USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

27 Temmuz 2026 13:31

Güncelleme Tarihi:

27 Temmuz 2026 13:42

Güncelleme Tarihi:

27 Temmuz 2026 13:42

Yayın Tarihi:

27 Temmuz 2026 13:31

“Wellness artık şirketlerin rekabet gücünü belirleyen stratejik bir yatırım"

"Kurumsal wellness uygulamaları bugün bir yan hak olmanın ötesine geçerek işveren markasının ve liderlik kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda”

“Wellness artık şirketlerin rekabet gücünü belirleyen stratejik bir yatırım"

Çalışma hayatında değişen beklentiler, şirketlerin çalışan deneyimi ve iyi oluş politikalarını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Heltia Kurucusu ve CEO'su Alperen Adikti, çalışma hayatında son yıllarda çok önemli bir paradigma değişimi yaşandığını belirterek, "Geçmişte üst düzey yöneticiler için maaş, kariyer fırsatları ve şirketin büyüklüğü öncelikli değerlendirme kriterleriyken, bugün bunlara çalışan deneyimi, iyi oluş politikaları ve yaşam kalitesi de eklendi" yorumunda bulunuyor.

Özellikle pandemi sonrasında yöneticilerin, yoğun iş temposunun fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki etkilerini daha görünür şekilde deneyimlediğini ifade eden Adikti, "Bu nedenle kurumların çalışan sağlığına yaklaşımı, liderler açısından şirket kültürünü anlamanın en önemli göstergelerinden biri haline geldi" diyor.

Bugün üst düzey yöneticilerin hem kendileri hem de ekipleri için sürdürülebilir bir çalışma ortamı aradığını kaydeden Adikti, "Kurumun çalışanlarına sunduğu sağlık sigortası kapsamı, psikolojik destek hizmetleri, esnek çalışma modelleri, önleyici sağlık uygulamaları ve wellbeing programları artık şirketin çalışanına verdiği değerin somut göstergeleri olarak görülüyor" diye belirtiyor.

Adikti, "Heltia olarak Korn Ferry iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz araştırmada, şirketlerin çalışan bağlılığını en çok etkileyen yan hak olarak yüzde 82 oranında uzaktan ve hibrit çalışma modelini göstermesi de bu dönüşümün önemli bir işareti" diyor.

Kurumların sunduğu wellness yaklaşımının rekabet avantajı yarattığını vurgulayan Adikti, "Yöneticiler artık performans göstergelerinin yanında kurumun çalışan deneyimini nasıl yönettiğiyle de ilgileniyor. Kurumsal wellness uygulamaları bugün bir yan hak olmanın ötesine geçerek işveren markasının ve liderlik kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda." ifadelerini kullanıyor.

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ ÇÖZÜMLER ÖNE ÇIKIYOR

Çalışanların standart şekilde sunulan yan haklardan çok, kendi ihtiyaçlarına göre şekillenen kişiselleştirilmiş çözümler beklediğini belirten Adikti, bu nedenle en büyük farkı yaratan uygulamaların, çalışanın hayatına gerçekten dokunabilen ve ölçülebilir sonuçlar üretebilen uygulamalar olduğundan söz ediyor.

Önümüzdeki dönemde wellness uygulamalarının insan kaynaklarının bir alt başlığı olmaktan çıkarak liderlik ve yetenek yönetiminin merkezine yerleşeceğini düşündüğünü anlatan Adikti, "Çünkü artık kurumlar yetenekleri değil, yetenekler kurumları seçiyor. Özellikle genç profesyoneller ve üst düzey yöneticiler için maaş önemli olmaya devam etse de tek başına yeterli değil. Çalışanlar anlam arıyor, gelişim fırsatları arıyor ve kendilerine değer verildiğini hissetmek istiyor" diyor.

Adikti, "Bu nedenle geleceğin liderleri, iş sonuçlarını yönetirken aynı zamanda ekiplerinin fiziksel, zihinsel ve duygusal iyi oluşunu destekleyen liderler olacak. Çalışan sağlığını ve esenliğini kurum kültürünün merkezine koyan şirketler, yetenek çekme ve elde tutma konusunda önemli avantaj sağlayacak" ifadelerini kullanıyor.

WELLNESS VERİLERİ LİDERLİK KARARLARINDA DAHA FAZLA KULLANILACAK

Wellness verilerinin liderlik kararlarında daha fazla kullanılacağını düşündüğünü belirten Adikti, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Kurumlar artık çalışanların stres seviyelerini, tükenmişlik risklerini, bağlılık düzeylerini ve esenlik göstergelerini daha yakından takip edecek. Böylece sorunlar ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, önleyici yaklaşımlarla daha sağlıklı ve sürdürülebilir çalışma ortamları oluşturabilecek. Wellness, liderlik ve yetenek yönetimi arasındaki ilişki de tam olarak bu noktada birleşiyor. Artık çalışan sağlığı bir yan hak ya da maliyet kalemi olmanın ötesinde; kurum kültürünü, performansı ve uzun vadeli büyümeyi doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım alanı olarak öne çıkıyor."

(Heltia Kurucusu ve CEO'su Alperen Adikti)

EN ÇOK OKUNANLAR