Yayın Tarihi:
18 Şubat 2026 15:44Yayın Tarihi:
18 Şubat 2026 15:44
1998 yılından bu yana raylı sistemlerden veri merkezlerine kadar devasa projelerde imzasını gördüğümüz Orge Elektrik, son yıllarda kabuk değiştiriyor. Orge Yönetim Kurulu Başkanı Nevhan Gündüz liderliğindeki şirket, sadece bir elektrik müteahhidi olmanın ötesine geçerek, yazılım ve donanımı kendisine ait şarj üniteleri ve teknoloji iştirakleriyle küresel bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. 2025'in durağanlığını yeni ihaleler ve teknolojik lansmanlarla aşan Orge'nin, 2026 stratejilerini ve gelecek hedeflerini Nevhan Gündüz'den dinledik.
*2025 yılı Orge Elektrik için nasıl geçti? Odak noktalarınız neler oldu, hangi projelere ağırlık verildi?
Sektör olarak nispeten durağan bir yılı geride bıraktık. 2025 yılında ülke ekonomisinde özellikle sektörümüzde görülen yavaşlamanın, global ve yerel, siyasi ve ekonomik konjonktür dikkate alındığında kabul edilebilir seviyede olduğunu değerlendiriyoruz. Bu durumun, kısa bir süre içerisinde ekonomik odaklanmanın yoğunlaşması ile geride bırakılacağına dair inancımızı sürdürüyoruz. Buna karşın, yıl içinde ertelenen ve/veya bekletilen bir kısım ihalelerin yılın son döneminde nihayetlendiğini de gözlemledik. Bu hareketlenme sayesinde biz de iki yeni projeye başlama fırsatı bulduk. Diğer taraftan, 2025 yılında hakim durumda olduğumuz pazarlarda ağırlığımızı korurken, yeni alt sektörlere de giriş yapabilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şirketimizin teknoloji ve yeşil taahhüt dönüşümünün yapıtaşlarından biri olacağına inandığımız, e-mobilite yatırımlarımız arasında yer alan Elektrikli Araç Şarj Ünitelerinden AC tip Round ürünümüzü satışa çıkardık. Bu alanda ilk siparişler alındı, teslim ve kurulum işlemleri tamamlandı. Teknoloji iştirakimiz Lixhium'un lider 'EV' (Electric Vehicle) yol planlama uygulaması konumunu aşarak, EV ekosisteminde Super-App olma yolculuğu da bizi heyecanlandırıyor.
* 2025 yılında lansmanını yaptığınız şarj ünitelerinin, 2026 yılı finansallarında operasyonel kârlılığa katkısının hangi oranda olmasını bekliyorsunuz? Bu yeni iş kolu geleneksel taahhüt işlerinizin marjlarını yukarı taşıyacak mı?
İşin doğası gereği, yeni elektrikli araç satışları ve mevcut elektrikli araç stoğu bu ürünlere olan ihtiyacı ve olası pazar büyüklüğünü doğrudan etkiliyor. Her geçen yıl büyüyen bu pazarda biz de kuvvetli şekilde yer alacağız. Yapacağımız yurt içi ve yurt dışı satışlarla önümüzdeki yıllarda gelirlerimizin hatırı sayılır bölümü bu alandan sağlanıyor olacak. Yazılım ve donanımı kendimize ait olan bu ürünlerin satışı operasyonel karlılığımıza da olumlu katkı sağlayacak.
*2030'da Avrupa'da ilk 10 hedefiniz var. Bu noktada 2026, bu hedef için İngiltere ve Hollanda gibi pazarlarda 'yerleşme' yılı olacak mı?
Ürünümüzün gelişmiş pazarlarda yer alabilmesi için gerekli altyapıya yatırım yaptık. Bu alanda Avrupa'da rekabete girebilecek bir ürüne sahibiz. Önümüzdeki yıllarda Avrupa'da ilk 10 hedefimiz çerçevesinde pek çok ülkede ürün satışına yönelik girişimlerimiz olacak.
