Yayın Tarihi:
13 Haziran 2026 08:40Güncelleme Tarihi:
13 Haziran 2026 08:40Yayın Tarihi:
13 Haziran 2026 08:40
İstanbul'un kültür-sanat hafızasında simgesel bir yere sahip olan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) çok disiplinli program yapısı ve teknoloji odaklı kültür vizyonuyla yeni döneme hazırlanıyor. AKM Müdürü Oğuz Tunç, AKM'nin yalnızca etkinlik düzenleyen bir merkez değil; genç kuşaklarla bağ kuran, dijital dönüşümü sanatla buluşturan yaşayan bir kültür ekosistemi olmayı hedeflediğini aktardı.
HİBRİT PERFORMANSLAR GÜNDEMDE
*AKM 2025'te çok disiplinli programıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. 2026'da program çeşitliliği nasıl şekillenecek?
AKM 2021 yılında açılması ile birlikte yalnızca bir opera ya da konser salonu olmanın ötesine geçerek çok disiplinli program yapısıyla farklı yaş, ilgi alanı ve kültürel geçmişlerden gelen geniş bir izleyici kitlesini aynı çatı altında buluşturmayı başardı. Klasik müzik konserlerinden dijital sanat festivallerine, tiyatrodan çocuk etkinliklerine, caz konserlerinden çağdaş dans gösterilerine kadar uzanan bu çeşitlilik; AKM'yi yaşayan, sürekli dönüşen bir kültür merkezi haline dönüştürdü. Bu yaklaşımın en önemli kazanımlarından biri, sanatın belirli bir kesime ait olduğu algısını kırması oldu. Bugün artık geleneksel sanat icralarının yanına teknolojinin sağladığı olanaklarla dijital sanat icarları da eklendi. AKM'de özellikle dijital sanat, yeni medya, yapay zeka destekli gösteriler ve hibrit performanslar gibi güncel alanların programa dahil edilmesi, genç kuşakların kültür-sanatla bağ kurmasını kolaylaştırıyor. 2026 yılında ise program çeşitliliğinin daha da kapsayıcı ve geleceğe dönük bir anlayışla şekillenmesi bizim için önem taşıyor. Geleneksel sanatlarla yeni nesil teknolojileri bir araya getiren projelerin artırılmasını, dijital sanat, artırılmış gerçeklik, yapay zeka destekli performanslar ve interaktif sergiler programın önemli parçaları haline getirilmesini çağın gerekliliklerine ortak olmak adına önemli buluyorum. Bunun yanında dünya çapında tanınan sanatçıların katılımıyla uluslararası görünürlük güçlendirilirken, genç Türk sanatçılara ve bağımsız üreticilere de daha fazla alan açmayı hedefliyoruz. 2026 program yapısında; farklı yaş gruplarına özel içeriklerin artırılması, tüm alanlarımızda sabah, öğle ve akşama yayılan yaşayan bir kültür akışının oluşturulması, disiplinler arası projelerin desteklenmesi, çocuk ve gençlik programlarının daha da güçlendirilmesi, sürdürülebilirlik ve çevre temalı sanat üretimlerine yer verilmesi, İstanbul'un kültürel çeşitliliğini yansıtan yerel projelerin desteklenmesi ulusal ve uluslararası anlamda bir vizyon ortaya koyacak.
ANADOLU KÜLTÜR KÖPRÜSÜ ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
*AKM'nin kamusal kültür alanı olma misyonu doğrultusunda yeni projeler planlanıyor mu?
