İŞ DÜNYASI
11 Mayıs 2022 17:51

FLO'DAN GLOBAL SPOR MARKASI ATAĞI

FLO, global arenanın en güçlü spor markalarından biri olan Reebok'ın lisans haklarını aldı. FLO Mağazacılık CEO'su Burak Övünç, “Reebok'ın lisans haklarını sadece Türkiye için değil, yakın coğrafyada bulunan Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan başta olmak üzere 12 ülke için aldık” dedi.

FLO'DAN GLOBAL SPOR MARKASI ATAĞI

Küresel arenada etki alanını genişletmek hedefiyle, marka portföyünü hızlı bir şekilde güçlendiren FLO, sektörde büyük yankı uyandıran çok güçlü iş birliklerini yapmaya devam ediyor. FLO, global arenanın en güçlü spor markalarından biri olan Reebok ile imzaladığı lisans anlaşmasıyla; Türkiye ve yakın coğrafyadaki 12 ülke için markanın uzun dönemli lisans haklarını elde etti. Anlaşma kadın, erkek ve çocuk ayakkabılarının yanı sıra giyim ve aksesuarı da kapsıyor. Spor kategoride Reebok ile güçlenen FLO, marka için ayakkabı koleksiyonu hazırlayacak ve üretimini yapacak.

ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL BARINDIRIYOR

Bu koleksiyon FLO'nun Türkiye ve yakın coğrafyadaki 12 ülkede bulunan mağazalarında satışa sunulabilecek. Şirket, markanın Türkiye ve bu 12 ülkedeki e-ticaret faaliyetlerinin yanı sıra pazarlama ve dağıtım süreçlerini de yönetecek. Son yıllarda yükselen aktif yaşam ve sportif yaşam tarzı trendleri ile spor kategori tüm dünyada önemli bir potansiyel barındırıyor. Köklü geçmişi ile ikonik bir aktif yaşam tarzı markası Reebok, ayakkabı sektörünün bölgesel lideri FLO'nun yarım asrı aşkın deneyimi ile Türkiye ve yakın coğrafyada daha da güçlü bir şekilde var olacak.

12 ÜLKENİN LİSANS HAKLARINI ALDI

"Türkiye'nin FLO'su olarak başarıyı yakaladığımız çok kanallı, çok markalı ve dijital odaklı bir şekilde globalleşen entegre iş modelimizin önemli bir kısmı olan büyük marka ailemizle kendimizi perakendenin ötesinde bir şirket olarak konumlandırıyoruz" diyen FLO Mağazacılık CEO'su Burak Övünç, bu yapılanma doğrultusunda en son olarak imzaladıkları lisans anlaşmalarıyla global arenanın en güçlü spor markalarından biri olan Reebok'ın Türkiye ve yakın coğrafyadaki 12 ülkenin lisans haklarını aldıklarını söyledi Övünç. "Yalnızca şirketimiz adına değil, ülkemiz adına bu anlaşmayı imzalamaktan gurur duyuyoruz. Reebok gibi markanın tasarım ve üretim yapma hakkını almak kolay değil ama biz bunu başardık. Reebok'ın artık bizim portföyümüzde olmasını yalnızca şirketimiz adına değil, ülkemiz adına da gurur verici bir gelişme olarak değerlendiriyorum" dedi.

"FIRSATLARIMIZI EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRDİK"

Övünç konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Artık Reebok için ürün tasarlayacağız, koleksiyon oluşturacağız ve üretim yapacağız. Türkiye ve yakın coğrafyadaki 12 ülkede kendi mağazalarımızda satışını yaparken, Reebok mağazaları da açacağız. Markanın e-ticaret, pazarlama ve dağıtım faaliyetlerini yürüteceğiz. Kinetix ve Lumberjack'in yanına Lotto'yu da ekleyerek spor kategorisinde iyice güç kazanmıştık. Şimdi de Reebok ile bu gücümüzü taçlandırdık. Tüm bu markalarımızla tekstil operasyonlarımızın ağırlığı ciddi şekilde arttı. Orta vadede spor tekstilin ciromuzdaki oranının %30'lara kadar çıkabileceğini ön görüyorum. Flo olarak, artık sadece ayakkabıda değil, spor tekstilinde de önemli bir oyuncuyuz. Spor kategorisindeki potansiyeli gördük ve fırsatlarımızı en iyi şekilde değerlendirdik. Bundan sonra da her zaman olduğu gibi marka portföyümüze yeni markalara eklemeye ve hali hazırda olan lisans anlaşmalarımızı da genişletmeye devam edeceğiz."

