Yayın Tarihi:
08 Mart 2026 09:46Yayın Tarihi:
08 Mart 2026 09:46
Bugün geriye dönüp baktığımda iş hayatımda aldığım en kritik karar, bankacılığı bırakıp finansal teknolojiler sektörüne geçiş kararımdı. Bu kararı verirken kendime olan güvenim, analitik bakış açım ve teknolojinin finansla birlikte nasıl bir dönüşüm yaratabileceğine olan inancım belirleyici oldu. Finans alanındaki deneyimimin teknolojiyle birleştiğinde çok daha fazla değer üretebileceğini gördüm. Aynı zamanda bu geçiş; kendimi aşabileceğim, yeni öğrenme fırsatları yakalayabileceğim ve sürekli gelişebileceğim bir alana adım atmak anlamına geliyordu. Konfor alanının dışına çıkmak kolay değildir ancak gerçek gelişim çoğu zaman tam da o noktada başlar. Herkesin sevdiği ve mutlu olduğu bir alanda çalışabilmesi için öncelikle kendisini tanıması gerekir. Kişinin kendini tanıyabilmesi ise öğrencilik yıllarında ve sonrasında farklı alanlarda, farklı sorumluluklarda deneyim kazanmaya cesaret göstermesiyle mümkün. Gençlerin kariyerlerinin erken dönemlerinde çeşitli işlerde bulunmaları, farklı disiplinleri deneyimlemeleri çok kıymetli. İnsan, yetenekli olduğu alanda daha istekli, daha motive ve daha başarılı çalışabiliyor.
KARİYER; İSTİKRAR, EMEK VE DİSİPLİN GEREKTİREN BİR MARATON
Elbette kariyer yolculuğunda hiçbir şey için geç değil; iş değiştirmek ya da sevdiği alanı bulmak her zaman mümkün. Ancak erken dönem deneyimleri bu keşif sürecini hızlandırıyor. Sonrasında ise cesur olmak, sürekli öğrenmeye açık kalmak ve ilgi duyulan alanda kendini geliştirmeye devam etmek kritik. Hızlı ilerlemekten ziyade doğru ve severek ilerlemek önemli. Çünkü kariyer, istikrar, emek ve disiplin gerektiren bir maraton. Bugün maalesef teknolojinin sunduğu imkanlarla emek harcamadan, yeterli deneyim kazanmadan hızla yönetici olmak isteyen bir yaklaşımın yaygınlaştığını görüyoruz. Oysa kariyer ciddi bir emek sürecidir. Deneyim kazanmayı, sorumluluk almayı, gerektiğinde hata yapmayı ve bu hatalardan öğrenmeyi gerektirir. Gerçek başarı; sabır, istikrar ve sürekli gelişimle inşa edilir. Buna gönüllü olanları hem daha sağlam hem de daha anlamlı bir kariyer yolculuğu bekliyor.
(Octet Türkiye CEO'su Derya Ekemen Fidan)VISPERA KURUCU ORTAĞI PROF. DR. AYTÜL ERÇİL: KENDİ POTANSİYELİNİZİN FARKINDA OLUN
Bugün, kariyerinin her adımında kendi yolunu çizmeyi seçen tüm genç kadınlara sesleniyorum: Kariyer yolculuğunuzda en değerli kararlar, kendinizle kurduğunuz ilişki ve bu ilişkiyi hangi değerler üzerine kurduğunuzdur. Benim için en kritik dönemeç, akademiden girişime adım atmaktı; bu karar bana sadece bir iş kurdurmadı, aynı zamanda neyi gerçekten önemsediğimi ve hangi ortamda en çok becerilerimi kullanabileceğimi gösterdi. Kendi potansiyelinizin farkında olun, risk almaktan korkmayın ve öğrenmeyi hayatınızın merkezi yapın. Öğrenme kültürünü çevrenize de taşıyın; ekiplerinizle birlikte büyüyün. Mentorluklar bulun, riskleri yönetmeyi öğrenin; küçük adımlarla başlayıp güvenli bir büyüme sağlayın, finansal bilincinizi güçlendirin ve sevdiğiniz işi bulmak için cesur adımlar atın. Kendinize güvenin, sınırlarınızı bilin ve gerektiğinde destek almaktan çekinmeyin. Mutluluk ve başarı el ele gitsin, sürdürülebilirlik her şeyden önce gelir. Bu arada tabii ki iş ve özel hayat dengesini de korumaya da özen gösterin.
