USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

İş Dünyası Haberleri

Yayın Tarihi:20 Mayıs 2026 13:32

Yapay zeka ve beceri dönüşümü iş gücü piyasasını yeniden şekillendiriyor

“Şirketler için rekabet avantajı artık yalnızca doğru yeteneği bulmaktan değil; mevcut çalışanların becerilerini geliştirmek, görünür kılmak ve stratejik olarak yönetmekten geçiyor”

Yapay zeka ve beceri dönüşümü iş gücü piyasasını yeniden şekillendiriyor

Türkiye'de iş gücü piyasası, dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle hızlı bir dönüşüm sürecinden geçerken, kritik yeteneklere ulaşmak şirketler için önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Özellikle teknik beceri gerektiren, yapay zekâ entegrasyonu ve veri odaklı karar alma yetkinliği isteyen roller başta olmak üzere birçok pozisyon "doldurulması zor" kategorisinde yer alıyor.

Mercer Doğu Akdeniz CEO'su Dinçer Güleyin, bu durumun temel nedeninin yalnızca yetenek eksikliği olmadığını belirterek, "Becerilerin çok hızlı değişmesi, organizasyonların bu dönüşüm hızına aynı ölçüde uyum sağlayamaması ve iş tasarımlarının dönüşüme ayak uyduramaması, şirketlerin kritik yeteneklere ulaşmasını zorlaştırıyor" diyor.

ŞİRKETLER YETKİNLİK DÖNÜŞÜMÜNE ODAKLANIYOR

Mercer 2026 Global Yetenek Trendleri Araştırması'na göre yöneticilerin yüzde 57'si önümüzdeki dönemde risk ortamının daha belirsiz hale geleceğini öngörürken, yüzde 81'i kısa vadeli ihtiyaçlarla uzun vadeli stratejiler arasında denge kurmakta zorlanıyor.

Bu tabloya dikkat çeken Güleyin, "Şirketler bir yandan değişen iş ihtiyaçlarına hızlı yanıt vermeye çalışırken diğer yandan uzun vadeli dönüşüm stratejilerini sürdürmekte zorlanıyor. Bu nedenle yalnızca yeni yetenek kazanımı değil, mevcut çalışanların yeniden yetkinleştirilmesi de kritik önem taşıyor" ifadelerini kullanıyor.

Mercer 2025/2026 Skills Snapshot araştırmasına göre Türkiye'de şirketlerin yüzde 62'si kritik becerileri tanımlama konusunda ilerleme kaydediyor. Ancak bu gelişimin organizasyon geneline yayılarak aksiyona dönüşmesi halen sınırlı kalıyor.

Araştırma sonuçlarının, yetenek rekabetinin artık yalnızca işe alım süreçleriyle değil, beceri yönetimi yaklaşımı üzerinden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyleyen Güleyin, Türkiye'de beceri bazlı uygulamaların en yaygın olduğu alanların yüzde 78 ile işe alım, yüzde 76 ile performans yönetimi ve yüzde 69 ile kariyer gelişimi olduğunu aktarıyor.

İNSAN VE YAPAY ZEKA İŞ BİRLİĞİ

Yeni dönemde organi Güleyin, "İşler artık yalnızca teknolojiye göre değil, insan ve yapay zekanın birlikte en verimli şekilde nasıl çalışacağına göre yeniden kurgulanıyor" diyor.

Şirketlerin bugün en çok ihtiyaç duyduğu yetkinlikler arasında veri okuryazarlığı, yapay zeka araçlarını kullanabilme ve otomasyon süreçlerini anlayabilme gibi dijital beceriler öne çıkarken; problem çözme, adaptasyon, öğrenme çevikliği ve liderlik gibi davranışsal yetkinlikler de kritik önem taşıyor. Türkiye'deki organizasyonların yüzde 62'si becerileri işlerle eşleştirirken, yüzde 44'ü çalışan bazında beceri haritalaması yapıyor. Güleyin, bu artışın şirketlerin artık rol değil, beceri odaklı düşündüğünü gösterdiğini ifade ediyor.

İŞE ALIM SÜREÇLERİNDE BEKLENTİLER DEĞİŞİYOR

İşe alım süreçlerinde beklentilerin önemli ölçüde değiştiğini belirten Güleyin, "Şirketler artık adayların yalnızca mevcut bilgisine değil; öğrenme kapasitesine, değişime uyum becerisine ve yapay zeka ile birlikte çalışma yetkinliğine de odaklanıyor" değerlendirmesinde bulunuyor. Yapay zekanın iş süreçlerine entegrasyonunun çalışanlar açısından önemli fırsatlar yarattığını söyleyen Güleyin, tekrarlayan işlerin otomasyonuyla çalışanların daha yüksek katma değerli alanlara odaklanabildiğini ve bunun organizasyonel verimliliği artırdığını kaydediyor.

Bununla birlikte süreçte yetkinlik eksikliği, veri şeffaflığının sınırlı olması ve organizasyonel dönüşümün yavaş ilerlemesinin önemli zorluklar arasında yer aldığını ifade eden Güleyin, Türkiye'de beceri verisini şirket genelinde görünür kılan organizasyon oranının yüzde 24 seviyesinde olduğunu belirtiyor.

BECERİ BAZLI ÖDÜLLENDİRME SİSTEMLERİ

Ödül sistemlerinin de dönüşüm sürecine uyum sağladığını ifade eden Güleyin, "Şirketler kritik becerileri çekmek ve elde tutmak amacıyla ücretlendirme stratejilerini yeniden şekillendiriyor" diyor. 2023 yılında yüzde 11 seviyesinde olan beceri bazlı ödüllendirme uygulamalarının 2025 yılında yüzde 27'ye yükseldiğini aktaran Güleyin, Türkiye'de organizasyonların önemli bir bölümünün beceriye göre farklılaştırılmış ödül sistemlerini henüz yeterli ölçüde uygulayamadığını ifade ediyor. Türkiye'de iş gücü piyasasının temel gündeminin "yetkinlik dönüşümü" olduğunu söyleyen Güleyin, şirketler açısından rekabet avantajının artık yalnızca doğru yeteneği bulmaktan değil; mevcut çalışanların becerilerini geliştirmek, görünür hale getirmek ve stratejik biçimde yönetmekten geçtiğini vurguluyor.

EN ÇOK OKUNANLAR