Yayın Tarihi:
18 Temmuz 2026 09:42Güncelleme Tarihi:
18 Temmuz 2026 09:42Güncelleme Tarihi:
18 Temmuz 2026 09:42Yayın Tarihi:
18 Temmuz 2026 09:42
Yükselen Çağ Wellbeing Akademi'nin kurucusu Ebru Şinik, hızla dönüşen teknolojik gelişmelerin özellikle son 5-10 yıldır eski çalışma modellerini yeniden kurguladığını belirterek daha önce iş dünyasında tükenmişlik sendromunun (burnout) neredeyse başarı elde etmek için 'gereklilik' olarak kabul edildiğini ancak günümüzde bu durumun değiştiğini söylüyor. Şinik'e göre bugün burnout, zamanı akıllıca kullanmamak ve yeterli delegasyon yapamamak ile liderlerin başarı eğrisini tehdit eden bir unsur olarak öne çıkıyor. Şinik, artık başarı tanımının yalnızca hafta içi ve hafta sonu uzun çalışma saatlerine bağlı olmadığını ifade ederek, 'fiziksel ve zihinsel sağlığa yatırım yapmak, iş ve özel hayat dengesini kurmak, yeniden şarj olmak ve ilham kaynağı ile bağ kurmak için dijital ekranlardan izole yaşam alanları ve tatiller planlamak, ekip arkadaşları ile toplumsal ve çevresel fayda sağlayan sosyal etkinlikler ve yardımlaşma kuruluşlarında yer almak' gibi unsurların başarı kriterlerinde öne çıktığını vurguluyor.
"KURUMLARIN EN BÜYÜK VARLIĞI HÂLÂ ÇALIŞANLAR"
Şinik ayrıca yapay zeka çözümlerinin iş dünyasına büyük hız kazandırdığını ancak kurumların en büyük varlığının hâlâ çalışanlar olduğunu belirterek, "Konuların bağlamını henüz kuramayan ve bilinci olmayan silikon tabanlı bir teknolojiden şirket tüm sorunlarına çözüm getirmesini beklemek abesle iştigaldir" ifadelerini kullanıyor. Bu nedenle 2020 sonrası dönemde pandeminin de etkisiyle çalışanların wellbeing yani esenlik haline yatırım yapılmasının öneminin daha net kavrandığını ve bu yaklaşımın küresel ölçekte şirket kültürlerine hızla entegre edildiğini söylüyor.
KURUMSAL WELLBEING KÜLTÜRÜNÜN ÖNCÜLERİ
Şinik, kurumsal wellbeing kültürünü erken dönemde hayata geçiren şirketlerin de bulunduğunu belirterek Google'ı örnek gösteriyor. Şinik, Google'ın çalışanlarına yönelik ilk wellbeing ve farkındalık (mindfulness) eğitimlerine efsane CEO Eric Schmidt döneminde başladığını, ayrıca Larry Page ve Sergey Brin'in de bu süreçte güçlü destek verdiğinin bilindiğini ifade ediyor. Şinik'e göre 2007 yılında başlayan bu program, kurumsal dünyada wellbeing ve mindfulness akımını başlatan ilk ve en ilham verici örneklerden biri olarak kabul ediliyor. O dönemde meditasyon ve mindfulness gibi kavramların şirketler tarafından 'ebeveyn hobisi' ya da 'spiritüel aktiviteler' olarak görüldüğünü hatırlatan Şinik, Google mühendislerinden Chade-Meng Tan'ın programı tasarlarken mühendislerin ve iş dünyasının diliyle konuşarak mistik kavramlar yerine tamamen sinirbilim, veri analitiği ve duygusal zeka üzerine bir yapı kurduğunu ifade ediyor. Şinik ayrıca SAP, Salesforce ve American Express gibi birçok global şirketin bugün kurumsal wellbeing modellerini Google'ın açtığı bu yoldan esinlenerek geliştirdiğini söylüyor. 2012 yılında kurduğu Yükselen Çağ Wellbeing Akademi ile 14 yıldır uluslararası şirketlere eğitim verdiğini aktarıyor. Şinik, bu eğitimlerin çalışanlarda stres ve belirsizlik kaynaklı odaklanma, iletişim ve aidiyet sorunlarını azalttığını, ayrıca kronik yorgunluk, uyku problemleri ve devamsızlıkları düşürdüğünü, aynı zamanda çalışanlara üretkenlik, çözüm odaklılık ve dengeli takım çalışması için ilham, enerji ve motivasyon kazandırdığını anlatıyor.
