USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Güncelleme Tarihi:

17 Mart 2026 15:13

Yayın Tarihi:

10 Mart 2026 11:13

Yayın Tarihi:

10 Mart 2026 11:13

Güncelleme Tarihi:

17 Mart 2026 15:13

Kurumsal vicdanın yeni matrisi

Stratejik ortaklıklar, sosyal etki analizleri ve değer odaklı mimarilerle kuşatılan sorumluluk katmanı, holding ekosistemlerinde karar mekanizmalarının merkezine yerleşiyor. Sosyal sorumluluk, sahadaki bir yardım faaliyeti olmaktan çıkıp yönetsel bir yetkinliğe ve kurumsal DNA'nın taşıyıcı kolonuna evriliyor.

Kurumsal vicdanın yeni matrisi

Kurumsal sosyal sorumluluk geçmiş dönemlerde tek yönlü bağış modelleri ve dönemsel projelerin gölgesinde şirketlerin ana faaliyet alanının uzağında konumlandırıldı. Günümüz iş dünyasında fark yaratan temel güç ise yardımların niceliğinden ziyade toplumsal ihtiyaçların şirket stratejisiyle ne kadar kalıcı bir değer zincirine dönüştürülebildiği üzerinden yükseliyor. Sosyal sorumluluk artık belirli gün ve haftalarda gerçekleştirilen birer halkla ilişkiler faaliyeti olmanın çok ötesinde yatırım kararlarının ve paydaş ilişkilerinin merkezindeki temel değer sistemini temsil ediyor.

Bu köklü değişimin temelinde bir amaç uğruna hareket etme ve kurumsal bir öz arayışı bulunuyor. Uzun soluklu sivil toplum iş birliklerinden yeni nesil toplumsal çözüm hamlelerine uzanan bu yaklaşım şirketlerin iletişim ajandasından sıyrılıp yönetim katının ana stratejisine dahil oluyor. Toplumsal fayda verisi artık sadece raporlarda kalan bir sonuç teşkil etmekle kalmıyor kurum kültürünü besleyen ve insanların markaya olan bağlılığını yeniden inşa eden hayati bir kaynak haline geliyor.

ETKİ EKOSİSTEMİNDE STRATEJİK DERİNLİK

Küresel ölçekte sürdürülebilirlik kriterleri ve geleceğin iş dünyası eğilimleri sermayenin sadece finansal getirisine odaklanmak yerine toplumsal karşılığını da sorguluyor. Finansal kasların birbirine benzediği bir dünyada kurumları asıl ayıran güç toplumsal meselelere duyarlı yönetim modelleri ve bu duyarlılığı somut, ölçülebilir bir sonuca dönüştürebilme yeteneği oluyor. Sosyal sorumluluk sahası uzaktan izlenen durağan bir alan olma özelliğini yitirerek kurumun varoluş amacıyla bütünleşen ve geleceğe yön tayin eden canlı bir yapıya bürünüyor. Bu dosyamızda toplumsal yatırımın gelişimini, tekil projelerin ötesinde bir dönüşüm hikayesi olarak ele aldık. Bağış modelinden stratejik ortaklığa uzanan bu yolculuk; Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği'nin (TSKD) kurumsal refleks analizinden Borusan Holding'in veri odaklı ölçümleme gücüne, Cengiz Holding'in yerel kalkınma odağından Eczacıbaşı Holding'in sanat ve kültür mirasına, Esas Holding'in fırsat eşitliği temelli toplumsal yatırım modelinden Hayat Holding'in sürdürülebilirlik vizyonuna, IC Holding'in bilgi ve deneyimi paylaşarak çoğaltan 'Dayanışmacı Filantropi' yaklaşımından Alarko Şirketler Topluluğu'nun 'anlamlı bir fark yaratma' odaklı stratejik yatırım modeline, Kale Grubu'nun onarıcı etki yatırımı yaklaşımından SANKO Holding'in teknoloji ile eğitimi buluşturan kapsayıcı değer üretimine, Zorlu Holding'in akıllı hayat zeminindeki yenilikçi odağından Zeren Group'un nesiller arası sorumluluk aktarımına kadar pek çok farklı perspektif sunuyor. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ile bu çerçevede özel olarak bir araya geldik ve Tosyalı'nın yaşanabilir dünya vizyonu ile nasıl bir farkındalık inşa etmek istediği hakkında konuştuk. Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Orhan Karal'ın stratejik ortaklık kurgusu ise marka ve kurumlara çok daha dinamik bir yol haritası vaat ediyor.

ESAS Holding YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ EMİNE SABANCI KAMIŞLI: GENÇLİK VE İSTİHDAMDA FIRSAT EŞİTLİĞİ YARATAN SOSYAL MODEL

Günümüzde sosyal sorumluluğun bir duyarlılıktan öte, artık temel bir performans göstergesi olarak değerlendirildiğini belirten Emine Sabancı Kamışlı, topluma geri vermenin her ölçekteki işletme için elzem olduğunu vurguluyor. "2015 yılında babam Şevket Sabancı'nın vizyonuyla Esas Sosyal'i kurarken, burayı diğer iş kollarımız gibi etkileri ölçülebilir ve araştırmaya dayalı bir yapı olarak kurguladık" diyen Kamışlı, sosyal sorumluluğun bir 'iş kolu' ciddiyetiyle yönetilmesinin kurumlara sağladığı olumlu getirilerin altını çiziyor.

