Sağlıklı Gezegen, Sağlıklı İnsanlar ve Sağlıklı İş olmak üzere birbiriyle bağlantılı üç temel sütun üzerine inşa edilen Health³ , Opella'nın bugüne kadarki en kapsamlı sürdürülebilirlik taahhüdü olma özelliğine sahip. Şirket bu adımla birlikte çevresel, toplumsal ve kurumsal etkilerin birbirini güçlendirdiği yaklaşımıyla sürdürülebilirlik yolculuğunda yeni bir döneme giriyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Opella Sürdürülebilirlikten Sorumlu Global Başkan Marissa Saretsky şunları söyledi: "Birbirine bağlı küresel sorunların, yine birbirine bağlı çözümler gerektirdiği bir dönemdeyiz. İklim riskleri ve sosyal eşitsizlikler birbirini besliyor ve tek bir müdahaleyle çözülemeyecek sonuçlar yaratıyor. Health³, gezegen, insanlar ve iş dünyası üzerindeki etkilerimizi birlikte güçlendirme taahhüdümüzü temsil ediyor. Bu yaklaşım sayesinde yalnızca değer yaratmıyor, dünyanın karşı karşıya olduğu temel sorunlara çözüm üretme kapasitemizi de artırıyoruz."
Opella Afrika-Orta Doğu-Türkiye (AMET) Genel Müdürü Feirouz Ellouze ise "Sürdürülebilirliği stratejik önceliklerimizin merkezine yerleştirerek, öz bakımın geleceğini yeniden tanımlamak için çalışıyoruz. Opella'da, öz bakımın geleceğinin hem sürdürülebilir hem de son derece kapsayıcı olması gerektiğine inanıyoruz. Bizim için sağlık hizmetlerine gerçek erişim, eğitim, güven ve insanların sağlıkları hakkında bilinçli kararlar alabilmeleri için güçlendirilmesiyle ilgili. Bu nedenle, Türkiye'nin de içinde olduğu AMET Bölgesi genelinde sağlık okuryazarlığına büyük ölçekte yatırım yapıyor ve insanların sağlıklarını kendi ellerine almalarına yardımcı oluyoruz," dedi.
SAĞLIKLI GEZEGEN: İKLİM EYLEMİNDE YENİ ADIMLAR
Opella, iklim değişikliğini yalnızca çevresel değil aynı zamanda bir halk sağlığı konusu olarak ele alıyor. Şirket, emisyonlarının yüzde 97'sinin değer zincirinden kaynaklanması nedeniyle uzun vadeli karbon azaltımını stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor.
Bu kapsamda Opella, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflerken, 2034 yılına kadar Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarını yüzde 58,8 oranında azaltmayı amaçlıyor. Şirketin bu hedefleri 2025 yılında Science Based Targets Initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu yaklaşım, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %5'inden sorumlu olan sağlık sektörü açısından da kritik önem taşıyor.