USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Sektörler

Yayın Tarihi:22 Ocak 2026 13:30

Sürdürülebilirliğin anahtarı yönetişimde

Sürdürülebilirlik, raporlama başlıklarının ötesine geçerek karar alma süreçlerinin merkezine yerleşiyor; yönetişim, ekonomik, çevresel ve sosyal etkileri birlikte ele alan yeni bir çerçeve olarak öne çıkıyor.

Sürdürülebilirliğin anahtarı yönetişimde

ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, şirketlerde yaygın olarak kullanılan ESG yaklaşımının, sürdürülebilirliğin doğasına uygun bütüncül bir perspektif sunmadığını vurguluyor. Mevcut kısaltmanın, sürdürülebilirliği entegre bir yönetim anlayışı yerine parçalı bir uygulama alanı gibi konumlandırdığına dikkat çeken Argüden şu değerlendirmede bulunuyor: "ESG'nin en temel sorunlarından biri olarak, finansal raporlama ile sürdürülebilirlik raporlaması arasındaki ayrım gösteriliyor. Bu ayrım, sürdürülebilirliğin şirket kararlarına tam olarak nüfuz etmediğini ortaya koyuyor. Finansal raporlamayı sürdürülebilirlik raporlamasından ayırmak, ESG'yi ek bir faaliyet haline getiriyor." Bağımsız bir raporlama alanı olarak ele alınan çevresel ve sosyal etkilerin, finansal performanstan ayrı düşünülemeyeceğini hatırlatan Argüden, çevresel ya da sosyal bir konunun şirket için önemli olmasının, aynı zamanda finansal sonuçlar üzerinde de etkisi olacağını öngörüyor.

DOĞRU İNSANLAR, ETKİN SÜREÇLER, GÜVENİLİR BİLGİLER VE GÜÇLÜ DEĞERLER

Yönetişim; ayrı bir etki alanı değil, ekonomik, çevresel ve sosyal etkiler doğuran tüm karar ve eylemleri kapsayan rehberlik ve gözetim çerçevesi olarak tanımlanıyor. Argüden, bu nedenle sürdürülebilirlik tartışmalarında odağın, çevre ve sosyal başlıkların yönetişimine kayması gerektiğini söylüyor. Bu çerçevede Argüden, sürdürülebilirliğin ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerinin yönetişimini merkeze alan Governance of Economic&Environmental&Social Impacts -G(EES)- kısaltmasını öneriyor. Gerçek ve kalıcı bir dönüşümün ancak sürdürülebilirliğin yönetişimine öncelik verilmesiyle sağlanabileceğini vurguluyor. Argüden, yönetişimi; paydaşların güvenini kazanmayı amaçlayan, kuruluşun uzun vadeli sürdürülebilirliğini destekleyen ve yöneticilere rehberlik ile gözetim sağlayan temel bir çerçeve olarak tanımlıyor. İyi yönetişimin yalnızca yapı ve kurallardan ibaret olmadığını belirten Argüden, bu yaklaşımın değer ve güven inşa etmeye odaklanan bir kurum kültürünün geliştiği iklimi ifade ettiğine dikkat çekiyor. Argüden'e göre kurumların sürdürülebilir değer yaratabilmesi için doğru insanlara, etkin süreçlere, güvenilir bilgilere ve güçlü değerlere sahip olması gerekiyor.

GELECEĞİN YÖNETİŞİM ANLAYIŞI

Geleceği şekillendirecek bir yönetişim anlayışının, kararların ve eylemlerin ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerini birlikte değerlendirmeyi zorunlu kıldığını dile getiren Argüden, bu perspektifin kurumların bakış açılarını genişleterek dönüştürmesini ve söz konusu anlayışın yönetişim sistemlerine entegre edilmesini gerektirdiğini belirtiyor. Ayrıca sürdürülebilir bir gelecek için entegre düşünce ve entegre raporlama yaklaşımının benimsenmesini, zaman perspektifinin genişletilmesini ve etkilerin değerlendirilmesinde çifte önemlilik ilkesinin esas alınmasını temel unsurlar arasında gösteriyor. Bunun yalnızca kurumlar için değil, kolektif eylem ve sorumlu davranış yoluyla toplum genelinde güven ortamının güçlendirilmesi açısından da kritik olduğuna işaret ediyor.

(ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden)

EN ÇOK OKUNANLAR