EĞİTİMLİ GENÇ İŞSİZLİĞİNE VERİ ODAKLI ÇÖZÜMLER

Esas Sosyal'in 11 yıldır saha araştırmaları doğrultusunda 'gençlik ve istihdam' odağında derinleştiğini dile getiren Kamışlı; özellikle işverenlerce daha az tercih edilen devlet üniversitelerinden mezun gençlere odaklandıklarını belirtiyor. 'Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat' ve 'Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım' gibi programlarla gençlerin iş hayatına öz güvenli ve donanımlı adımlar atmalarını hedeflediklerini söyleyen Kamışlı, bugüne kadar 81 ilden ve 99 farklı üniversiteden 2 bini aşkın gencin hayatına dokunduklarını ifade ediyor. Sosyal yatırımlarda şeffaflık ve ölçülebilirliğin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Kamışlı, projelerinin başarısını bağımsız Sosyal Yatırımın Geri Dönüşü (SROI) analizleriyle kanıtlıyor. "Araştırarak ve dinleyerek derinlemesine fayda yaratmayı hedefliyoruz" diyen Kamışlı, İlk Fırsat Programı'nın her 1 liralık yatırım için 2.5 lira; İngilizce Fırsatım Programı'nın ise 6.6 lira değerinde sosyal fayda yarattığına dikkat çekiyor. Bu veriler, sosyal yatırımın sadece bir harcama değil, toplumsal sermayeyi büyüten bir çarpan etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

EKOSİSTEM VE ORTAK AKLIN GÜCÜ

Toplumsal sorunların tek bir kurum tarafından çözülemeyeceğini belirten Kamışlı, "Sosyal yatırım ego değil, iş birliği sever" diyerek tüm kurumları el ele vermeye davet ediyor. beş bin kişiden oluşan geniş bir ekosistemin gücünü arkalarına aldıklarını ifade eden Kamışlı, topluma geri verme anlayışının suya atılan bir taşın dalga dalga yayılması gibi bütünsellik taşıması gerektiğini vurguluyor.

ESAS HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ EMİNE SABANCI KAMIŞLI: GENÇLİK VE İSTİHDAMDA FIRSAT EŞİTLİĞİ YARATAN SOSYAL MODEL

Günümüzde sosyal sorumluluğun bir duyarlılıktan öte, artık temel bir performans göstergesi olarak değerlendirildiğini belirten Emine Sabancı Kamışlı, topluma geri vermenin her ölçekteki işletme için elzem olduğunu vurguluyor. "2015 yılında babam Şevket Sabancı'nın vizyonuyla Esas Sosyal'i kurarken, burayı diğer iş kollarımız gibi etkileri ölçülebilir ve araştırmaya dayalı bir yapı olarak kurguladık" diyen Kamışlı, sosyal sorumluluğun bir 'iş kolu' ciddiyetiyle yönetilmesinin kurumlara sağladığı olumlu getirilerin altını çiziyor.

EĞİTİMLİ GENÇ İŞSİZLİĞİNE VERİ ODAKLI ÇÖZÜMLER

Esas Sosyal'in 11 yıldır saha araştırmaları doğrultusunda 'gençlik ve istihdam' odağında derinleştiğini dile getiren Kamışlı; özellikle işverenlerce daha az tercih edilen devlet üniversitelerinden mezun gençlere odaklandıklarını belirtiyor. 'Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat' ve 'Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım' gibi programlarla gençlerin iş hayatına öz güvenli ve donanımlı adımlar atmalarını hedeflediklerini söyleyen Kamışlı, bugüne kadar 81 ilden ve 99 farklı üniversiteden 2 bini aşkın gencin hayatına dokunduklarını ifade ediyor. Sosyal yatırımlarda şeffaflık ve ölçülebilirliğin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Kamışlı, projelerinin başarısını bağımsız Sosyal Yatırımın Geri Dönüşü (SROI) analizleriyle kanıtlıyor. "Araştırarak ve dinleyerek derinlemesine fayda yaratmayı hedefliyoruz" diyen Kamışlı, İlk Fırsat Programı'nın her 1 liralık yatırım için 2.5 lira; İngilizce Fırsatım Programı'nın ise 6.6 lira değerinde sosyal fayda yarattığına dikkat çekiyor. Bu veriler, sosyal yatırımın sadece bir harcama değil, toplumsal sermayeyi büyüten bir çarpan etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

EKOSİSTEM VE ORTAK AKLIN GÜCÜ

Toplumsal sorunların tek bir kurum tarafından çözülemeyeceğini belirten Kamışlı, "Sosyal yatırım ego değil, iş birliği sever" diyerek tüm kurumları el ele vermeye davet ediyor. beş bin kişiden oluşan geniş bir ekosistemin gücünü arkalarına aldıklarını ifade eden Kamışlı, topluma geri verme anlayışının suya atılan bir taşın dalga dalga yayılması gibi bütünsellik taşıması gerektiğini vurguluyor.

(Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı)

MESULİYET VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Sosyal yatırımları kâr amacı güden yatırımlarla aynı hassasiyette yönettiklerini belirten Kamışlı, kaynakları verimli kullanmanın kurumsal bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor. Önümüzdeki dönemde de ortak akılın gücünden yararlanarak, istihdamda fırsat eşitliği yaratmaya ve gençlerin potansiyellerini açığa çıkarmaya devam edeceklerini söyleyerek vizyonunu net biçimde ortaya koyuyor.

SOSYAL YATIRIM PROGRAMLARI

*Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat Programı: Devlet üniversitesi mezunlarına ilk iş deneyimi desteği.

*Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım Programı: İstihdamda yabancı dil engelini kaldırmaya yönelik eğitim bursu.

*Mezun Programı: Eğitimini tamamlayan gençlerin kariyer yolculuğunda sürdürülebilir destek.

*Esas Sosyal Ekosistemi: 5 bin kişiyi aşan mentor ve destekçi ağı.

ALARKO ŞİRKETLER TOPLULUĞU CEO'SU ÜMİT N. YILDIZ: DEĞER ZİNCİRİNDE 'ANLAMLI FARK YARATMA' MODELİ UYGULANIYOR

Alarko Holding'de kurumsal sosyal sorumluluk projelerini değer yaratma modelinin doğal bir uzantısı olarak ele alıyor. Ümit N. Yıldız, yalnızca ekonomik değil, çevresel ve toplumsal boyutlarda da pozitif etki yaratmaya odaklandıklarını vurguluyor. "Aldığımız her kararda, attığımız her adımda insanı, doğayı ve toplumu merkeze alma yaklaşımı kurucularımızdan devraldığımız kurumsal felsefemizin temelini oluşturuyor" diyen Yıldız, kurumsal yönetim ilkelerini çok erken içselleştirmiş bir topluluk olarak, sosyal sorumluluğu stratejik bir yönetim disipliniyle yönettiklerini ifade ediyor.

