USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Sağlık

Yayın Tarihi:27 Ocak 2026 18:11 / Güncelleme Tarihi:27 Ocak 2026 18:18

Nedir bu gündeme gelen Nipah Virüsü?

Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde birkaç Nipah virüsü vakasının tespit edilmesi Asya ülkelerinde tedirginlik yarattı. Bazı ülkeler havalimanlarında tarama önlemleri aldı. Peki, nedir bu Nipah virüsü...

Nedir bu gündeme gelen Nipah Virüsü?
Bugün internette çok arananlar arasında Nipah Virüsü de var. Çünkü, Hindistan yetkilileri geçen hafta Batı Bengal'de en az beş Nipah vakası doğruladı ve yaklaşık 100 kişiyi evlerinde karantinaya aldı. Bu haberler virüs korkularını tekrar küresel gündemin ilk sıralarına taşıdı.

Virüs, Asya'da endişe yarattı ve bazı ülkeler havaalanlarında tarama önlemlerini sıkılaştırdı. Yaşanan gelişme, Çin'de yılın en yoğun seyahat dönemi olan Ay Yeni Yılı tatilleri öncesine denk gelince bu durum da Çin'deki endişeleri artırdı. Ancak Independent'ın aktardığı habere göre Çinli halk sağlığı yetkilileri ve virologlar, Nipah virüsünün özelliklerinin geniş çaplı bir salgını olası kılmadığını belirtiyor. Virüs ölümcül olabilse de grip ya da SARS-CoV-2 gibi solunum yoluyla bulaşan virüslere kıyasla çok daha düşük hızda yayılıyor.

(25 Ocak 2026 Pazar günü Tayland'ın Suvarnabhumi Uluslararası Havalimanı'nda, karantina doktorları Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinden gelen yolcuların termal taramadan geçirilmesini izliyor. AP

NİPAH VİRÜSÜ NEDİR?

Peki, gelelim Nipah virüsü nedir sorusunun yanıtına?

Kayaklara göre Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara bulaşabilen bir hastalığa neden olur. Nipah virüsünün doğal taşıyıcısı, Pteropus cinsine ait meyve yarasalarıdır. Bu yarasalar "uçan tilkiler" olarak da bilinir.

Nipah virüsü ilk kez 1999 yılında Malezya ve Singapur'da, domuzlar ve insanlar arasında görülen bir salgın sonrasında keşfedilmiş. Bu salgında yaklaşık 300 kişi hastalandı ve bu kişilerin 100'den fazlası hayatını kaybetti. CDC'e göre ilk salgında yarasalar, Nipah virüsünü domuzlara bulaştırdı. Enfekte domuzlarla yakın temas halinde çalışan insanlar da hastalığa yakalandı.

NERELERDE GÖRÜLDÜ?

Nipah salgınları bugüne kadar yalnızca Bangladeş, Hindistan, Malezya, Filipinler ve Singapur'da rapor edilmiş. Ancak Nipah virüsünü taşıyan meyve yarasaları Asya'nın büyük bölümünde, Güney Pasifik'te ve Avustralya'da yaşamakta.

NİPAH VİRÜSÜ NEDİR? NASIL BULAŞIR?

Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) paylaştığı bilgiler yol gösterici. WHO'ya göre Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara bulaşabilen (zoonotik) ve aynı zamanda insandan insana da geçebilen tehlikeli bir virüs türü. Virüsün ana kaynağı, Pteropus cinsine ait meyve yarasaları. Ancak insanlara bulaşma yalnızca yarasalarla doğrudan temasla sınırlı değil.

Nipah virüsü;

-Enfekte yarasaların salya veya idrarıyla kirlenmiş meyve ve gıdaların tüketilmesiyle,

-Hasta ya da enfekte domuzlar gibi hayvanlarla yakın temas sonucu,

-Enfekte kişilerin vücut sıvılarıyla temas edilmesi durumunda insandan insana bulaşabiliyor.

