USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

İş Dünyası Haberleri

Yayın Tarihi:22 Mayıs 2026 15:46

Sıfır Atık Vakfı ve BM Ortaklığında COP31 sürecinde özel sektörü harekete geçiren buluşma

Sıfır Atık Vakfı ile Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle COP31 hazırlıkları kapsamında uluslararası ölçekte önemli bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.

Sıfır Atık Vakfı ve BM Ortaklığında COP31 sürecinde özel sektörü harekete geçiren buluşma

Sıfır Atık Vakfı, Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle düzenlenen "COP31'e Doğru: İklim Eylemi Ajandası'nda Özel Sektörün Rolü – Özel Sektör İstişare Serisi Türkiye" başlıklı Yuvarlak Masa Toplantısı, 21 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir'de yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Birleşmiş Milletler temsilcileri, iş dünyası kuruluşları, finans sektörü temsilcileri ve özel sektör liderlerini bir araya getiren toplantı; Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine yönelik özel sektör perspektifinin şekillendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturdu.

Programda Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde A. Ahonsi, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk ve THY Yönetim Kurulu Üyesi Melih Ecertaş hitaplarda bulundu.

"DÜNYADA BİR STK TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN, 183 ÜLKENİN KATILDIĞI İKİNCİ BİR TOPLANTI YOK"

Açılış konuşmasını yapan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, diyalog ve ortak akıl vurgusu yaparak, "2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde başlayan Sıfır Atık Hareketi, bugün dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan global bir hareket haline dönüştü. 2,5 yaşındaki Vakfımız bugün dünyanın en büyük sıfır atık ve çevre etkinliğini 500'den fazla partnerle organize ediyor. İstanbul'da 5-7 Haziran tarihleri arasında düzenleyeceğimiz Sıfır Atık Forumu'na 183 ülke katılacak. Dünyada ikinci bir toplantı yoktur ki bir sivil toplum kuruluşu tarafından gerçekleştirilsin ve 183 ülke katılsın. Bugün dünyanın en iyi üniversiteleri Harvard, Oxford, Sıfır Atık Forumu'nun partnerleri arasında" dedi.

"ÖZEL SEKTÖRÜN YOL ARKADAŞLIĞI BİZLER İÇİN ÇOK ÖNEMLİ"

İstanbul'un dünyadaki sıfır atık çalışmalarının merkezi haline geldiğini belirten Ağırbaş, "Dün İstanbul Valimizle beraber bir tanıtım toplantısı gerçekleştirdik. İstanbul'u sıfır atığın başkenti yapmak istiyoruz. 10 bin yıldan fazla tarihi olan bu kadim şehir, bazı alanlarda dünyaya başkentlik yapabilecek konumda. İşte tam da bu noktada siz değerli özel sektör temsilcilerimizin bu süreçteki yol arkadaşlığı ve paydaşlığı bizler için çok önemli. Sadece İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında 1500'den fazla etkinlik başvurusu geldi. 1-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul'da gönüllü kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, okullarımız, derneklerimiz şehre dair söz söylemek isteyen herkese nasip olacak etkinlikle beraber İstanbul'da farklı bir ortamı hep beraber hissedeceğiz" diye konuştu.

"COP31'LE BERABER TÜRKİYE İÇİN TARİHİ DÖNÜŞÜM FIRSATINI YAKALAYABİLİRİZ"

Sıfır Atık Vakfı'nın İstanbul'da 16 milyon, Türkiye'de 86 milyon, dünyada ise 8 milyar insanın vakfı olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti:

"Şehirlerimizin yeşiline sahip çıkmazsak, mavisine sahip çıkmazsak, havasına sahip çıkmazsak yarın bunun faturasını hep birlikte ödeyeceğimizi unutmamalıyız. İşte tam da bu noktada Türkiye için tarihi bir dönüşüm fırsatını COP31'le beraber yakalayabileceğimize inanıyorum. COP31'i etkin değerlendirebilirsek, kamu kurumlarımız, iş dünyası, sivil toplum kuruluşlarımız, üniversitelerimiz ve herkes iklim, çevre ve sıfır atık alanlarında yeni bir başlangıca imza atabilir. Bu noktadan hareketle biz COP31 sürecine herkesin etkin katılımını önemsiyoruz.