FIRSAT EŞİTLİĞİNDE 4 BİN KADINA ULAŞAN DÖNÜŞÜM

Kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımında kadınların ekonomik hayata katılımını ve gençlerin eğitime erişimini öncelikli başlıklar olarak konumlandırdıklarını dile getiren Yıldız, fırsat eşitliğini sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılan temel bir kaldıraç olarak gördüklerini belirtiyor. Yıldız, bu yaklaşımın en somut örneği olan Girişim Öncüleri Programı'na dikkat çekerek eğitim, mentorluk ve hibe desteğini içeren bütüncül bir modelle bugüne kadar dört binin üzerinde kadını dijital pazarlamadan finansal yönetime kadar pek çok farklı başlıkta eğitimlerle buluşturduklarını, 40 girişime ise doğrudan destek sağladıklarını söylüyor.

(Alarko Şirketler Topluluğu CEO'su Ümit N. Yıldız)

TARIMDA KAPSAYICI İSTİHDAM VE STRATEJİK YOL HARİTASI

Toplumsal fayda çalışmalarını alanında yetkin sivil toplum kuruluşları ve grup şirketleri arasındaki sinerjiyle büyüttüklerini ifade eden Yıldız, Tarımda Sürdürülebilirlik Görev Gücü bünyesinde yayımladıkları rapora dikkat çekerek; "Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi raporu, kapsayıcı istihdam modelleri için güçlü bir yol haritası sunuyor" diyor. 400'e yakın sektör paydaşının katılımıyla ortaya koydukları çıktıları saha eğitimleriyle somutlaştırdıklarını vurgulayan Yıldız, Tarım Grubu ile yapılan güç birliği sayesinde modern tarım alanında değer üreten girişimcilere verilen hibe desteğinin büyütüldüğünü özellikle belirtiyor.

EĞİTİM VE SANATTA ÖLÇÜLEBİLİR POZİTİF ETKİ

Burs programlarıyla gençlerin eğitim yolculuklarına eşlik ettiklerini ve İKSV iş birliğiyle yürütülen 'Sanata İlk Adım' projesiyle çocukları erken yaşta sanatla buluşturduklarını belirten Yıldız, topluluğun tüm şirketlerinin kendi sektörlerinde örnek projeler yürüttüğünü paylaşıyor. Sosyal projeleri kısa vadeli olmak yerine uzun soluklu ve ölçülebilir yapılar olarak kurguladıklarını dile getiren Yıldız, ardından sorumlu iletişim ilkeleriyle hareket ederek, dokundukları her alanda anlamlı bir fark yaratmayı hedeflediklerinin altını çiziyor.

BORUSAN HOLDİNG İNSAN, İLETİŞİM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK GRUP BAŞKANI NURSEL ÖLMEZ ATEŞ: GELECEĞİ ONARMAK İÇİN MİRASTAN STRATEJİYE UZANAN YOL

Küresel risk raporlarının işaret ettiği 'polikriz' çağında kurumların sosyal sorumluluk yaklaşımının eski usul bir hayırseverlikten çok daha öteye geçtiğini vurgulayan Nursel Ölmez Ateş, bu konunun artık bir risk yönetimi ve itibar sermayesi haline geldiğini belirtiyor. "Şirketlerin değeri artık sadece ekonomik büyüklükle değil, ekosistemde yarattıkları pozitif etkiyle ölçülüyor" diyen Ateş, Borusan'ın bu yaklaşımını kurucu Asım Kocabıyık'tan miras kalan 'memlekete gönül borcu' vizyonuyla temellendiriyor. Bugün bu mirasın, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu; iklim, insan ve inovasyon eksenli ölçülebilir bir iş modeline dönüştüğünü ifade ediyor.

KATILIMCI DEMOKRASİ İLE GÖNÜLLÜLÜK EKOSİSTEMİ

Sosyal sorumluluğun 'tepeden inme' talimatlarla değil, içselleştirilmiş bir kültürle mümkün olacağını dile getiren Ateş, iç iletişimde uyguladıkları 'katılımcı demokrasi' modeline dikkat çekiyor. 2008 yılında kurulan Okyanus Gönüllü Borusanlılar Platformu'nun çalışanları salt birer uygulayıcı olmaktan çıkarıp projenin tasarımcısı konumuna getirdiğini belirten Ateş, "Gönüllülük projelerinde yer alan çalışanların kurum aidiyeti ve iş tatmini çok daha yüksek. Hiyerarşiden bağımsız omuz omuza çalışmak, şirket kültürünü ofis duvarlarının ötesine taşıyan en güçlü harçtır" sözleriyle bu sinerjinin önemini özetliyor.

(Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş)

YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER İÇİN KULUÇKA MERKEZİ: SÜRDÜRÜLEBİLİR FAYDA

Borusan'ın yalnızca bir 'proje sponsoru' olmadığını, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı modelini benimsediğini belirten Ateş, Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı'na işaret ediyor. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle yürütülen bu programın bir kuluçka merkezi gibi çalıştığını söyleyen Ateş, "Finansal kaynak sağlamanın ötesinde, kapasite geliştirme, mentorluk ve ağ kurma desteği ile fikirlerin sürdürülebilir iş modellerine dönüşmesini sağlıyoruz" diyerek toplumsal fayda yaratma potansiyelini inovasyonla birleştirdiklerini ifade ediyor.

VERİYLE KANITLANAN SOSYAL ETKİ VE KALDIRAÇ GÜCÜ

İzleme ve raporlama metodolojisi sayesinde sosyal sorumluluk projelerinin çıktılarını net verilerle takip ettiklerini vurgulayan Ateş, programın somut başarısını çarpıcı bir veriyle paylaşıyor. Yarattıkları kaldıraç etkisiyle programa yatırılan her birimin katlanarak toplumsal değere dönüştüğünü belirten Ateş, bu inovatif yaklaşımın yeni teknoloji trendleri ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda düzenli olarak güncellendiğini ve daha derin bir etki yaratmayı hedeflediklerini söylüyor. Tüm bu dönüşümün odağında verinin ve samimiyetin yer aldığını net biçimde ortaya koyan Ateş, Borusan'ın değişimi sadece izleyen değil, değişimin bizzat kendisi olan bir aktör olduğunun altını çiziyor. Ölçülebilir ve ölçeklenebilir projelerle tüm paydaşlar için değer üretmeye devam edeceklerini belirten Ateş, 'iklim, insan ve inovasyon' önceliklerinden taviz vermeden geleceği onarma misyonunu sürdüreceklerini ifade ediyor.