(Vispera Kurucu Ortağı Prof. Dr. Aytül Erçil)SABANCI VAKFI MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI GÜLER SABANCI: "EŞİTLİK İÇİN ÇEKİNMEK HİÇBİR ZAMAN BİR SEÇENEK OLAMAZDI"
50 yılı aşkın süredir, nitelikli eğitimden toplumsal ve ekonomik hayata katılıma kadar en temel haklara eşit şekilde erişemeyen kadınlar ve kız çocuklarının güçlenmesi için çalışıyoruz. Sistematik engelleri ortadan kaldırmaya yönelik sürdürülebilir ve etkisi ölçülebilir çözümler geliştiriyor; yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde kurumlar, bireyler ve topluluklarla iş birliği içinde kalıcı etki yaratmak için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Haklara eşit erişimin hayatın doğal bir parçası olduğu bir gelecek mümkün. Bunun için kararlılık, dayanışma ve birlikte hareket etme iradesi gerekiyor. Yerelde kök salan ve ulusal ölçekte yaygınlaşabilen modelleri büyütmeye; veriye dayalı, güven temelli ve iş birliğine açık çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Eşitlik bir tercih değil, ortak sorumluluğumuzdur.
(Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı)ODGERS TÜRKİYE KURUCU ORTAĞI AYŞE ÖZTUNA BOZOKLAR: BİRLİKTE DEĞER ÜRETEBİLECEĞİNİZ, GÜVENEBİLECEĞİNİZ EKİPLERLE YOL ALIN
Kariyerimdeki gerçek dönüm noktaları; güvenebileceğim, birlikte değer üretebileceğim insanlarla çalışmaya karar verdiğim anlardı. Kiminle/hangi ekiple çalışacağımız, hangi müşterilerle hangi değer önerisi üzerinden ilerleyeceğimiz ve hangi iş birliklerinin sürdürülebilir katkı yaratacağı konularında bilinçli tercihler yapmak ve bu tercihlerin sorumluluğunu üstlenmek, sürdürülebilir başarı ve anlamlı değer üretimi için belirleyicidir. Özetle genç yeteneklere verebileceğim en kıymetli tavsiyeleri şu şekilde özetleyebilirim:
*Kendinizi doğru ve dürüst bir biçimde değerlendirmekle başlayın
*Keyifle ve yüksek motivasyonla üretken olabileceğiniz alanları sorumluluk alarak bilinçli şekilde geliştirmeye çalışın ve sevdikleriniz üzerinden değer yaratmayı öğrenin.
*Geliştirilmesi gereken beceriler dönüşse de, değişim karşısında öğrenmeye açık olmak ve yeni koşullara uyum sağlayarak değer üretmeye devam edebilmek kritik önemini koruyacak. Bu süreçte değişmeyen bir diğer unsur ise doğru ve dürüst bir zihniyetle kendini sürekli gözden geçirebilmek, sorumluluğu başkalarına değil öncelikle kendine yöneltebilmek ve alçakgönüllülükle bilmediklerinin de farkında olarak gelişime vazgeçmeden devam edebilmektir.
*Aynı zamanda, değişimin karmaşık yapısı içinde sizi yönlendirecek sağlam bir etik değerler sistemine sahip olmanız gerekir. Bu değerler, insanlar arasındaki farklılıklara, tutumlara, becerilere ve yeteneklere içten bir saygıyı ve bu çeşitliliğin gerçek değerini içselleştirmiş bir anlayışı mutlaka içermelidir.
*Bu durumda değişmeyen bir diğer unsur ise doğru dürüst bir zihniyetle kendini gözden geçirirken dengeli bakış açısını koruyabilmek ve hayatta iniş çıkışların olabileceğini, her an mutlu olamayacağımız gerçeğini kabul ederek, doğru insanlarla, dürüstlükten ödün vermeden, kendi sorumluluğunu üstlenen alçakgönüllü bir duruş sergileyebilmek.