*GES projelerinde 2026 yılına yönelik ciddi bir kapasite artışı öngörüyor musunuz?
Santral kurulumlarında enerji depolamanın da işin içine girdiği senaryoda yatırım tutarı doğrudan ikiye katlanıyor. Bu sebeple, mevcut ekonomik ortamda bu yatırımların beklenenin çok altında kaldığını ifade edebiliriz. Verilen kapasitelerin çok altındayız ama 2026 ve takip eden yıllarda bu alanda yatırımların artmasının elzem hale gelebileceğini düşünüyoruz. Zira güneş ve rüzgardan her an yararlanma imkanı bulunmadığından, kesintisiz enerji arz edebilen bir santral için depolama sistemlerinin hayati önemi bulunuyor.
*Gebze-Darıca ve Bursa metrosu gibi kritik projeler 2026 içinde teslim aşamasına gelecek. Bu büyük projelerin tamamlanmasından doğacak likiditeyi, teknoloji odaklı yeni yatırımlara mı yoksa temettü/geri alım odaklı bir modele mi yönlendirmeyi planlıyorsunuz?
Taahhüt işinin doğası gereği, şirketimiz yaptığı imalatlar karşılığı ödemelerini işverenlerle yapılan sözleşmeler çerçevesinde normal koşullar altında aylık hakedişlerle tahsil ediliyor ve bu ödemelerin proje süresince tahsili yapılıyor. Bununla birlikte, mevcut e-mobilite yatırımlarımız ve bu alanda olası genişleme yatırımlarımız şirketin var olan özkaynaklarıyla finanse edilebiliyor. Hisse geri alım tarafında ise 2018 yılından bugüne; şirketimiz paylarının fiyatına ilişkin yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak, piyasada oluşan düşük şirket değerlemesinden kaçınmak, vergi avantajı sağlamak, sermaye yapısını optimize etmek, çalışanların pay sahipliği planlarında kullanmak, serbest nakit akımlarını değerlendirmek, vb. amaçlarla ve bu amaçların bir bütün olarak optimize olmasına özen göstererek şirketimiz paylarının geri alımı söz konusu olabiliyor. Mevcut kaynaklarımızla geri alım programımıza bu fonu yeterli miktarda sağlayabiliyoruz.
*Veri merkezleri son derece hayati yatırımlar olarak çıkıyor karşımıza. 2026'da yeni yatırımlar gündemde mi?
1998 yılından bugüne gerek altyapılar gerekse üst yapılar tarafında pek çok farklı iş tipinde projelerde elektrik müteahhidi olarak görev aldık. Veri merkezleri de bunlardan biri. Ülkemizde bu alana yönelik yerli ve yabancı grupların önemli yatırımları artarak devam ediyor. Önümüzdeki dönemde gerek yurt içi gerekse yakın coğrafyalarda yapılacak veri merkezi yatırımlarında elektrik alt yüklenicisi olarak yer alma arzumuzu koruyoruz.
*Sürdürülebilirlik vizyonunuzdan ve bu kapsamındaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Orge Elektrik olarak sürdürülebilirlik vizyonumuzu, iş süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Enerji verimliliğini artıran mühendislik çözümlerinin yaygınlaştırılması, karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunacak uygulamaların hayata geçirilmesi ve çevresel etkileri minimum düzeyde tutan tedarik zinciri süreçlerinin oluşturulması, temel sürdürülebilirlik hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ayrıca, çalışanlarımızın gelişimine yatırım yapmak, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü kurumsal DNA'mızın bir parçası haline getirmek, topluma ve çevreye karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek, kurumsal değerlerimizin temelini oluşturuyor. Diğer yandan, mevcut iş kollarımızda dijitalleşmeye ve süreç otomasyonuna yatırım yaparak, kurumsal verimliliğimizi daha ileri bir noktaya taşımayı planlıyoruz. Ayrıca, 2015 yılından bu yana sürdürdüğümüz 'Sıfır Atık' programımıza ek olarak geçtiğimiz yıl itibarıyla TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporumuzu da yayımlamaya başladık.