ECZACIBAŞI HOLDİNG KURUMSAL İLETİŞİM KOORDİNATÖRÜ VE DR. NEJAT F. ECZACIBAŞI VAKFI GENEL SEKRETERİ İLKAY YILDIRIM AKALIN: KÜLTÜR, SANAT VE BİLİMLE GELECEĞİ İNŞA ETMEK

Eczacıbaşı Topluluğu'nun kuruluş felsefesinde ekonomik başarının toplumsal gelişimle iç içe geçtiğini vurgulayan İlkay Yıldırım Akalın, dijitalleşen dünyada kurumsal sosyal sorumluluğun bir proje değil, stratejik bir kimlik olduğunu belirtiyor. "1940'lı yıllardan bu yana toplumsal yatırımlarımız, ekonomik faaliyetlerimizle eş zamanlı filizlendi" diyen Akalın, 'çağdaş, kaliteli ve sağlıklı yaşam' idealinin topluluğun temel paydası olduğunu hatırlatıyor. Bugün gelinen noktada kurumsal yatırımların, sadece fiziksel imkanlar değil, bireyin zihinsel sağlığını ve toplumsal farkındalığını güçlendiren bütüncül bir ekosistem yarattığını ifade ediyor.

SPORDA DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜN 60 YILLIK MİRASI

Eczacıbaşı Spor Kulübü'nün bu yıl kutlayacağı 60. yılının önemine dikkat çeken Akalın, kadın voleyboluna yapılan yatırımın salt bir sportif faaliyetin ötesine geçtiğini dile getiriyor. "Kadın voleybolu yatırımı, bugün kız çocuklarının ve genç kadınların güçlenmesine katkı sağlayan devasa bir ekosistemi temsil ediyor" sözleriyle sporun sosyal dönüşümdeki rolünü özetliyor. Kartal'da 2025'in Ekim ayında açılışı yapılan yeni spor salonunun, uluslararası standartlarda bir deneyim sunduğunu ve bu ekosistemin 'Geleceğe Smaç' gibi projelerle yeni nesillere yayıldığını özellikle vurguluyor.

(Eczacıbaşı Holding Kurumsal İletişim Koordinatörü ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Genel Sekreteri İlkay Yıldırım Akalın)

KÜLTÜR VE SANATLA YAŞAMI ZENGİNLEŞTİREN İŞ BİRLİKLERİ

Kurumsal sorumluluğun ayrılmaz bir parçası olan kültür ve sanat alanında İKSV, İstanbul Modern ve İKSEV gibi kurumlara verilen desteğin altını çizen Akalın, bu yatırımların sürdürülebilirliğine işaret ediyor. "Kültür sanatın geniş kitlelerle buluşmasına ve canlı kalmasına katkı sunarken, tüm Eczacıbaşılıları da bu deneyime ortak ediyoruz" diyen Akalın; müze ziyaretlerinden rehberli turlara, festivallerden Kırmızı Lale Kart avantajlarına kadar geniş bir yelpazede çalışan bağlılığı ile toplumsal faydayı birleştirdiklerini belirtiyor. Gençlerin gelişimine özel bir parantez açan Akalın, Eczacıbaşı Genç Bilet ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Eğitim Burs Programı ile üniversite öğrencilerine sadece ekonomik değil, sosyal ve kariyer odaklı fırsatlar sunduklarını anlatıyor. "Bilim alanında Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Tıp Ödülleri ile yenilikçiliği teşvik ederken, Müzik Bursları ve Edebiyat Ödülleri ile sanatın her dalında üretimi görünür kılıyoruz" diyen Akalın, bu yaklaşımın toplumsal yatırımları reaktif bir modelden çıkarıp, geleceği şekillendiren proaktif bir yapıya dönüştürdüğünü söylüyor.

VERİ VE DEĞER ODAKLI TOPLUMSAL ETKİ

Tüm bu dönüşümün merkezinde topluluğun köklü değerlerinin ve veriye dayalı stratejilerin yer aldığını ifade eden Akalın, kurumsal değerlerle günlük iş pratikleri arasında kurulan güçlü bağın önemine değiniyor. 'Eczacıbaşı Gönüllüleri' gibi yapılarla 2025 yılında da 'Bizim Okullar, Bizim Çocuklar' projesi gibi somut çıktılar üretmeye odaklandıklarını belirten Akalın, Türkiye'nin kültürel ve bilimsel birikimini küresel standartlarla buluşturan projelerin toplumsal ölçeklenmede kilit rol oynadığını söylüyor.

ZORLU HOLDİNG KURUMSAL İLETİŞİM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK GENEL MÜDÜRÜ ŞAHİKA ÖZCAN ORTAÇ: AKILLI HAYAT 2030 VİZYONU

Zorlu Holding'in toplumsal yatırımlarının geçici projeler yerine etki gücü yüksek, sürdürülebilir bir stratejiye dayandığını belirten Şahika Özcan Ortaç, 'Akıllı Hayat 2030' vizyonuyla hareket ettiklerini vurguluyor. "Toplumsal yatırımlarımızı dönemsel bütçeler yerine, radikal iş birlikleriyle etki alanımızı genişletecek mecralara yönlendiriyoruz" diyen Ortaç; kamu, akademi ve sivil toplumla kurulan bağların stratejik önemine dikkat çekiyor. Grup şirketleriyle birlikte ortak değer temelli bir yaklaşımla, her yıl kârın belirli bir kısmını doğrudan toplumsal faydaya kanalize ettiklerini ifade ediyor.

NİTELİKLİ EĞİTİMDE 35 BİN GENCE ULAŞAN MİRAS

Mehmet Zorlu Vakfı aracılığıyla eğitimi toplumsal dönüşümün anahtarı olarak konumlandırdıklarını dile getiren Ortaç, bugüne kadar dokuz eğitim kurumu kurduklarını ve 35 binin üzerinde gence burs desteği sağladıklarını hatırlatıyor. "Sadece öğrencileri değil, onları yetiştiren öğretmenleri de destekliyoruz" sözleriyle, eğitimin tüm paydaşlarını kapsayan bir ekosistem kurduklarını özetliyor. Bu kapsamda iki binin üzerinde öğretmenin yetkinlik gelişimine katkı sağladıklarını özellikle belirtiyor.

