USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

23 Mayıs 2026 09:12

Güncelleme Tarihi:

23 Mayıs 2026 09:12

Yayın Tarihi:

23 Mayıs 2026 09:12

Kurumların en uzun yolculuğu: İnsan

Sürdürülebilir başarı, çalışanların kuruma duyduğu aidiyet, gelişim fırsatları ve uzun vadeli bağlılıkla şekilleniyor. kuşak beklentilerinden çalışan deneyimine uzanan başlıklar, insan kaynağının kurumlar için en kritik alanlardan biri haline geldiğini gösteriyor.

Kurumların en uzun yolculuğu: İnsan

Bugünün iş dünyasında hızlı değişim, sık iş değişiklikleri ve kısa vadeli kariyer planları daha görünür hale gelirken, uzun soluklu çalışan bağlılığı yaratabilen kurumlar ayrı bir yerde duruyor. Çalışanın kendini değerli hissettiği, gelişim alanı bulduğu ve geleceğini görebildiği yapılar, yalnızca yetenek çekmekle kalmıyor; aynı zamanda kurumsal hafızayı da güçlendiriyor. Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Yalçın ile çalışan bağlılığını, uzun kariyer yolculuklarının nasıl mümkün hale geldiğini, farklı kuşakların aynı çatı altında nasıl buluştuğunu, kişiselleştirilmiş çalışan deneyimini ve kurum kültürünün geleceğini konuştuk.

*Büyük organizasyonlarda çalışan bağlılığını sürdürülebilir kılmak özellikle uzun kariyer yolculuklarının olduğu yapılarda ayrı bir uzmanlık alanı olarak öne çıkıyor. Bu noktada İş Bankası'nın yaklaşımını öğrenebilir miyiz?

Çalışan yolculuğunu bankamıza özgü, liyakate dayalı bir şekilde tasarlıyoruz. Bu kapsamda bankamıza sadece başlangıç pozisyonlarında, unvan bazlı alım yapıyoruz. İşe alımlarımızın ardından kendi yöneticimizi yetiştirme sürecimiz de başlıyor. Ara kademe veya üst kademe yönetici transferi yapmamamız nedeniyle, çalışan bağlılığı bizim için diğer şirketlere kıyasla çok daha önemli ve kritik. Bu nedenle çalışan bağlılığı ve çalışan deneyimini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz.

*İşveren markası artık yalnızca dış iletişim değil, kurum içindeki aidiyet duygusunu da şekillendiren önemli bir alan haline geldi. İş Bankası bu kültürü nasıl inşa ediyor?

Çalışan bağlılığı ve işveren markası yaklaşımımızın merkezinde, çalışanlarımızın kurumla kurduğu duygusal bağı ve aidiyet hislerini daha da güçlendirmek yer alıyor. 'Benim İş'im' çalışan değer önermemizi uzmanlık, sorumluluk, kapsayıcılık ve yenilik odağıyla kurgulayan bir yaklaşımla oluşturduk.

*Bugün insan kaynaklarında en kritik başlıklardan biri çalışan deneyiminin kişiselleştirilmesi. Farklı beklentilere sahip çalışanlara nasıl bir deneyim sunuyorsunuz?

En önemli sermayemiz olan insan kaynağımızın bağlılığının sürdürülebilirliği için iç iletişimden gelişim fırsatlarına, etkinliklerden geri bildirim mekanizmalarına kadar uzanan geniş bir ekosistem kurmaktayız. Ayrıca çalışan deneyimini tek tip bir yapı olarak değil, farklı ihtiyaçlara göre şekillenen dinamik bir alan olarak görüyor, kişiselleştirilmiş deneyim tasarımlarıyla bağlılığı güçlendiriyoruz.

*Çalışan deneyimi artık yalnızca işe giriş süreciyle sınırlı değil, adaylıktan kariyer gelişimine kadar uzanan bütünsel bir yolculuk olarak ele alınıyor. Bu süreci nasıl tasarlıyorsunuz?

Aday deneyimi olarak bankamızın işveren marka iletişiminden başlayarak, yeni işe başlayan deneyimi, yükselme deneyimi, rotasyon deneyimi gibi kariyer sürecinde bulunan birçok değişim noktasına ilişkin deneyimin sürekli iyileştirilmesi odağıyla insan kaynakları süreçleri ele alınıyor.

*Çalışan geri bildirimlerini yalnızca toplamak değil, aksiyona dönüştürmek günümüz kurumları için belirleyici hale geldi. İş Bankası bu yapıyı nasıl yönetiyor?