AKM'yi yalnızca klasik sanatın değil geleceğin sanat teknolojilerinin de merkezi haline getirir bir noktaya taşımak istiyoruz. 'Açık AKM' Kamusal Yaşam Programı çerçevesinde yaz etkinliklerimiz ve binamızı yalnızca etkinlik saatlerinde değil gün boyu yaşayan bir kültür alanına dönüştüreceğiz. Sokak sanatçıları, genç müzisyen sahneleri, kent sohbetleri ve edebiyat buluşmaları, aracılığıyla AKM'yi toplumun her kesiminin aidiyet duyduğu yaşayan bir merkez olarak konumlanacak. Çocuk ve gençlik etkinlikleri uzun vadeli yeni kuşaklara sanatsal bir yatırım olacak. Opera, bale ve tiyatro sanatlarının gelişimine dönük sanatsal keşif günleri, devlet konservatuvarlarıyla ortak eğitim modelleri kültür tüketen değil kültür üreten nesiller oluşturacak. Mimarlık ve ses tasarımı festivali, sinema ve canlı müzik haftaları, kitap fuarı ve edebiyat buluşmaları, tasarım, moda ve performans sanatlarını birleştiren etkinlikler ile farklı izleyici grupları AKM çatısı altında buluşacak. Anadolu Kültür Köprüsü adı altında Türkiye'nin farklı şehirlerinden sanat üreticilerinin düzenli olarak AKM'de yer bulduğu bir proje üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Bu kapsam içerisinde yerel orkestralara, halk dansları topluluklarına, geleneksel zanaat sergilerine, bölgesel müzik kültürlerine yer vermek istiyoruz. Bu yaklaşım AKM'yi yalnızca İstanbul'un değil Türkiye'nin kültür vitrini haline getirecek. AKM'nin gelecekteki en büyük gücü; klasik sanat mirasını korurken yeni gelişmelere ve projelere açık, gençlerle yaşayan, teknolojiyle dönüşen ve toplumun tüm kesimlerini içine alan bir 'kamusal kültür ekosistemi' kurabilmesi.

*Sponsorlu yapı içinde içerik çeşitliliğini nasıl dengeliyorsunuz? 2026 itibarıyla ziyaretçi profiliniz nasıl? Sanat teması ve sanatçı tercihini nasıl belirliyorsunuz?
AKM'nin program yapısı belli bir ana eksende ilerliyor. İlk olarak kalitesiyle kamuoyunda yüksek görünürlüğe sahip Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı güçlü sanat kurumlarımızın etkinlikleri... Bu alan sponsorların görünürlük beklentisine açık bir alan olmakla birlikte devletimizin sanata ve sanatçıya vermiş olduğu maddi desteklerle yıllardır etkinliklerini sanatseverlerle buluşturuyor. Popüler etkinlikler ise sponsorların beklentisini daha çok karşılayabilir. Dünya yıldızları, büyük konserler, prestijli gala geceleri, dijital deneyimler ve geniş kitleye hitap eden etkinliklere yer vereceğimiz organizasyonlar. Buna örnek vermek gerekirse bu alanı uluslararası klasik müzik yıldızları, büyük prodüksiyonlu sahne gösterileri olarak ifade edebiliriz. Bu programlar AKM'ye medya gücü ve ekonomik sürdürülebilirliğini sağlayacak. Burada sponsorlar yalnızca reklam veren değil, 'kültürel sosyal sorumluluk ortağı' olarak konumlandırılmalı. Bu alan doğrudan ticari görünmese de AKM'nin geleceğe dönük vizyonuna katkı sağlayacak. AKM tek tip izleyici hedeflemiyor. Çok katmanlı bir kültür haritası oluşturmak istiyoruz. Geleneksel sanat izleyicisi olarak tanımlayacağımız opera, bale, senfoni ve klasik müzik takipçileri AKM'nin temel kültür omurgası. Yeni nesil kültür tüketicisi üretme zorunluluğumuz var. Bunu da 20-35 yaş arası genç profesyonellere ve öğrencilere dönük sanat tüketimini sosyal deneyimlerle yaptırmak gerekir. AKM bu kuşağı yalnızca 'seyirci' değil, 'katılımcı' haline getirecek. Uluslararası ziyaretçi olarak da İstanbul'un kültürel marka değerini yükseltmek içinse çok dilli içerik, turist odaklı kısa programlar, uluslararası festivaller, küresel sanatçı iş birlikleri oluşturma çabası içerisindeyiz.
'FİKRİ ÇERÇEVE' DÖNEMİ
2026 sonrası bizim için tematik yaklaşım daha önemli olacak. AKM'nin yalnızca etkinlik yapan değil, 'fikri çerçeve' oluşturan bir kurum haline gelmesi yönünde çalışmalar içerisindeyiz.
Tema seçimleri toplumsal hafıza, şehir kültürü, teknoloji ve insan, iklim ve doğa, gelenek ile gelecek, Anadolu kültür mirası, kadın sanat üreticileri, dijital çağda insan gibi çağın meseleleri etrafında şekillenebilir. Sonuç olarak AKM'nin 2026 itibarıyla yalnızca etkinlik sunan bir merkez değil; kültüre yön veren, şehirle yaşayan, genç kuşakla bağ kuran, sponsor ilişkisini kültürel yatırım modeline dönüştüren, gelenek ile geleceği aynı çatı altında buluşturan bir 'yaşayan kültür ekosistemi' olmasını istiyoruz.