(Zorlu Holding Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Genel Müdürü Şahika Özcan Ortaç)

KÜLTÜR VE SANATTA ERİŞİLEBİLİRLİK VE KAPSAYICILIK

Kültür ve sanatın sürdürülebilirliğinin ancak kapsayıcılıkla mümkün olduğunu ifade eden Ortaç, Zorlu Çocuk Tiyatrosu ve Zorlu PSM projelerine işaret ediyor. "23 yılda bir milyona yakın çocuğu tiyatroyla buluşturduk" diyen Ortaç, Zorlu Holding desteğiyle hayata geçen İlk Tiyatrom İlk Konserim projesiyle sanata erişimi kısıtlı beş binden fazla bireye kapılarını açtıklarını vurguluyor. PSM Atölye ve Akademi programlarıyla yaratıcı endüstrilerin geleceğini inşa ettiklerini anlatıyor.

SOSYAL İNOVASYONDA 'BİRLİKTE ÜRETİM' ZEMİNİ

Derinleşen küresel sorunların çözümünde sosyal inovasyonun gücüne inandıklarını belirten Ortaç, 10. yılını kutlayan imece platformuna dikkat çekiyor. Sosyal girişimlerin ilk adımlarına ve büyüme süreçlerine destek verdiklerini söyleyen Ortaç, 'Gençler için değil, gençlerle birlikte' anlayışıyla kurulan imeceLAB ile 10 binden fazla gencin sosyal etki odaklı yetkinlik kazandığı bir üretim zemini oluşturduklarını ifade ediyor. Holdingin gelecek vizyonunda 'Eşit Bi Hayat' yaklaşımının ve çevresel sürdürülebilirliğin kritik rol oynadığını net biçimde ortaya koyan Ortaç, kadınların her alanda eşit temsili ve biyoçeşitliliğin korunması için onarıcı uygulamaları hayata geçirdiklerini söylüyor. "Önümüzdeki dönemde de kaynaklarımızı eşitlikçi bir gelecek inşa etmek ve etkimizi derinleştirmek için kullanmaya devam edeceğiz" diyerek toplumsal yatırım stratejilerinin kararlılıkla süreceğini vurguluyor.

CENGİZ HOLDİNG KURUMSAL İLETİŞİM DİREKTÖRÜ EBRU ERDOĞAN: STRATEJİK ÜRETİMDEN KÜLTÜREL MİRASA

Cengiz Holding'in Türkiye ekonomisine sunduğu katkının yanı sıra, üretim yaptığı her bölgede yerel kalkınmanın da ana motoru olduğunu vurgulayan Ebru Erdoğan, holdingin toplumsal yatırım stratejisini 'yerel değerlerin korunması ve geleceğe taşınması' üzerine kurduklarını belirtiyor. Çanakkale'den Siirt'e uzanan geniş bir coğrafyada; Eti Bakır, Eti Alüminyum, Cengiz Enerji ve Cengiz İnşaat gibi ana kollarla faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Erdoğan, bu üretimin yalnızca ekonomik değil, kültürel ve çevresel bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini ifade ediyor.

KÜLTÜREL HAFIZAYA ARKEOLOJİK DESTEK

Grup şirketleri aracılığıyla yürüttükleri arkeolojik kazı desteklerinin Anadolu'nun tarihsel derinliğini gün yüzüne çıkardığını dile getiren Erdoğan, Samsun İkiztepe Höyüğü'nden Efes Antik Kenti'ne kadar uzanan geniş bir çalışma sahasına işaret ediyor. "Çanakkale'deki İnkaya Mağarası gibi 86 bin yıllık geçmişe ışık tutan keşiflere grup şirketimiz Truva Bakır ile hayat veriyoruz" diyen Erdoğan, bu projelerin bilimsel keşiflerin ötesinde bir sürdürülebilirlik modeli sunduğunu ve kültürel hafızanın korunmasına doğrudan hizmet ettiğini vurguluyor.

SANAYİ Z.0 İLE GENÇLERE ÜRETİM ODAKLI GELECEK

Eğitimi ve mesleki gelişimi toplumsal yatırımın merkezine koyduklarını belirten Erdoğan, Eti Alüminyum'un MEB iş birliğiyle yürüttüğü 'Sanayi Z.0 Programı'na dikkat çekiyor. Mesleki ve teknik lise öğrencilerine burs ve staj imkanı sunarak nitelikli iş gücü yetiştirdiklerini ifade eden Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl ilk mezunlarını veren bu projeyle, gençlerin erken dönemde modern üretim standartlarıyla buluşmasını sağlıyoruz" sözleriyle eğitimin sanayi ile entegrasyonuna verdikleri önemi özetliyor.

(Cengiz Holding Kurumsal İletişim Direktörü Ebru Erdoğan)

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VİZYONU

Çevresel sürdürülebilirliği somut ve ölçülebilir projelerle yönettiklerini vurgulayan Erdoğan, Eti Bakır'ın ilköğretim seviyesindeki 'Çevre Müfettişleri' projesiyle bugüne dek 4 bin 200 öğrenciye ulaştıklarını belirtiyor. Sadece eğitimle yetinmeyip doğaya doğrudan katkı sağladıklarını ifade eden Erdoğan, "Bugüne kadar üç milyondan fazla ağaç dikimi gerçekleştirdik; Orman Genel Müdürlüğü ile imzaladığımız protokol kapsamında dört yıl içinde bir milyon yeni ağacı daha toprakla buluşturacağız" diyerek yeşil dönüşüm hedeflerini netleştiriyor. Tüm bu faaliyetlerin odağında verimlilik ve toplumsal fayda dengesinin yer aldığını belirten Erdoğan, Cengiz Enerji'nin ReAktör Programı ile üniversite öğrencilerine sundukları mentorluk desteğinin, genç mühendis adayları için bir "kuluçka merkezi" işlevi gördüğünü söylüyor. Hayvan barınaklarından modern laboratuvarlara kadar geniş bir yelpazede yerel ihtiyaçlara dokunduklarını belirten Erdoğan, Anadolu'nun potansiyelini küresel ölçekte bir başarı hikayesine dönüştürmeye devam edeceklerini ifade ediyor.

