PİYASALAR

Duygu Öktem Clark: Merhaba gelecek

Liderliği, ileri görüşlülüğü, cesareti, vizyonu, bahaneler üretmek yerine imkansızı başarması ile her daim ilham aldığım kişi Mustafa Kemal Atatürk. Çok şanslıyım ki, hayatımda fikir alabileceğim, bana ilham veren harika kadınlar var. Annem, ablam, hem mentorum hem arkadaşlarım olan Leyla Alaton ve Silikon Vadisi'nin en başarılı isimlerinden Magdalena Yeşil bu isimlerin başında geliyor

Hayatta verileni olduğu gibi kabul etmemeye, hep sorgulamaya ve daha iyisini yapmaya inanıyorum. Bu konfor alanından çıkmayı, risk almayı ve başarısızlığı göze almayı gerektiriyor ama daha iyi şeyler yapmanın ve katma değer yaratmanın yolu da bu. Evet, bu değişim süreci sancılı ve pek çok belirsizliği beraberinde getiriyor ama bu bedelleri ödemeden de ‘daha iyisi’ olmuyor. Ben devlet memuru olarak başladığım kariyerimi, Silikon Vadisi'nde kurduğum kendi şirketimle devam ettiriyorum. Devlet memurluğundan, girişimcilik dünyasına geçme sürecimin altında bu bakış açısı yatıyor. Başkaları ile yarışa değil, kendi potansiyelimi en yükseğe çıkarmaya inanıyorum. O yüzden kişisel başarı kriterim, başkalarından daha iyi olup olmadığım değil, bir önceki yaptığımdan daha iyi bir şey ortaya koymak. 

Ben çok çalışmaya inanıyorum. Başarıya giden kestirme bir yol yok, çok çalışmak ve emek vermek gerekiyor. Hem iş hem özel hayat için geçerli bu. İş hayatı için çok önemli olan şeylerden biri ‘networking’. Network’ünüzü geliştirmek ve bu network’ü canlı tutmak çok kritik, hele ki günümüz dünyasında. Burada networking derken, konferanslarda kart alıp vermekten bahsetmiyorum. Anlamlı bir networke sahip olmak emek, çaba ve zaman gerektiriyor. İnternet sayesinde artık herkesin bilgiye erişim imkanı hemen hemen eşitlendi. Burada kişileri öne çıkartan bence 3 şey var: Sahip olunan network, bilgiyi yorumlayıp başka bilgilerle birleştirme yeteneği ve azim.

Ben işim dolayısı ile girişimcilerle çok çalışıyorum. En iyi girişimcilerde gördüğüm ortak özellik, bir sorunla karşılaştıklarında bunu dert edinip, ‘bu nasıl çözülebilir’ ya da ‘bunun daha iyisi nasıl yapılabilir’ diye yola çıkmak oluyor. Hayata anlam katmanın, bir katma değer sunmanın, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmenin sırlarından birinin bu düşünce yapısı olduğuna inanıyorum.

Ben yaklaşık 4 yıldır Silikon Vadisi'nde yaşıyor ve çalışıyorum. Burada gerçekten de diğer yerlerden farklı bir girişimcilik ekosistemi var. Burada olan girişimciler global rekabet yarısına avantajlı başlıyorlar. Ancak göçmen olarak buraya gelen girişimciler de çok zorluk çekiyor. Silikon Vadisi'nde iş yapma kültürü, yatırım alma ve şirketi büyütme stratejileri, sahip olduğunuz networkun önemi, yani oyunun kuralları oldukça farklı. Bunları bilmeden yola çıkılırsa sonuç maalesef hüsran oluyor. Özellikle Türkiye’den Silikon Vadisi'ne gelmek isteyen pek çok girişimci olduğunu biliyorum. Bu konuda bana da ulaşıyorlar ancak belirttiğim gibi önce iyi bir hazırlık gerekiyor. Bu nedenle son zamanlarda bu konuya kafa yoruyorum. Ülkemizden global ölçekte başarılı olabilecek olan start-uplara Silikon Vadisi'nde başarılı olmak için sahip olmaları gereken donanımı kazandıracak, sahip olduğum networku kullandırabileceğim bir yapı düşünüyorum. Türkiye’de pek çok yetenekli girişimci var, üstelik teknik yeteneklerimiz burası ile boy ölçüşebilecek kalitede. Neden Türkiye’den de global start-uplar, unicorn'lar çıkmasın? Yine burada yani Silikon Vadisi'nde yaşayan Türklerden oluşan ve bu start-uplara tohum yatırımı yapabilecek bir Melek Yatırım Ağı kurmak da düşüncelerim arasında.

Çok çalışmak, çok çalışmak, çok çalışmak... En büyük sır bu. Bunun dışında, ‘resilience’ yeteneği çok önemli. Türkçeye ‘eski haline geri dönebilme’ olarak çevirebileceğimiz bu kelime, olumsuz ve zorlayıcı durumlar karşısında ne kadar dibe inersek inelim, hızlıca eski halimize geri dönebilmek demek. İş ve özel hayatta başarıyı yakalamanın sırlarından birinin ‘resilience’ yeteneğimizi geliştirmek olduğunu düşünüyorum. Networkun öneminden bahsetmiştim ama burada bir kez daha altını çizmek isterim. İyi bir network size pek çok kapıyı açacaktır. Bu nedenle bu konuda kendinizi geliştirdiğinizden emin olun. Bir de etrafınızda her zaman "Bu yapılamaz", "Biz denedik ama olmadı", "Bunu yapamazsın", "Bu fikir çok saçma" diyen kişiler olacak. Onları hiç dinlemeyin. Eğer fikrinize, projenize güveniyorsanız, mutlaka deneyin. Sonuç olumsuz olsa bile unutmayın ki bir şeyi hiç denememiş olmanın pişmanlığı, deneyip başarısız olmanın pişmanlığından her zaman kat ve kat daha fazladır.

Sevgilerimle,

DO Venture Partners Kurucusu ve Yönetici Ortağı

PLATİN'İN MART SAYISINI ALMAK İÇİN TIKLAYIN