
2025 yılında ABD'li zenginlerin satın aldıkları sığınaklar sık sık gündeme gelmişti. Ancak sığınak ilgisi sadece ünlü ya da milyarderlerle sınırlı değil.
Bu sığınakları üreten şirketlerden Vivos Shelters'ın Yönetici Müdürü Dante Vicino, geçen yıl AA muhabirine, sığınaklara olan talebin son yıllarda arttığını; bunun, farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini söylemişti. ABD örneğinde nüfusun ve insan trafiğinin az olduğu bölgelerde tercih edilen sığınaklar, sadece bireysel olarak değil, insanların küçük gruplar halinde yaşayabileceği topluluklar halinde de oluşturulabiliyor.
DEFCON Underground şirketinin sahibi Cory Hubbard ise sığınakların genellikle bireysel olarak talep edildiğini ancak bazı şirketlerin de sığınak yaptırmak istediğini belirterek insanların, "Dünya savaşı, iç savaş, sivil huzursuzluk, hava durumu ve yangınlar" gibi endişelerle sığınakları tercih ettiğini söylüyor.
Jeopolitik gerilimlerin sığınaklara talebi artırdığını vurgulayan Hubbard, "Ukrayna'daki savaş, şimdiye kadar gördüğümüz en büyük artışlardan birine yol açtı." yorumunu yapıyor.
Bununla birlikte Avrupa'da öyle bir ülke var ki sığınak sayısı 370 bini buluyor. Peki, neden?

Fotoğraf: Envato
YERALTINDAKİ ÜLKE: İSVİÇRE
İsviçre'de bugün yaklaşık 370 bin özel sığınak ve 5 binden fazla büyük kamu sığınağı bulunuyor. Toplam kapasite ise 9 milyona yaklaşarak ülke nüfusunu tamamen barındırabilecek düzeye ulaşıyor. Hatta bazı bölgelerde sığınak sayısının nüfustan fazla olduğu belirtiliyor.
Bu sistemin temelleri Soğuk Savaş'ın en gergin yıllarında atıldı. 1963'te çıkarılan bir yasa ile yeni inşa edilen konutlarda sığınak yapılması zorunlu hale getirildi.
Ülkede 1959 yılında yapılan referandumda seçmenlerin çoğunluğu, anayasal düzeyde sivil koruma sisteminin kurulmasına onay verdi. Bu karar, II. Dünya Savaşı'nda Avrupa şehirlerinin yerle bir edilmesi ve Japonya'ya atılan atom bombalarının yarattığı yıkımın doğrudan etkisiyle alındı. Hızla tırmanan nükleer silahlanma yarışı kaygıları daha da artırmıştı. Ülke farklı bir yol seçti: Sivilleri koruyacak geniş çaplı bir sığınak ağı kurmak. Bu amaçla 1963'te federal sivil savunma kurumu oluşturuldu ve yeni binalarda sığınak yapılması zorunlu hale getirildi.
Apartmanların bodrumlarında bulunan kalın beton duvarlı, ağır çelik kapılı odalar bu yüzden neredeyse standart mimari unsur haline geldi. Evinde sığınak yapamayanlar ise belediyelerin inşa ettiği büyük ortak sığınaklara yönlendiriliyordu.
İsviçre sığınakları yalnızca basit barınma alanları değil. Yıllar içinde nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırılara dayanacak şekilde tasarlanmış. İçeride haftalarca yaşanabilmesi için yataklar, su depoları, tuvalet sistemleri ve temel yaşam malzemeleri planlanıyor. Barış zamanında ise bu alanlar çoğunlukla depo, kiler, hobi odası olarak kullanılıyor.
Ülkenin en dikkat çekici tesislerinden biri Luzern yakınlarındaki dev yeraltı kompleksi olan Sonnenberg Bunker. Soğuk Savaş sırasında on binlerce kişiyi barındıracak şekilde tasarlanan bu tesis, aynı zamanda otoyol tüneli olarak da kullanılabilecek biçimde inşa edildi. Her ne kadar planlanan kapasiteyle hiçbir zaman aktif kullanılmasa da, dünyanın en büyük sivil sığınak projelerinden biri olarak kabul ediliyor.
GEZGİNLERİN İLGİ ODAĞI OLDU
Bir zamanlar felaket senaryoları için hazırlanan bu yapılar, günümüzde "karanlık turizm" (dark tourism) meraklılarının radarına girmiş durumda. Turizm uzmanları, yeraltı sığınaklarının özellikle macera arayan gezginler ve tarih meraklıları için yeni bir niş alan oluşturduğunu belirtiyor.
Modern dünyada sığınaklara ilgi yeniden yükselirken, İsviçre aslında onlarca yıl önce "yeraltında ikinci bir ülke" inşa etmiş.
SIĞINAKLAR YENİLENECEK
Bu arada ülke geçen yıl sığınakların yenilenmesi kararı da aldı. Bu yıl başlatılacak bir programla 200 büyük sığınak, 276 milyon dolarlık harcamayla 15 yılda yenilenecek.