HAYAT HOLDİNG GLOBAL KURUMSAL İLETİŞİM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DİREKTÖRÜ ÇAĞLAYAN KENT: TOPLUMSAL DAYANIKLILIK İÇİN NESİLLER BOYU SÜRECEK FAYDA

Hayat Holding'de sosyal sorumluluğun dönemsel projelerle sınırlı kalmadığını, iş yapış biçimlerini ve liderlik anlayışlarını şekillendiren stratejik bir duruş olduğunu vurgulayan Çağlayan Kent, toplumsal faydayı büyüme vizyonunun merkezine koyduklarını belirtiyor. "Başarıyı yalnızca finansal göstergelerle değil, ürettiğimiz sosyal etkiyle değerlendiriyoruz" diyen Kent, bu yaklaşımın en somut örneğinin afet sonrası rehabilitasyonda bir rol modele dönüşen 'Hayat İyi Yaşam Merkezi' olduğunu ifade ediyor.

AFET SONRASI İYİLEŞMEDE ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya Samanköy'de hayata geçirilen Hayat İyi Yaşam Merkezi'nin, acil ihtiyaçların ötesinde uzun vadeli bir sosyal fayda modeli sunduğunu dile getiren Kent, projenin çok paydaşlı yapısına dikkat çekiyor. Malatya Valiliği, AFAD, Hacettepe ve İnönü Üniversiteleri ile kurulan bu yapının, bilimi temel alan rehabilitasyon yaklaşımıyla Türkiye'de bir ilk olduğunu belirten Kent, "Bu model, afet sonrası iyileşme süreçleri için kalıcılığı ve etki gücü yüksek bir yol haritası sunuyor" sözleriyle gelinen noktayı özetliyor.

EKOLOJİK OKURYAZARLIK VE ERKEN YAŞTA FARKINDALIK

Sosyal fayda vizyonunu kriz dönemlerinin ötesine taşıyarak eğitim ve çevre odaklı projelerle derinleştirdiklerini anlatan Kent, MEB iş birliğiyle yürütülen 'Hayata İyi Bakarız' projesine işaret ediyor. 2023-2026 yılları arasında 100 bini aşkın öğrenciye ekolojik okuryazarlık bilinci aşılamayı hedeflediklerini söyleyen Kent, çevre duyarlılığının bir davranış dönüşümüne dönüşmesi için çalıştıklarını vurguluyor. Ayrıca, otizmde erken teşhise odaklanan 'Benimle Oynar Mısın?' projesiyle 0-8 yaş aralığındaki çocuklar ve aileleri için kritik bir destek mekanizması kurguladıklarını ifade ediyor. Tüketici grubu markaları aracılığıyla toplumsal gelişimi desteklediklerini belirten Kent, Molped'in 'Bir Kız Bin Umut' projesiyle kız çocuklarının biyopsikososyal gelişimine odaklandıklarını söylüyor. Molfix ile beş yıldır sürdürülen 'Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Programı'nın bu yıl Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle daha kapsamlı bir yapıya bürüneceğini müjdeleyen Kent, "Kalıcı ve yaygın etki sunmanın yolu, sahayı en iyi tanıyan kamu paydaşlarıyla birlikte hareket etmekten geçiyor" diyerek iş birliğinin kaldıraç etkisine değiniyor.

(Hayat Holding Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Çağlayan Kent)

GELECEĞİN STRATEJİSİ: ÖLÇÜLEBİLİR VE KAPSAYICI DEĞER

Hayat Holding'in 'Nesiller Boyu Fayda' misyonuyla hareket ettiğini net biçimde ortaya koyan Kent, geçici çözümler yerine toplumun gerçek ihtiyaçlarını doğru tespit etmeye odaklandıklarını belirtiyor. Kamu kurumlarıyla kurulan stratejik ortaklıkların, sosyal etkiyi tabana yaymada temel bir fonksiyon üstlendiğini ifade eden Kent, önümüzdeki dönemde de fırsat eşitliğini ve toplumsal dayanıklılığı odağa alan, ölçülebilir projelerle değer üretmeye devam edeceklerini vurguluyor.

ZEREN GROUP YÖNETİM KURULU ÜYESİ SEDA ZEREN ADIGÜZEL: İNSANA VE SPORA YATIRIMLA BÜYÜYEN SÜRDÜRÜLEBİLİR EKOSİSTEM

Zeren Group olarak toplumsal faydayı kurumsal kimliğin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirten Seda Zeren Adıgüzel, kısa vadeli desteklerin ötesine geçen 'çok katmanlı bir etki alanı' oluşturmayı hedeflediklerini vurguluyor. "Eğitimden spora, gençlik gelişiminden çalışan katılımına uzanan tüm çalışmalarımızı birbirini besleyen bir ekosistem olarak kurguluyoruz" diyen Zeren Adıgüzel, üretmeyi, birlikte düşünmeyi ve çözüm geliştirmeyi teşvik eden bir modelin altını çiziyor.

BİR SEN BİR GELECEK: ULUSLARARASI STANDARTLARDA EĞİTİM

Zeren Adıgüzel toplumsal yatırım stratejilerinin merkezinde yer alan 'Bir Sen Bir Gelecek' programının üçüncü döneminde 400 üniversite öğrencisine ulaştıklarını dile getiriyor ve CIFAL İstanbul, UNITAR ve Bahçeşehir Üniversitesi ile kurulan stratejik iş birliğine dikkat çekiyor. İletişimden liderliğe uzanan 29 derslik hibrit eğitim modelini 'Hayal Atölyesi' ile taçlandırdıklarını belirten Zeren Adıgüzel, "Öğrencilerimiz edindikleri teorik bilgiyi, toplumsal sorunlara yönelik projelere dönüştürerek somut değer üretiyorlar" sözleriyle programın çıktılarını özetliyor.

(Zeren Group Yönetim Kurulu Üyesi Seda Zeren Adıgüzel)

KADIN VOLEYBOLUNDA STRATEJİK VE ULUSLARARASI DURUŞ

Sosyal etki yaklaşımının spor alanında özellikle kadın voleybolu üzerinden şekillendiğini ifade eden Zeren Adıgüzel, Zeren Spor Kulübü'nün Sultanlar Ligi ve 1. Lig'deki varlığını stratejik bir konumlandırma olarak tanımlıyor. Ardından "CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi isim ortaklığımızla desteğimizi uluslararası boyuta taşıdık" diyor. Zeren Adıgüzel, altyapı yatırımları ve spor okullarıyla daha fazla kız çocuğunu sporla buluşturmayı hedeflediklerini, TEGV iş birliği gibi projelerle de sportif başarıyı toplumsal faydayla birleştirdiklerini vurguluyor.