Dünyanın iki farklı ucunu yaşıyoruz. Bu kadar adaletsizliğin olduğu dünyada bir şeyleri değiştirmek zorundayız. Yılda 8 milyon insanımızı açlık ve susuzluktan dolayı kaybediyoruz. Ben bu duruma isyan ediyorum. Ne yazık ki Ankara nüfusundan fazla insan sayısını biz açlık ve susuzluğa bazı sebeplerden dolayı kaybediyoruz."

COP31'LE DÖRT ÖNCELİK ALANI BELİRLENDİ

Dört ana öncelik belirlendiğini aktaran Ağırbaş, "Bunlardan bir tanesi gıda israfı. COP31'de 100'den fazla ülkenin desteğiyle, uluslararası kurumların desteğiyle yeni bir kampanyaya başlıyoruz. 10 yıl sürecek bir kampanya olacak. Gıda israfını yüzde 20 azaltabilirsek dünyada açlığı bitirebiliyoruz" dedi.

Enerji verimliliğinin de COP31 önceliklerinden olacağını belirten Ağırbaş, şöyle devam etti:

"Türkiye, yıllık 100 milyar dolardan fazla bir rakamı enerji ithalatı için ödüyor. Ne yazık ki bizim ülkemizde, bizim topraklarımızda çok fazla doğalgaz, petrol yok. Özel sektör, sivil toplum, bütün paydaşlar olarak elimizden geleni yapacağımıza inanıyoruz. Tabii ki bu yatırımlar sürerken, bu çalışmalar sürerken bir yandan da toplumsal bilinç oluşturmak zorundayız.

Üçüncü önceliğimiz ise su verimliliği. Ne yazık ki Türkiye olarak su kaynaklarımız oldukça kısıtlı ve bu su kaynaklarımızı her gün, her geçen gün kaybediyoruz. Çözüm üretilmesi gerekiyorsa çözüm üretiyoruz. Bu ülkenin suyuna, havasına, doğasına hep birlikte sahip çıkmak zorundayız.

Dördüncü önceliğimiz kadın, çocuk ve gençler. Kadınlar için, gençler ve çocuklar için bir şeyler yapmamız lazım. Ne yazık ki iklim değişikliğine bağlı sebeplerden dolayı en çok etkilenenler bu üç grup."

"DEZAVANTAJLI GRUPLAR İÇİN FON OLUŞTURULDU"

Sıfır Atık Vakfı olarak dezavantajlı gruplara yönelik olarak COP31'e katılımları kapsamında bir fon oluşturulduğunu söyleyen Ağırbaş, "Dünyanın farklı bölgelerinde sıfır atığa dair, iklim ve çevreye dair fikri ve projesi olan fakat finansal durumu olmayan insanları Vakıf olarak fonlayacağız, onların hayallerini gerçekleştirmesi için ve kendi söylemlerini dünyaya anlatmaları için destekçileri olacağız" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE, İKLİM HEDEFLERİNE ÖNEMLİ KATKILAR SUNMA POTANSİYELİNE SAHİP"

BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, dinamik ve küresel ölçekte bağlantılı bir özel sektöre sahip üst orta gelirli bir ekonomi olarak Türkiye'nin, sürdürülebilir ve dirençli büyümeyi ülke içinde ilerletirken aynı zamanda küresel iklim hedeflerine önemli katkılar sunma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Ahonsi, Türkiye'nin İklim Kanunu süreci, Ulusal Katkı Beyanları, uzun vadeli kalkınma öncelikleri, yeşil dönüşüm gündemi, sürdürülebilir finans çalışmaları ile uluslararası iklim raporlama ve açıklama standartlarına uyum çabalarını içeren gelişen ulusal politika çerçevesinin, dönüştürücü eylemler için önemli bir ivme oluşturduğunu belirtti.

EN ÇOK OKUNANLAR