USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Güncelleme Tarihi:

13 Mayıs 2026 14:37

Yayın Tarihi:

13 Mayıs 2026 14:35

Yayın Tarihi:

13 Mayıs 2026 14:35

Güncelleme Tarihi:

13 Mayıs 2026 14:37

Kolda değil tabakta: Bu ülkede Rolex yemek bir gelenek

Dünyanın geri kalanı için "Rolex" kelimesi lüks saatleri çağrıştırabilir. Ancak Doğu Afrika'daki Uganda'da durum bambaşka. Burada birine "Rolex" deyince size kolunu göstermez; sizi en yakın sokak tezgahına götürür.

Kolda değil tabakta: Bu ülkede Rolex yemek bir gelenek

Dünyanın geri kalanı için "Rolex" kelimesi lüks saatleri çağrıştırabilir. Ancak Doğu Afrika'daki Uganda'da durum bambaşka. Burada birine "Rolex" deyince size kolunu göstermez; sizi en yakın sokak tezgahına götürür.

Rolex; Uganda mutfağının kalbinde yer alan, bir "chapati" (lavaş benzeri yassı ekmek) içine sarılmış omletten oluşan meşhur bir sokak lezzeti. Taste Atlas'a göre genellikle lahana, domates, soğan ve bazen yeşil biber gibi taze sebzelerle zenginleştirilen bu dürüm; ülkede hızlı, ucuz ve doyurucu bir öğün arayanların vazgeçilmezi. Uganda'nın kentsel merkezlerinde, özellikle Busoga bölgesinde doğup Kampala'nın öğrenci ve işçi çevrelerinde bir fenomene dönüşen bu yemek, bugün ülkede bir ulusal gurur kaynağı olarak görülüyor.


Peki, nasıl oldu bir sokak atıştırmalığı, dünyanın en pahalı saat markasıyla aynı adı taşıyan küresel bir şöhrete dönüştü?

Bu ikonik ismin hikayesi aslında tamamen tesadüf ve yerel bir kelime oyununa dayanıyor. Yemeğin asıl adı, yapılış şeklini tarif eden İngilizce "Rolled Eggs" (Dürüm Yapılmış Yumurta) ifadesiydi.

Ancak Ugandalı sokak satıcıları bu kelimeyi hızlıca telaffuz ederken, ifade zamanla evrilerek kulaklarda "Rolex" olarak tınlamaya başladı. Halk bu benzerliği o kadar sevdi ki, "Dünyanın en pahalı saatini en ucuza biz yiyoruz" esprisi ulusal bir slogan haline geldi.

Rolex'in kökleri, 20. yüzyılın başlarında İngiliz sömürge döneminde demiryolu inşaatı için bölgeye gelen Hintli işçilere kadar uzanıyor.

Kaynaklara göre Hintliler yanlarında "chapati" (lavaş benzeri yassı ekmek) kültürünü getirdi. Ugandalılar bu ekmeği daha yumuşak ve esnek bir hale getirdi. 90'larda Kampala'daki Makerere Üniversitesi öğrencileri, bu ekmeğin içine hızlıca pişmiş bir omlet sarılmasını talep edince bugünkü Rolex doğmuş oldu.

Ucuz, doyurucu ve taşınabilir olması, onu kısa sürede "öğrenci dostu" bir yiyeceğe dönüştürdü.

Rolex, zamanla sadece bir atıştırmalık olmaktan çıkıp Uganda'nın kültürel simgesi haline geldi.

2022 yılında YouTuber Raymond Kahuma önderliğinde 60 kişilik bir ekip, tam 204.6 kilogram ağırlığında ve 2 metreden uzun bir Rolex yaparak Guinness Dünya Rekoru'nu kırdı. Bu olay, yemeğin ününü tüm dünyaya duyurdu.

2016 yılında Uganda Turizm Bakanlığı, Rolex'i resmi olarak "Ulusal Yemek" ilan etti.

Geleneksel bir Rolex; ince bir sebzeli omletin, taze pişmiş chapati üzerine serilip domates ve lahana ile dürüm yapılmasıyla hazırlanıyor. Ancak fenomen o kadar büyüdü ki farklı versiyonları türemiş.

Afrika kıtasının doğu kesiminde yer alan ve denize kıyısı olmayan kara ülkesi Uganda, ekvator çizgisi üzerinde yer alıyor. Başkenti Kampala olan Uganda'nın ekonomisi çoğunlukla tarıma dayalı olup, nüfusun büyük bir kısmı küçük çiftçilikle geçimini sağlıyor. Fotoğraf: AA/2024

Tropik meyvelerin çokça bulunduğu Uganda'nın başkenti Kampala'da, yeşil renkli ve sert olan matoke muzu, restaurant ve sokak tezgahlarında kızartması yapılarak "plantain" adıyla sabah kahvaltılarında ilgi görüyor. (Anadolu Ajansı / 2024

EN ÇOK OKUNANLAR