USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

28 Ağustos 2026 11:32

Güncelleme Tarihi:

28 Ağustos 2026 11:32

Güncelleme Tarihi:

28 Ağustos 2026 11:32

Yayın Tarihi:

28 Ağustos 2026 11:32

Tarım teknolojilerinde yeni güç birliği

Üniversiteleri, girişimcileri, üreticileri ve sanayiyi aynı çatı altında buluşturan Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), yerli tarım teknolojilerinin gelişimini hızlandırırken Türkiye'nin gıda bağımsızlığı için ortak bir ekosistem inşa ediyor.

Tarım teknolojilerinde yeni güç birliği

Küresel iklim krizi, su kıtlığı, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirindeki kırılmalar, gıdanın artık tamamen stratejik bir güç olduğunu gösteriyor. Nitekim yaşlanan üretici nüfusu ve büyüyen gıda riski karşısında teknoloji, tarım sektörü için mutlak bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda Türkiye'de dönüşüme öncülük eden Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), tarlayı ve ahırı birer veri merkezine dönüştürme vizyonuyla hareket ediyor. Girişimcileri, üreticileri ve akademiyi tek çatı altında toplayan bu yapı, böylece toprağın hafızasını yapay zeka ile buluşturarak gıdada tam bağımsız bir Türkiye modeli kurguluyor. Ayrıca kümelenme, doğrudan insana yatırım yaparak ekosistemi tabandan yukarıya doğru büyütüyor.

GÖKYÜZÜNDEN TOPRAĞA İNEN ÖZGÜVEN

Türkiye, son on yılda savunma sanayisinde gençlerin yerli ve milli imkanlarla ürettiği insansız hava araçları sayesinde çok büyük bir özgüven devrimi yaşadı. 'Biz bunu yapabiliriz' duygusunun gökyüzünde kanıtlanmasının ardından, aynı başarıyı ve teknolojiyi toprakta da sergilemek amacıyla 2025 yılında TÜME kuruldu. TEKNOFEST İstanbul sahnesinde kırmızı montlarıyla, akıllı ahırlarıyla ve yerli teknolojileriyle yer alan kümelenme, makinelerden ziyade insan odaklı bir ekosistem kurmayı öncelik haline getirdi. Bu doğrultuda TÜME Yönetim Kurulu Üyesi Cem Seven, bu yola çıkış motivasyonunu şu sözlerle açıklıyor: "Son on yılda bu ülkenin gençleri, 'yapamayız' denileni yaptı ve insansız hava araçlarını yerli imkanlarla üretti. Ortaya çıkan çok güçlü bir duygu vardı: Biz bunu yapabiliriz. Biz buna özgüven devrimi diyoruz. Bunu gökyüzünde gösterdik, peki ya toprakta? İşte TÜME 2025'te bu sorunun cevabı olarak doğdu. Hedefimiz net; tarım teknolojisini sadece kullanan değil üreten, gıdada bağımsız bir Türkiye inşa etmek."

YERLİ YAZILIMA VE TOPRAĞIN HAFIZASINA ODAKLANILMALI

Türkiye'nin tarım teknolojilerindeki en büyük fırsatını, yetişmiş insan kaynağı ve otonom sistemler üretebilen mühendislik kabiliyeti oluşturuyor. Bugün otonom sağım sistemlerinden otonom yem merkezlerine, görüntü işlemeden davranış sensörlerine ve akıllı iklim platformlarına kadar pek çok ileri teknolojiyi yerli mühendisler geliştiriyor. Ancak ekosistemin önündeki en büyük engel, üretilen bu bağımsız cihazların birbiriyle konuşamaması, entegre olamaması olarak öne çıkıyor. İşin sırrının tek tek cihazlarda değil, hepsini ortak bir akılda buluşturmakta olduğunu belirten Seven, teknolojiyi dışarıdan satın almak yerine yerli yazılıma ve toprağın hafızasına odaklanılması gerektiğini vurguluyor.

GENÇ KUŞAK İÇİN YENİ TARIM

Türkiye'de tarım nüfusunun yaş ortalaması 58'e yükselirken, köylerdeki genç nüfus oranı yüzde 2'ye kadar geriledi. Gençlerin topraktan uzaklaşmasının üretimden ziyade geleneksel hayvancılığın 365 gün süren ağır yaşam biçimi olduğunu belirten Cem Seven, dijitalleşme ve yapay zekanın bu zorlukları aşarak tarımı yeniden cazip kılacağını ifade ediyor. Otonom sağım ve yem sistemleri, görüntü işleme ve sensör teknolojileri sayesinde üretimin kolaylaşacağını vurgulayan Seven, veriye dayalı bu yeni modelin sektöre sadece verimlilik değil, aynı zamanda genç insan kaynağı kazandıracağını söylüyor. Gençleri yeniden toprağa çekebilmek; kamu, özel sektör, medya, akademi ve sivil toplumun ortak çalışmasını gerektiriyor. Bu tabloda ekosistem kurucu rolünü üstlenen TÜME, YÖK ile imzalanan stratejik protokol kapsamında Türkiye'nin 10 üniversitesinde yapay zeka destekli otonom eğitim ve Ar-Ge çiftliklerini devreye alıyor. Süreci maddi unsurlardan önce insana yatırım yaparak başlattıklarını belirten Cem Seven, TÜME'nin bu masada bir rakip olmadığını vurguluyor. Çalışmaların tamamen insan odaklı ilerlediğini ifade eden Seven, önce doğru profilleri bulup ikna ettiklerini, ardından eğitim, donanım ve sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak gençleri kaynağa yönlendirdiklerini belirtiyor.

40 BİN FURKAN ARANIYOR

Tarım teknolojilerinde bağımlılığı kırmanın yolu, yerli otonom sistemleri ticari ürün aşamasına taşımaktan geçiyor. Kendi ülkesinde referansı olmayan bir teknolojinin küresel pazarda karşılık bulamayacağını vurgulayan Cem Seven; tam otonom robotik süt sağım sistemi gibi yerli projelerle sektöre bir dönüm noktası vaat ediyor. Kümelenme, uluslararası vitrin olarak gördüğü TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa'da tarım teknolojilerini savunma sanayisiyle yan yana sergilemeye hazırlanıyor. Önümüzdeki 10 yılda ahırların birer veri merkezine dönüşeceğini öngören Seven, hedeflerinin her biri 50 başlık işletme kuracak 40 bin genç üreticiye ulaşmak olduğunu belirtiyor. Bu modelin ülke genelinde iki milyon anaç hayvan anlamına geldiğini ifade ederek, köyüne dönen Furkan gibi genç üreticileri eğitip donattıklarını ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirdiklerini söylüyor. Son olarak Seven, geleceğe giden yolun gökyüzünden değil, tarladan başladığını hatırlatarak hedeflerinin 40 bin genç üreticinin elinden tutmak olduğunu ekliyor.

(TÜME Yönetim Kurulu Üyesi Cem Seven)

EN ÇOK OKUNANLAR