Çalışanlarımızın sesini düzenli olarak dinlediğimiz ve aksiyona dönüştürdüğümüz yapılar sayesinde bağlılığı sürdürülebilir kılıyoruz. Çalışma iklimi içerisinde kurumsal zindeliği sürdürmek, açık ve şeffaf iletişim süreçleriyle çalışanlar arası iletişimi aktif tutmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çalışanların iş verimliliği ve bireysel iyi olma haline yönelik yan hak ve uygulamalarla çalışan memnuniyetini yukarıda tutuyoruz.

*Büyük ve köklü kurumlarda çevik çalışma modelleri önemli bir dönüşüm yaratıyor. Bu dönüşüm İş Bankası'nda nasıl karşılık buluyor?

Çevik çalışma metodolojisini uygulayarak çalışanlar arası hiyerarşiyi daha yatay bir hale getirme, takım çalışması ve interdisipliner insan kaynağı oluşturma yaklaşımı sağlıyoruz. Böylece daha hızlı karar alan, birlikte üreten ve değişime uyum sağlayan bir çalışma modeli geliştiriyoruz.

*Bugünün iş dünyasında uzun kariyerler giderek azalırken, İş Bankası'nda 30 yılı aşan kariyer yapıları dikkat çekiyor. Bu sürdürülebilirlik nasıl sağlanıyor?

Kuruluşumuzdan gelen ülke ekonomisine katkı sağlama sorumluluğu ile sürdürülebilir motivasyon kaynağımızı oluşturuyor. Bu yapı olarak kurumun sürekli gelişmesini ve ileriye gitmesini sağlarken aynı bakış açısı çalışanlara da geçerek sürekli gelişim ve değişim ile 30-35 yıl süren uzun kariyer planlamalarıyla insan kaynağının en verimli olabileceği yaklaşımlar oluşturuluyor.

Uzun çalışma sürelerinde hem yönetici yetiştirme hem de çalışma arkadaşlarımızın sürekli gelişimi için çalışmalarını sürdürmekte olan Yetenek Yönetimi Bölümümüz, stratejik insan kaynakları yaklaşımımız ve iletişim odağımızla İnsan Kaynakları temsilcilerimiz çalışan ihtiyaçları doğrultusunda kariyer planlamalarını gerçekleştiriyor. Çalışan Deneyimi ve İç İletişim ekiplerimizle, günlük çalışma hayatına ilişkin sağlıklı yaklaşımlar geliştirip, İnsan Kaynakları Uygulamaları ekiplerimiz ve Sosyal İşler ekiplerimizle çalışan memnuniyetini en üste çıkarmak için çalışıyoruz.

*Farklı kuşakların bir arada çalıştığı yapılarda beklentiler çeşitlenirken, kurumlar açısından denge kurmak her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu çeşitliliği nasıl yönetiyorsunuz?

Farklı kuşakların bir arada çalışmasını bir zorluk değil, önemli bir zenginlik olarak değerlendiriyoruz. Her kuşağın beklentileri, motivasyon unsurları ve iletişim tercihleri farklılık gösteriyor. Bu doğrultuda insan kaynakları stratejimizi kapsayıcılık kısmında zenginleştirmeye önem veriyoruz. Özellikle genç yeteneklerle kurduğumuz iletişimde daha dijital, hızlı ve etkileşim odaklı bir dil benimserken, deneyimli çalışanlarımız için güven, istikrar ve gelişim fırsatlarını ön plana çıkarıyoruz.

*Kuşaklar arası bilgi paylaşımını güçlendiren uygulamalar ve esnek insan kaynakları modelleri giderek daha fazla önem kazanıyor. İş Bankası bu dengeyi nasıl sağlıyor?

Kuşaklar arası etkileşimi artıran projelerle kurum içindeki bilgi paylaşımını ve ortak üretim kültürünü destekliyoruz. Bu kapsamda uyguladığımız tersine mentorluk (reverse mentoring) modeliyle; kıdemli çalışanlarımızın deneyimi ile genç yeteneklerimizin dijital araçlardaki rehberliğini birleştirerek kapsayıcı bir ortam oluşturuyoruz. Herkese uygun tek çözümler bulmak yerine, değişen beklentilere göre İK süreçlerimizi sürekli şekillendiriyoruz. Kuşaklar arası memnuniyeti bağlılık anketleri ve odak gruplarıyla ölçerek politikalarımızı güncelliyor; esnek yaklaşımla tüm çalışma arkadaşlarımızın aidiyet hissettiği yapılar sağlıyoruz. Hangi kuşaktan olursa olsun her çalışanımızın kendini değerli, duyulmuş ve ait hissettiği bir kurum kültürüne sahibiz.

EN ÇOK OKUNANLAR