DAYANIŞMANIN GÜCÜ VE MESLEKİ GELİŞİM

6 Şubat depremlerinin ardından MYZ Co Charge markasıyla ArsaVev Hatay Voleybol Spor Kulübü'ne verdikleri sponsorluk desteğinin, sporun iyileştirici gücüne olan inançlarını yansıttığını belirten Zeren Adıgüzel, genç yetenekler için geliştirdikleri 'YourZ Staj Programı'na da değiniyor. Zeren Adıgüzel sekiz ay süren yapılandırılmış staj programı ile eğitim ve profesyonel hayat arasındaki köprüyü güçlendirdiklerini söylerken aynı zamanda çalışan gönüllülüğünü de kurum kültürünün yaşayan bir parçası haline getirdiklerini ifade ediyor. Yarattıkları etkiyi sadece sayılarla değil, dokunulan hayatlarla değerlendirdiklerini net biçimde ortaya koyan Zeren Adıgüzel, projelerin insan odaklı ve katılımcı bir yapıda olmasının kalıcı değer ürettiğini belirtiyor. Zeren Group'un eğitim, gençlik ve spora yaptığı yatırımların ortak paydasının 'birlikte üretme iradesi' olduğunu da ifade eden Zeren Adıgüzel, uzun vadeli toplumsal katkı hedeflerinden taviz vermeden büyümeye devam edeceklerinin altını çiziyor.

KALE GRUBU KURUMSAL İLETİŞİM VE ETKİ YATIRIMLARI BÖLÜM BAŞKANI VE KALESERAMİK VAKFI GENEL MÜDÜRÜ RANA BİRDEN: KÖKLERDEN BESLENEN YENİ NESİL DÖNÜŞÜM

Rana Birden, 21. yüzyılın iş dünyasını 'sorumluluk alanının genişlediği' bir dönem olarak tanımlıyor. "Asıl dönüşüm teknoloji yatırımlarının ötesinde, karar alma zihniyetinde gerçekleşiyor" diyen Birden; iklim krizi ve derinleşen eşitsizlikler karşısında sosyal ve çevresel körlüğün artık en büyük stratejik risk olduğunu vurguluyor. Birden, ekonomik sürdürülebilirliği toplumsal etkiyle harmanlayan bu anlayışın çağın gerçekleriyle yeniden yorumlanmış bir 'köklerden beslenme' hikayesi olduğunu ifade ediyor.

ETKİ YATIRIMCILIĞI VE ANLAM ARAYIŞI

Küresel sermayenin artık yalnızca getiri değil, dayanıklılık ve uzun vadeli değer aradığını dile getiren Birden, dünya genelinde etki yatırımcılığının 1.5 trilyon dolar seviyesine ulaştığına dikkat çekiyor. "Genç kuşaklar çalıştıkları kurumlarda anlam arıyor, tüketiciler ise markaların toplumsal tutarlılığını sorguluyor" sözleriyle pazarın yeni dinamiklerini özetleyen Birden, Avrupa Birliği sürdürülebilirlik regülasyonlarının da bu süreci finansal performans kadar etki performansını raporlamaya zorladığını hatırlatıyor. 10 yılı geride bırakan İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı'nın sadece bir ödül mekanizması değil, kolektif bir öğrenme zemini olduğunu belirten Birden, girişimcilerin sahadaki cesaretinin dönüşümü kalıcı kıldığını söylüyor. "Dönüşüm, insana dokunduğu yerde başlar" diyen Birden, mentorluk, iş geliştirme ve ağ desteği sağladıkları bu ekosistemin yanı sıra "Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi" ile üniversite öğrencilerine sosyal inovasyon yetkinliği kazandırdıklarını ifade ediyor.

(Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden)

KÜLTÜREL MİRAS VE YEREL KALKINMA SİNERJİSİ

Toplumsal fayda stratejilerinin sanatı gündelik yaşama taşıyan projelerle de desteklendiğini anlatan Birden, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM) aracılığıyla seramik sanatının mirasını yaşattıklarını vurguluyor. 'KTSM Mahallende' gibi projelerle sanatı kamusal alanın parçası haline getirdiklerini belirten Birden, aynı zamanda Nevruz Köyü Kadınları Kooperatifi gibi yerel kalkınma modelleriyle kadın emeğinin ekonomiye kazandırılmasında aktif rol aldıklarını söylüyor.

GELECEĞİN İNŞASI: ORTAK AKIL VE KALICI ETKİ

Üretimi hiçbir zaman sadece ekonomik bir faaliyet olarak görmediklerini net biçimde ortaya koyan Birden; Kaleseramik Vakfı üzerinden yürüttükleri burs ve beceri geliştirme programlarıyla dezavantajlı gruplara istihdam odaklı fırsatlar sunduklarını belirtiyor. Sosyal etkiyi merkeze alan bu ortak akılla, yeşertilen her fikirde kalıcı izler bırakmayı hedeflediklerini söyleyen Birden, geleceği bu bilinçle inşa etmeye kararlı olduklarının altını çiziyor.

SANKO HOLDİNG KURUMSAL İLETİŞİM DİREKTÖRÜ (CCO) PINAR ULUTAŞ: KAZANCINI TOPLUMSAL FAYDAYA DÖNÜŞTÜREN KÖKLÜ BİR PAYLAŞIM GELENEĞİ

Sosyal sorumluluğu değer sistemlerine entegre edilmiş bir kurum kültürünün doğal uzantısı olarak tanımlayan Pınar Ulutaş, toplumsal yatırımların sürdürülebilir değer yaratma anlayışının temel unsuru olduğunu belirtiyor. 'Bu topraklardan kazandığımızı yine bu topraklara sunmak' vizyonunun altını çizen Ulutaş; eğitimden sağlığa, kültür-sanattan spora kadar geniş bir yelpazede, özellikle gençleri odağına alan bir gelişim modelini benimsediklerini ifade ediyor. 1989 yılında kurulan Sani Konukoğlu Vakfı aracılığıyla kamu ve sivil toplumla kurulan iş birliklerinin, yaygınlaştırılabilir ve kalıcı modeller üretmede kilit rol oynadığını belirtiyor.

