USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

15 Temmuz 2026 09:04

Güncelleme Tarihi:

15 Temmuz 2026 09:04

Yayın Tarihi:

15 Temmuz 2026 09:04

Başarının ölçüsü, insanları sağlıklı tutabilmek olacak

Sağlık hizmetlerinde yeni dönem, hastalıkları tedavi etmekten çok riskleri önceden görebilmeye odaklanıyor. Giyilebilir teknolojiler, yapay zeka destekli sistemler ve kişiselleştirilmiş sağlık uygulamaları, bireylerin sağlıklarını daha yakından takip etmelerini sağlarken sektörün işleyişini de dönüştürüyor.

Başarının ölçüsü, insanları sağlıklı tutabilmek olacak

Sağlık alanında yaşanan dijital dönüşüm, bireylerin sağlık verileriyle kurduğu ilişkiyi değiştiriyor. Uyku düzeninden fiziksel aktiviteye, metabolik göstergelerden stres seviyesine kadar birçok veri artık günün her anında takip edilebiliyor. Bu gelişmeler yalnızca yeni teknolojilerin kullanımını değil, sağlık hizmetlerinin yaklaşımını da yeniden şekillendiriyor. Sağlıklı geçirilen yaşam süresini artırmaya yönelik uygulamalar, sağlık sektöründeki dönüşümün önemli başlıkları arasında yer alıyor. Giyilebilir teknolojiler, genetik analizler ve kişiselleştirilmiş sağlık yönetimi sistemleri sayesinde bireyler yalnızca mevcut sağlık durumlarını değil, gelecekte karşılaşabilecekleri riskleri de daha yakından izleyebiliyor. Acıbadem Sağlık Grubu Dijital Sağlık ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı ve Acıbadem Life Genel Koordinatörü İbrahim Kürkçü ile dijital sağlık uygulamalarının yükselişini, longevity hizmetlerinin sağlık sektörüne etkilerini ve gelecekte öne çıkacak sağlık teknolojilerini konuştuk.

*Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte sağlık sistemlerinde de yeni bir dönem konuşuluyor. Longevity hizmetleri sağlık sektörünü nasıl dönüştürüyor?

Yaşam beklentisi son 100 yılda önemli ölçüde arttı. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2050 yılında her beş kişiden biri 60 yaşın üzerinde olacak. Bu değişim sağlık hizmetlerini de dönüştürüyor. Artık yalnızca yaşam süresini değil, sağlıklı geçirilen yaşam süresini yani 'healthspan'i artırmayı konuşuyoruz.

*Biyolojik yaş, genetik riskler ve kişisel sağlık verileri giderek daha fazla ilgi görüyor. Sizce insanları sağlıklarına bu kadar yakından bakmaya yönelten faktörler neler?

Global Wellness Institute verilerine göre, dünya wellness ekonomisi 2024 itibarıyla yaklaşık 6.8 trilyon ABD doları büyüklüğüne ulaşmış durumda. Bu pazarın 2029 yılına kadar 9 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Longevity alanındaki tüketici trendleri, giyilebilir teknolojilerin gelişimi ve kişiselleştirilmiş sağlık yönetimi yaklaşımı bu büyümenin en önemli itici güçleri arasında yer alıyor. Bu veriler, bireylerin yalnızca mevcut sağlık risklerini değil, biyolojik yaşlarını, genetik yatkınlıklarını ve metabolik sağlıklarını da öğrenerek gelecekteki sağlık sorunlarını önlemeye yönelik yatırım yaptığını gösteriyor.

*Giyilebilir teknolojiler ve veri temelli sağlık uygulamaları günlük hayatın parçası haline geliyor. Bu ilginin büyümesinde hangi gelişmeler etkili oldu?

Bugün elimizdeki teknolojiler bize sağlığımızı soyut bir kavram olmaktan çıkarıp takip edilebilir hale getiriyor ve veri tabanlı karar alma şansı veriyor. Giyilebilir teknolojilerle artık yalnızca adım saymıyoruz. Kalp atış hızı değişkenliği (HRV), metabolik yanıtlar, uyku kalitesi ve stres düzeyi gibi fizyolojik parametreler 7/24 ve gerçek zamanlı olarak izlenebiliyor. Bugün Tüm Genom Analizi (WGS) ile DNA'mızdaki yaklaşık üç milyar harfin tamamı incelenebiliyor. Bu sayede kalp hastalıkları, kanser, diyabet, alzheimer gibi çok faktörlü hastalıklara dair genetik yatkınlıklar erken aşamada belirleniyor; epigenetik biyobelirteçler, telomer uzunluğu ve organ yaşına ait verilerle kişinin yaşlanma hızı bilimsel olarak hesaplanabiliyor. Yani sağlık, ilk kez bu kadar sürekli ölçülebilir ve proaktif şekilde yönetilebiliyor.

*Longevity programlarını kurgularken hangi unsurları merkeze alıyorsunuz?

