USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Sektörler

Yayın Tarihi:30 Ocak 2026 17:16

Gerçek bir büyüme motoru

İnovasyonun tekil şirket çabası olmaktan çıkıp holding genelinde ortak değer üretmesi, ancak doğru vizyon ve yönetişimle mümkün.

Gerçek bir büyüme motoru

İnovasyonun holding ölçeğinde sürdürülebilir büyüme yaratabilmesi için önce ortak bir çerçevenin kurulması gerektiğini vurgulayan Dijital Park Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, bu yaklaşımın çıkış noktasını "İnovasyonu grup düzeyinde gerçek bir büyüme motoruna çevirmek için önce ortak vizyon ve yönetişimi doğru kurmak gerekir"sözleriyle ifade ediyor. Engin'e göre bu vizyon yalnızca üst düzey bir niyet beyanı olarak kalmamalı; grup içindeki tüm şirketlerin aynı dili konuşabildiği, şeffaf ve izlenebilir bir yapıya dönüşmeli.

İYİ ÖRNEKLERİN İZOLE KALMAMASI, TÜM ORGANİZASYONU DÖNÜŞTÜRÜYOR

Holding yapılarında inovasyonun en büyük risklerinden birinin, başarılı örneklerin tekil kalması olduğunu belirten Engin, bu noktada ortak bir akışın önemine dikkat çekiyor. Süreci ise "Herkesin görebildiği problem-fikir-prototip-ürün akışı, iyi örneğin izole kalmasını değil tüm şirkete yayılmasını sağlar" sözleriyle anlatıyor. Bu yaklaşım, inovasyonu bireysel başarı hikayelerinden çıkararak grup genelinde paylaşılan bir öğrenme ve değer üretme mekanizmasına dönüştürüyor. İnovasyonun kalıcı hale gelmesi için ölçülebilir olması gerektiğini vurgulayan Engin, ortak hedeflerin bu noktada belirleyici rol oynadığını söylüyor. Tahsin Engin, "Yaratılacak gelir, sürdürülebilirlik gibi ortak KPI'lar ve fikri mülkiyet lisanslama politikası şeffaflığı artırır" ifadesiyle, inovasyonun grup genelinde sahiplenilmesini sağlayan temel unsurları özetliyor. Bu yapı sayesinde inovasyon, yalnızca fikir üretme aşamasında kalmıyor; ticarileşme ve değer yaratma sürecinde de ortak bir zemine oturuyor.

GİRİŞİM MÜŞTERİSİ MODELİ

Engin, girişimlerle kurulan ilişkinin klasik iş birliklerinin ötesine geçmesi gerektiğini belirtiyor ve bu yaklaşımı 'girişim müşterisi' kavramıyla tanımlıyor. Buna göre Engin, "Girişim müşterisi, stratejik bir fayda elde etmek amacıyla girişim çözümlerini satın alan, kullanan ve benimseyen şirkettir" sözleriyle de bu modelin inovasyonu doğrudan operasyonun içine taşıdığını ifade ediyor. Bu sayede girişimler gerçek saha ve veriyle buluşurken, holdingler de yeni teknolojilere daha hızlı adapte olabiliyor.

GRUP İÇİ FONLAR BAŞARILI FİKİRLERİN TİCARİLEŞMESİNİ HIZLANDIRIYOR

İnovasyonun ölçeklenebilmesi için finansal destek mekanizmalarının da kurgulanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tahsin Engin, grup içi fonların bu süreçte kritik rol oynadığını dile getiriyor. "Grup içi fonlar, örneğin inovasyon fonu, başarılı fikirlerin ticarileşmesini hızlandırır" diyen Engin, bu yapının yalnızca projeleri değil kurum kültürünü de dönüştürdüğünü vurguluyor. Özellikle paylaşan, birlikte kazanan ve ortak hedeflere odaklanan bir yapı, inovasyonun kalıcı hale gelmesini sağlıyor. Holdinglerle teknoparklar arasındaki iş birliğinin stratejik önemine dikkat çeken Engin, bu ilişkinin ancak çıktı odaklı kurgulandığında anlam kazandığını belirtiyor. Bu yaklaşımı, "Holdinglerin teknoparklarla birlikteliği Ar-Ge'yi değer zincirine bağlar; bu da sürdürülebilir büyüme ve küresel rekabet gücü için kritik bir kaldıraç oluşturur" sözleriyle özetliyor. Böylece Ar-Ge, izole bir faaliyet olmaktan çıkıp doğrudan büyüme stratejisinin parçası haline geliyor.

EN ÇOK OKUNANLAR