NASIL BİR YAKLAŞIMLA YOL ALINIYOR?
Şinik, Akademi'nin yaklaşımını üç temel başlıkta özetliyor:
1- Fiziksel ve zihinsel sağlığı optimize eden günlük alışkanlıklar tasarımı,
2- Tükenmişlik yanılsamasını bitirmek,
3- İş akışına entegre esenlik çözümleri.
Şinik'e göre wellbeing yalnızca mesai sonrası yapılan aktivitelerden ibaret değil. Wellbeing çözümlerinin çalışanların günlük iş akışına entegre edilmesi gerektiğini, bunun sürdürülebilir performans için zorunlu olduğunu vurgulayan Şinik, kurumsal wellbeing programlarının kurumlara ve çalışanlara sağladığı avantajları ise şöyle özetliyor:
KURUMLAR İÇİN;
* Genel verimlilik artışı,
* Ofiste zindelik ve esenlik halinin yükselmesi,
* Hastalık, yaralanma, stres ve uzun süreli hastalık sebepli devamsızlık maliyetlerinin düşmesi,
* Kurumsal sorumluluk duruşunun somut artışı,
* Odak ve konsantrasyonla iş hızı ve kapasitesinde artış,
* Çalışanlar arası ilişkilerin güçlenmesi,
* İş tatmininin yükselmesi,
* Personel değişim oranı ve buna bağlı maliyetlerin düşmesi,
* İşveren-çalışan ve müşteri ilişkilerinin gelişmesi,
* Sağlık sigortası primlerinin düşmesi.
ÇALIŞANLAR İÇİN;
* Stres ile baş etme kabiliyeti,
* Dinleme, iletişim ve kendini ifade etme becerisi,
* Takım çalışmasında uyum ve verimlilik artışı,
* Algı, konsantrasyon, bellek, öğrenme kapasitesi ve yaratıcılıkta artış,
* Kan basıncının dengelenmesi, uyku kalitesi ve zindelik,
* Artan yaratıcılıkla sorunlara farklı çözümler bulma,
* Daha tatminli ve huzurlu yaşam.

(Yükselen Çağ Wellbeing Akademi'nin kurucusu Ebru Şinik)
10 ADIMDA KURUMSAL WELLBEING NASIL İNŞA EDİLİR?
Şinik, son 10 yılda yüzlerce wellbeing uzmanı yetiştiren bir eğitmen olarak kurumsal eğitim içeriklerinde şu başlıkların yer alması gerektiğini söylüyor:
1- GALLUP Wellbeing Protokolü,
2- 'Genleriniz Kaderiniz Değildir Metodolojisi' ile sürdürülebilir alışkanlıklar edinme,
3- Sabah rutinlerinin önemi ve öneriler,
4- İlham veren liderlerin sırrı: Meditasyon teknolojisine giriş,
5- Fizik ve zihin-beden korelasyonu uygulaması,
6- Stres yönetimi ve odaklanma: Burun nefes teknikleri uygulamaları,
7- Kaliteli uyku rutinleri,
8- Enflamasyon önleyici beslenme ana prensipleri ve çözümler,
9- Kilo verme sürecini destekleyen öneriler,
10- Duygusal detoks uygulamaları.