Longevity yaklaşımımız tek bir Check Up'tan oluşmuyor. Bu yolculuk, longevity alanında uzman doktorlarımız tarafından yapılan detaylı sağlık analiziyle başlıyor, kapsamlı bir Check Up sonrası biyolojik yaş ve genetik analizlerle derinleşiyor. Programlarımıza dahil olan üyelerimizin sağlık ihtiyaçları ve hedefleri doğrultusunda metabolizma, fiziksel performans, uyku ve beyin sağlığı alanında aksiyonlar alıyoruz. Yapay zeka destekli giyilebilir teknolojilerle kişiselleştirilmiş sağlık takibini sağlıyor, yıl boyunca doktor ve kişisel sağlık sorumlusu takibiyle sürdürülebilir hale getiriyoruz.

*Uzun ve sağlıklı yaşam hedefi birçok farklı uzmanlık alanını bir araya getiriyor. Bu noktada sizce bütüncül yaklaşım neden önem taşıyor?

Longevity yalnızca bir branşın konusu değil. İç hastalıkları, genetik, beslenme, psikoloji ve egzersiz bilimlerinin bütünsel bakışının yanında ileri görüntüleme ve tıbbi laboratuvar incelemelerinin entegre şekilde kullanılmasını gerektiriyor. Ayrıca, kişinin sağlık durumu ve hedeflerine özel olarak hematoloji, kadın doğum, gastroenteroloji ve dermatoloji alanlarındaki uzmanların da sürece dahil olması gerekebiliyor. Sağlıklı yaş almak ancak bütünsel bir yaklaşımla mümkün.

*Önümüzdeki dönemde sağlık sistemlerini nasıl bir değişim bekliyor?

Önümüzdeki dönemde sağlık sektörünün en büyük dönüşümü 'hastalık yönetiminden' 'proaktif sağlık yönetimine' geçiş olacak...Dolayısıyla, yalnızca ne kadar yaşadığımıza değil, ne kadar sağlıklı yaşadığımıza (healthspan) odaklanacağız. Sürekli takip ve kişiselleştirilmiş sağlık yönetimi sayesinde bireylerin biyolojik yaşlarını, sağlık risklerini ve yaşam kalitelerini çok daha yakından izleyebiliyoruz. Bu yaklaşım, sağlık hizmetlerini reaktif bir modelden çıkarıp proaktif ve önleyici bir modele dönüştürüyor. Kısacası gelecekte sağlık kurumlarının başarısı, hastalıkları ne kadar iyi tedavi ettikleriyle değil, insanların sağlıklı kalmasına ne kadar katkı sağladıklarıyla ölçülecek.

*Genetik analizlerden biyolojik yaş ölçümlerine kadar birçok yeni uygulama hayatımıza giriyor. Türkiye'nin longevity alanındaki potansiyelini nerede görüyorsunuz?

Türkiye güçlü sağlık altyapısı ve uzman insan kaynağıyla longevity alanında dünyada önemli bir potansiyele sahip. Genetik, koruyucu sağlık, biyolojik yaş analizleri, giyilebilir cihazlar ve kişiselleştirilmiş sağlık uygulamalarına olan ilgi de her geçen yıl artıyor.

*Acıbadem Life, geleceğin sağlık hizmetleri için nasıl bir model öngörüyor?

Acıbadem Life, Acıbadem Sağlık Grubu'nun 30 yılı aşkın klinik deneyimini dijital sağlık çözümleriyle birleştiren bir sağlık ekosistemi. Hedefimiz yalnızca bireyin mevcut sağlık durumunu değerlendirmek değil, gelecekteki sağlık yolculuğunu da yönetebilmek. Teknolojinin sunduğu verileri anlamlandırarak kişiye özel önerilere dönüştürüyor, hastalık ortaya çıkmadan önce riskleri öngörmeye ve sağlıklı yaşam süresini uzatmaya odaklanıyoruz.

*Yapay zeka destekli sistemler ve kişiselleştirilmiş sağlık uygulamaları hızla gelişiyor. Yakın gelecekte hangi yeniliklerin daha görünür hale gelmesini bekliyorsunuz?

Önümüzdeki dönemde sağlık hizmetleri daha fazla birey merkezli ve sürekli takip edilen bir modele dönüşecek. Yeni nesil tarama sistemleri, giyilebilir teknolojiler ve yapay zeka destekli sağlık asistanları sayesinde insanlar sağlık durumlarını yılda bir kez değil, her gün takip edebilecek. Bireyler kendi sağlıklarının gerçek zamanlı dijital ikizine sahip olacak ve birçok risk klinik belirti ortaya çıkmadan önce tespit edilebilecek. Yapay zeka, milyonlarca veriyi analiz ederek kişiye özel riskleri, yaşam tarzı önerilerini ve erken uyarıları sunacak, böylece sağlık sektörü hastalık tedavisinden çok sağlığın korunmasına ve insanların daha uzun süre sağlıklı kalmasını odaklanacak.

EN ÇOK OKUNANLAR