EĞİTİMDE NİTELİKLİ VE SAĞLIK ODAKLI GELECEK

Eğitimi toplumsal ilerlemenin en güçlü motoru olarak konumlandırdıklarını dile getiren Ulutaş, Sani Konukoğlu Vakfı ile bugüne kadar 30 binin üzerinde gence burs sağladıklarını hatırlatıyor. Türkiye'nin ilk sağlık temalı vakıf üniversitelerinden biri olan SANKO Üniversitesi ve Özel SANKO Okulları ile nitelikli eğitime öncülük ettiklerini söyleyen Ulutaş, "Milli Eğitim Bakanlığına teslim edilen 25 okul ve kurulan araştırma hastanemizle toplumsal hizmetin her alanında varlığımızı sürdürüyoruz" sözleriyle fiziksel yatırımların toplumsal karşılığını özetliyor.

(Sanko Holding Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Ulutaş)

KÜLTÜREL MİRASIN GELECEĞE TAŞINAN KİMLİĞİ

Kültürel mirası geçmişe saygının ötesinde bir kimlik meselesi olarak gördüklerini belirten Ulutaş, Zeugma ve Karkamış Antik Kenti projelerine işaret ediyor. Karkamış Antik Kenti'nde inşa edilen dünyanın en özgün koruyucu çatısı ile arkeolojik kalıntıları güvence altına aldıklarını vurgulayan Ulutaş, "2026 Mart ayına kadar Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde görülebilecek sergimizle, Hititlerin mirasını gün yüzüne çıkarıyor ve konservasyon çalışmalarıyla tarihimize sahip çıkıyoruz" diyerek kültürel hafızanın korunmasındaki kararlılıklarını dile getiriyor.

SANAT, SPOR VE TEKNOLOJİYLE GELİŞEN EKOSİSTEM

Toplumsal iyileşme ve gelişimin sanat ve sporla mümkün olduğunu ifade eden Ulutaş; Kommagene Bienali ana sponsorluğu ve SANKO Sanat Galerisi ile kültürel zenginliği uluslararası boyuta taşıdıklarını anlatıyor. Sporun birleştirici gücünü ise Adil Sani Konukoğlu Spor Lisesi ve Paralimpik Dünya Şampiyonu Yiğit Caner Aydın'ın sponsorluğuyla desteklediklerini belirten Ulutaş, "TEKNOFEST'in 6 yıllık ana paydaşı olarak Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda 600 bin gence çevre ve enerji vizyonu kazandırmanın gururunu yaşıyoruz" diyor. Kurumsal sosyal sorumluluk vizyonunu projelerin ötesine taşıyarak çalışanların aktif katılımıyla büyüttüklerini ifade eden Ulutaş, SANKO Gönüllüleri platformunun önemine değiniyor. Çalışanların gönüllü katkılarıyla hem faaliyet gösterilen bölgelerde somut etki yaratıldığını hem de kurum içi dayanışma kültürünün güçlendiğini belirten Ulutaş, önümüzdeki dönemde de insanı merkeze alan, kapsayıcı ve ölçülebilir değer üretmeye devam edeceklerini söyleyerek vizyonunu netleştiriyor.

IC HOLDİNG GRUP KURUMSAL İLETİŞİM VE SOSYAL ETKİ DİREKTÖRÜ ASLI ÜNLÜ: ÖLÇÜLEBİLİR VE TUTARLI BİR SOSYAL FAYDA TASARIMI

Kurumsal sorumluluk kavramının iyi niyet beyanlarının ötesine geçerek derinleştiğini vurgulayan Aslı Ünlü, IC Holding'in toplumsal fayda yaklaşımını 'kararların yönünü belirleyen temel bir referans' olarak tanımlıyor. Çağımızda güvenin sadece söylemle değil, tutarlı davranış ve ölçülebilir katkıyla inşa edildiğinin altını çizen Ünlü; holding yapısının ve İbrahim Çeçen Vakfı'nın çalışmalarının bu ortak zemin üzerinde yükseldiğini belirtiyor. Yarım asrı aşan yolculuklarında asıl değerin, inşa edilen yapıların büyüklüğünden ziyade dokunulan hayatlarda ortaya çıktığına inandıklarını ifade ediyor.

DAYANIŞMACI FİLANTROPİ: BİLGİ VE DENEYİMİN PAYLAŞIMI

İbrahim Çeçen Vakfı çatısı altında 'dayanışmacı filantropi' yaklaşımını benimsediklerini belirten Ünlü, filantropiyi yalnızca finansal destek sağlamak olarak değil. Aksine bilgi, deneyim ve kurumsal birikimi paylaşarak çoğaltmak olarak gördüklerini dile getiriyor. Ünlü, "Bir mühendisin uzmanlığını gençlerle buluşturması veya bir şefin tecrübesini gastronomi öğrencileriyle paylaşması, sosyal sorumluluğu kurum kültürünün yaşayan bir pratiğine dönüştürüyor" diyerek etkinin kurumun iç dinamiklerinde de karşılık bulduğunu belirtiyor.

(IC Holding Grup Kurumsal İletişim ve Sosyal Etki Direktörü Aslı Ünlü)

UZUN VADELİ KAPASİTE VE FIRSAT EŞİTLİĞİ

Sosyal yatırımların kısa vadeli görünürlük yerine uzun vadeli kapasite inşası için kurgulandığını ifade eden Ünlü, önümüzdeki dönemde odağı daha da netleştirdiklerini belirtiyor. Özellikle gençlerin eğitim ve istihdam yoluyla üretim süreçlerine katılımını sağlayan ve fırsat eşitliğini destekleyen programlara öncelik verdiklerini söyleyen Ünlü, bu çalışmaların veriye dayalı etki analiziyle desteklenmesinin önemine dikkat çekiyor.

SÖYLEM VE EYLEM ARASINDAKİ MESAFENİN DARALTILMASI

Bugün kurumların en büyük sınavının söyledikleriyle yaptıkları arasındaki mesafe olduğunu savunan Aslı Ünlü, IC Holding olarak bu mesafeyi mümkün olduğunca daraltmayı hedeflediklerini belirtiyor. Şeffaflık ve sonuç odaklılık ilkeleriyle hareket ettiklerini vurgulayan Ünlü, kalıcı etkinin ancak tutarlılık, süreklilik ve paydaşlarla birlikte üretilen bir değer anlayışıyla mümkün olabileceğinin altını çiziyor.

EN ÇOK OKUNANLAR