabildiği ve kalıcı etki yaratabildiği alanları çoğaltmaya çalışıyoruz" açıklamasında bulunuyor.
GERÇEK DEĞER EMEK, İSTİKRAR VE DOĞRU İŞ BİRLİKLERİ İLE OLUŞUYOR
Karadere, sanatı kültürel sorumluluk, toplumsal etki ve marka karakterinin önemli bir parçası olarak gördüklerini ve bu yaklaşımın Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Ferit F. Şahenk'in sanatı toplumla kurulan uzun vadeli ilişkinin ve kalıcı değer üretiminin önemli bir parçası olarak gören vizyonuyla şekillendiğini kaydediyor. "Doğuş Grubu farklı sektörlerde faaliyet gösteren, geniş kitlelerle temas eden bir grup. Böyle bir yapıda marka gücünün yalnızca ekonomik performansla ölçülmesi düşünülemez. Topluma ne kattığı, hangi değerleri sahiplendiği ve gelecek kuşaklara nasıl bir iz bıraktığı da en az bunun kadar önemlidir. Sanat, bu izin en güçlü taşıyıcılarından biri. Bu nedenle sanatla ilişkimizi kısa vadeli görünürlük üzerinden kurmuyoruz. Göbeklitepe'de 20 yıllık bir taahhüt üstlenmemiz, Ara Güler arşivini korumak için kurumsal bir yapı oluşturmamız, genç sanatçılar için Sanata Bi Yer gibi sürekli yaşayan bir platform yaratmamız veya Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası'nı 20 yıldır kararlılıkla sürdürmemiz bu anlayışın sonucu" diyen Karadere, kültürel mirası korumak başlığında Göbeklitepe ve Ara Güler çalışmalarının; yeni üretime alan açma başlığında Sanata Bi Yer, Babylon GLocal, Babylon Picks gibi genç, bağımsız ve güncel üretimlerin görünür olmasını sağlayan platformların; erişimi artırma başlığında ise Volkswagen Arena, Parkorman, bomontiada, Pozitif, Babylon ve Doğuş Yayın Grubu'nun kültür-sanat yayıncılığı aracılığıyla sanatı farklı yaş grupları, farklı ilgi alanları ve farklı topluluklarla buluşturan çalışmalarının öne çıktığını belirtiyor. Karadere sözlerini şöyle sonlandırıyor: "Bizim için doğru marka stratejisi, markanın söylediği şey ile yaptığı şeyin tutarlı olmasıdır. Sanat alanındaki çalışmalarımız da bu tutarlılığın parçası. Burada iddialı cümlelerden çok, sürekliliğe inanıyoruz. Çünkü kültür-sanat alanında gerçek değer, tek seferlik görünürlükle değil; zaman, emek, istikrar ve doğru iş birlikleriyle oluşuyor."