GLOBALDE ÖNEMLİ BİR OYUNCU OLMAYA GÖZ DİKTİ

Spor yaşam tarzındaki potansiyeli erkenden gören ve bu alana yatırım yapmaya karar veren FLO, çok kanallı yapısını zenginleştirmek için 2014 yılında In Street formatını hayata geçirerek, Türk perakende sektöründe örneğine pek rastlanmayan şekilde bünyesinde ikinci bir perakende zincirini konumlandırdı. Kısa sürede spor kategorisinde öne çıkarak başarıya ulaşan In Street Türkiye'nin sneaker ve spor giyim zinciri olarak anılmaya başlandı. Bugün 53 farklı ile yaygınlaşan In Street 150 mağaza ulaştı. Şirketin genç ve dinamik perakende zinciri In Street geçtiğimiz yıl yurt dışına ilk adımını attı ve hızlı büyüme ile globalde de önemli bir oyuncu olmayı hedefliyor.

MÜŞTERİLERİNE DAHA GENİŞ KOLEKSİYONLAR SUNACAK

Çok kısa bir süre önce ilk yurt dışı mağazasını Gürcistan'da açan In Street'in, yakın gelecek planları arasında Kuzey Afrika ülkeleri, Türki Cumhuriyetler ve Doğu Avrupa'ya yayılmak var. Mağaza metrekarelerini arttırarak flagship mağazalar açmaya devam eden In Street mağaza metrekarelerini 200'den, 300 – 350 metrekarelere çıkararak spor giyim ürünlerinin mağazalardaki ağırlığını arttırdı. In Street, 500'ün üzerinde metrekarelik daha geniş alanlarda konsepte uygun olarak hem yeni markaları hem tekstili daha geniş koleksiyonlarla müşterilerine sunmayı hedefliyor.

ÜÇ YIL İÇİNDE CİDDİ BÜYÜME PLANI

Dünyaca ünlü global spor markalarının moda ve trend koleksiyonlarını en uygun fiyat avantajı ile tüketicileriyle buluşturan In Street, 30 milyon civarında olan mağaza trafiğini 2022'de 40 milyona çıkarmayı hedefliyor. Pandemiye rağmen 2021 yılında 19 mağaza açılışı yapan In Street, bu yıl 50 mağaza açmayı hedefliyor. Önümüzdeki 3 yıl içinde ciddi büyüme göstermeyi planlan In Street bu yıl cirosunu yüzde 100 artırarak 1,5 milyar TL'ye ulaştırmayı hedefliyor. Şimdiden 150 mağazaya ulaşan zincirin, 2025 yılında yarısı yurt dışında olmak üzere 400 mağaza sayısına ve toplamda 5 milyar TL ciroya ulaşması ön görülüyor.

SPOR KATEGORİSİ ALIŞVERİŞLERİNİN ORANI %45'LERE DAYANDI

Spor yaşam tarzını sahiplenen, Türkiye'nin sneaker ve spor giyim zinciri In Street için de Övünç şunları söyledi: "Türkiye'de ve küresel arenada başarısını kanıtlayan FLO mağazalarımızın yanı sıra çok kanallı bir yapıya geçerek; 2014 yılında spor yaşam tarzını sahiplenen In Street mağazalarımızın kapılarını açarak sneaker pazarına çok güçlü bir giriş yaptık. In Street zincirimiz ile 8 yıl gibi kısa bir zaman diliminde önemli başarılara imza atarak 150 mağazaya ulaştık. In Street konseptimizle kısa bir sürede bu kadar hızlı bir şekilde yükselmemizi spor life style kategorisindeki potansiyeli çok erken bir zamanda görerek adım atmamızın bir sonucu olarak görüyoruz. Pandemi dönemi ve sonrası spor giyim ve ayakkabı tercihlerinin önemli ölçüde arttırdı. Pandemiden sonra çoğunlukla daha sportif bir yaşam tarzına yönelim oldu. Buna bağlı olarak da daha rahat sportif kıyafetler ve ayakkabılar tercih edilmeye başlandı. Pandemiyle birlikte spor hayat tarzına olan yönelim sonrasında, spor kategorisi alışverişlerinin oranı öncesinde %20'lerdeyken pandemi sonrasında büyük bir sıçrama ile %45'lere dayandı. Bizim için In Street mağazalarımızın önemi bu yönelim sonrasında daha da arttı. Biz bu kategoride daha fazla potansiyel olduğuna inanıyoruz ve buna yönelik olarak da büyüme stratejimizde önemli bir kısmı In Street kanalımıza ayırıyoruz."

EN ÇOK OKUNANLAR