Özellikle Bangladeş ve Hindistan'daki önceki salgınlarda, yarasa idrarı ya da tükürüğünün meyveleri kirletmesi sonucu çok sayıda vaka görüldüğü WHO raporlarında yer alıyor. Sağlık çalışanları ve hasta yakınları da, korunmasız temas halinde risk grubunda bulunuyor.

BELİRTİLERİ NELER?

WHO'ya göre Nipah virüsü enfeksiyonu hafif seyredebildiği gibi son derece ağır ve ölümcül tablolara da yol açabiliyor. Hastalık bazı kişilerde hiç belirti vermeden ilerlerken, bazı vakalarda kısa sürede hayati risk oluşabiliyor.

En sık görülen ilk belirtiler şunlar:

  1. Ateş
  2. Baş ağrısı
  3. Kas ağrıları
  4. Boğaz ağrısı
  5. Kusma

Hastalığın ilerlemesi halinde;

  1. Bilinç bulanıklığı
  2. Nörolojik bozukluklar
  3. Şiddetli solunum sıkıntısı
  4. Beyin iltihabı (ensefalit) görülebiliyor. Ağır vakalarda hastalar 24–48 saat içinde komaya girebiliyor.

ÖLÜM ORANI NE KADAR?

Nipah virüsü, yüksek ölüm oranıyla dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre vaka ölüm oranı salgına göre değişmekle birlikte %40 ila %75 arasında. Bu oran; erken teşhis, sağlık sisteminin kapasitesi ve hastalara sağlanan yoğun bakım imkânlarına bağlı olarak farklılık gösterebiliyor.

TEDAVİSİ YA DA AŞISI VAR MI?

Şu an için Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı ya da spesifik bir tedavi bulunmuyor. WHO ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) göre uygulanan tedavi, tamamen destekleyici bakım üzerine kurulu. Ağır solunum yetmezliği ve nörolojik komplikasyonların yoğun bakım koşullarında yönetilmesi hayati önem taşıyor.

Bu nedenle WHO, Nipah virüsünü "acil araştırma ve geliştirme gerektiren öncelikli hastalıklar" listesinde tutuyor.

NEDEN ŞİMDİ YENİDEN GÜNDEMDE?

Uzmanlara göre Nipah virüsü, COVID-19 gibi hızla yayılan bir solunum yolu virüsü değil. Ancak yüksek ölüm oranı, insandan insana bulaşabilmesi ve henüz aşısının bulunmaması nedeniyle her yeni vaka küresel ölçekte yakından izleniyor.

WHO, virüsün yayılma hızının düşük olmasına rağmen, sağlık sistemleri zayıf ülkelerde ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle özellikle Asya ülkeleri, olası vakaları erken tespit edebilmek için sınır ve havalimanı kontrollerini sıkılaştırıyor.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş ise Türkiye'nin Nipah virüsünün doğal olarak görüldüğü ülkeler arasında yer almadığını vurgulayarak seyahat konusunda uyarılarda bulunuyor:

"Ülkemiz bu yarasaların doğal yaşam alanı içerisinde yer almamaktadır. Ancak Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerine seyahat eden vatandaşlarımızın dikkatli olması büyük önem taşımaktadır. Bu ülkelere seyahat eden kişilerin açıkta satılan yiyeceklerden, meyve sularından ve hijyeninden emin olunmayan gıdalardan kesinlikle kaçınması gerekir. Ayrıca meyve yarasalarının bulunduğu alanlarda temas riskine karşı son derece dikkatli olunmalıdır. Nipah virüsünün kuluçka süresi uzun olabilir. Virüsle temas sonrası belirtiler genellikle 4-14 gün içinde ortaya çıksa da bu süre 45 güne kadar uzayabilir. Bu nedenle riskli bölgelere seyahat eden kişiler, dönüş sonrası bu süre boyunca kendilerini yakından izlemelidir. Seyahat öyküsü olan kişilerde ateş, solunum sıkıntısı, bilinç değişikliği gibi belirtiler ortaya çıkarsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."


EN ÇOK OKUNANLAR