(Odgers Türkiye Kurucu Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar)LEAD NETWORK TÜRKİYE YÖNETİM KURULU BAŞKANI NESLİHAN NİGİZ ULAK: ETKİ YARATMAK ÖNEMLİDİR
Üniversite yıllarımda, henüz 20 yaşındayken kendime gelecekte genel müdürlük hedefi koymuştum. Bu nedenle kariyer yolculuğumu bilinçli şekilde farklı alanlarda deneyim kazanarak şekillendirmeye çalıştım. Kariyerimin sekizinci yılında finans ve tedarik zinciri pozisyonlarında görev yaparken, üst yönetimin yönlendirmesiyle 'go to market' tarafına geçtim. Bu benim için önemli bir rota değişikliğiydi. İşin operasyonel ve finansal boyutunu deneyimledikten sonra pazarı ve müşteriyi doğrudan yönetmek bakış açımı ciddi şekilde genişletti. Sonraki yıllarda hem lokal hem global ölçekte satış sorumlulukları üstlendim. Geriye dönüp baktığımda, farklı fonksiyonlarda yetişmiş olmak ve işin bütününe hakim bir perspektif kazanmak, bugünkü liderlik yaklaşımımın en güçlü yapı taşlarından biri oldu. Yeni nesil kadın çalışanlara tavsiyem kendilerine inanmaları ve görünür olmaktan çekinmemeleri. Hazır hissetmeyi beklemek yerine cesur adımlar atın. Kapsayıcı lider olun; fayda yaratmaya ve değer katmaya odaklanın. Güçlü bir dayanışma ağı kurun, birbirinizi destekleyin. Kariyer hedeflerinize ilerlerken anlam ve etki yaratmak önemlidir."
(Lead Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nigiz Ulak)TÜRKİYE KADIN GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ (KAGİDER) YÖNETİM KURULU BAŞKANI ESRA BEZİRCİOĞLU: ASIL MESELE YÜKSELİRKEN BAŞKALARINA DA ALAN AÇABİLMEK
İş hayatımda aldığım en kritik karar, başarı tanımımı değiştirmek oldu. Kariyerimin erken dönemlerinde başarı; performans, büyüme ve sonuç odaklıydı. Elbette bunlar hâlâ çok kıymetli. Ancak zamanla şunu fark ettim: Asıl mesele yalnızca yükselmek değil, yükselirken başkalarına da alan açabilmek. Bir noktada odağımı sadece bireysel kariyer ilerlemesinden daha geniş bir etki alanına taşımaya karar verdim. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi, karar alma mekanizmalarında daha fazla yer bulması ve girişimcilik ekosisteminde fırsat eşitliğinin kurumsal bir refleks haline gelmesi için daha fazla sorumluluk üstlendim. Bu karar daha fazla görünürlük, daha fazla eleştiri ve daha fazla sorumluluk anlamına geliyordu. Ancak aynı zamanda daha kalıcı bir değer üretme fırsatıydı. Bugün geriye baktığımda görüyorum ki kariyerimdeki gerçek kırılma anı bir pozisyon değişimi değil, bir perspektif değişimiydi. Kısa vadeli konforu değil, uzun vadeli etkiyi seçmek... Ve inanıyorum ki gerçek liderlik, tam da bu seçimle başlıyor.
GERİ ADIM ATMAYIN
İş hayatı artık doğrusal ilerleyen bir yapıdan çok, öğrenerek dönüşülen ve kişinin kendini yeniden tanımlayabildiği bir yolculuğa dönüştü. Bu nedenle genç kadınların, toplumun ya da çevrenin beklentilerinden ziyade kendi yetkinliklerini, ilgi alanlarını ve değerlerini merkeze alarak karar vermeleri büyük önem taşıyor. Öncelikle, kişinin neyi iyi yaptığı kadar neyi yaparken anlam ve mutluluk bulduğunu keşfetmesi gerekiyor. Sevilen bir iş, uzun vadede sürdürülebilir başarıyı beraberinde getiriyor. Ancak burada önemli olan, mutluluğun her zaman konfor alanında kalmak anlamına gelmediğini bilmek. Zorlayıcı deneyimler, yeni sorumluluklar ve hata yapma cesareti de gelişimin doğal bir parçası. Kadınların kariyer yolculuğunda en sık karşılaştıkları engellerden biri, kendilerini yeterince hazır hissetmeden geri adım atmalarıdır. Oysa iş dünyasında ilerleme çoğu zaman yüzde yüz hazır olmakla değil, öğrenmeye açık olmakla mümkün oluyor. Bu nedenle genç kadınlara en önemli tavsiyem, fırsatlarla karşılaştıklarında kendilerini geri çekmek yerine sorumluluk almaktan çekinmemeleri ve görünür olmaktan kaçınmamaları... Başarıyı yalnızca ünvan ya da pozisyonla tanımlamamak gerekir. Kendini geliştirebildiği, değer üretebildiği ve hayatıyla uyumlu bir denge kurabildiği bir kariyer, uzun vadede en güçlü başarıdır.
(KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu)GTECH KURUCU ORTAĞI VE CEO'SU MİNE TAŞKAYA: DOĞRU SEÇİMLER YAPMAYA ODAKLANIN
Geriye dönüp baktığımda iş hayatımda aldığım en kritik karar, GTech'i yalnızca global teknoloji firmalarının ürünlerini satan ve danışmanlık hizmeti veren bir yapıdan çıkarıp, kendi ürünlerini geliştiren bir teknoloji şirketine dönüştürme kararıydı. 2009 yılında bankacılık sektörüne yönelik regülasyon raporlaması ürünümüzü geliştirerek başladığımız bu yolculuk, ilerleyen yıllarda ana bankacılık çözümleri üretme vizyonuyla daha da derinleşti. Bu adımlar kısa vadede daha fazla yatırım, daha fazla risk ve sorumluluk anlamına geliyordu; ancak uzun vadede şirketimizin konumunu tamamen değiştirdi. Hizmet sunan bir yapıdan, kendi teknolojisini geliştiren ve katma değer üreten bir şirkete dönüşmemiz, büyüme hikayemizin temelini oluşturdu. Yeni nesil kadın çalışanlara en önemli tavsiyem ise yeni nesil iş modellerini ve dönüşen kariyer alanlarını mutlaka değerlendirmeleri; ancak seçimlerini yalnızca popüler olduğu ya da 'iyi ve güvenli' görüldüğü için değil, gerçekten kendilerini heyecanlandıran ve anlam buldukları alanlara göre yapmaları olur. İnsan ancak değer ürettiğine inandığı bir işe emek verdiğinde sürdürülebilir başarı yakalayabiliyor. Sevdiğiniz işi yaptığınızda daha yaratıcı, daha cesur ve yeniliklere daha açık oluyorsunuz. Bunun yanında konfor alanından çıkmaktan korkmamak, sorumluluk almaktan çekinmemek ve uzun vadeli düşünmek çok önemli. Kariyer bir maraton; sabır, sürekli öğrenme ve disiplin başarıyı kalıcı kılıyor. Kadınların özellikle teknoloji ve finans gibi alanlarda daha yetkin hale gelmeleri ise hem kişisel kariyerlerinde hem de özel hayatlarında daha güçlü ve başarılı olmalarını sağlayacak.
(GTech Kurucu Ortağı ve CEO'su Mine Taşkaya)COSMED KURUCUSU VE CEO'SU DEREN ÖZTÜRK MATARACI: BÜYÜK BAŞARIYA ULAŞMAK İÇİN BÜYÜK HAYAL ETMEK GEREKİR
Kozmetik sektörü yabancı oyuncuların domine ettiği, rekabetin çok olduğu, büyük reklam bütçelerinin harcandığı bir sektör. Bu alanda 2009 yılında bir marka yaratma hayaliyle çıkmış olmak büyük bir cesaretti aslında. Sosyal medyanın olmadığı, geleneksel medya üzerinden bu piyasada ben de varım diye ses çıkartmaya çalıştığımız bir dönemden bahsediyorum. Bu yolculukta ilerlerken hep büyük düşündük, sadece ülkemizde değil globalde de marka olma hedefimiz vardı ve 10. yılımızda katıldığımız ilk fuarla işimizin çok zor olduğunu fark ettik. 'Herkes gibi' temiz, modern tasarımlarla sonuç odaklı bir marka olduğumuzu fark ettik. Bizi ayrıştıracak bir detay bulmalıydık. Sonrasında Türkiye'deki endemik bitkileri araştırdık, ülke olarak bu anlamda çok zenginiz karşımıza birçok içerik çıktı. Sonrasında her birinin hikayelerini inceledik ve Kars endemik Çiğdem Çiçeği (Crocus Chrysanthus) ile karşılaştık. Osmanlı döneminde Harem kadınları tarafından saraya özel olarak Kars'tan getirtilen bu çiçek ile yapılan hamam ritüelleri dillere destan güzelliklerinin sırrı olarak tarihe geçmiş. Bu çiçek ile ilgili bilimsel araştırmalar yaptırarak ürünlerimiz için çok uygun olduğunu gözlemledik ve sonrasında bu çiçek bizim her bir formülümüzde yer alan markanın ana içeriği haline geldi. Yeni hikayemizle birlikte tüm kurumsal kimliğimizi, ürün tasarımlarımızı güncelledik ve bu hareket bizim dünya markası olma yolunda önümüzü açtı. Bugün, 41 ülkede ihracatını gerçekleştirdiğimiz markamız, globalde harem kadınlarının güzellik sırrı hikayesi ile pazarlanıyor.
NE İSTEDİĞİNİZİ BİLİN VE HAYAL EDİN
Biz kadınlar herkese, her şeye yetişebilen süper gücümüzle övünürüz. Ama öyle bir an gelir ve fark ederiz ki unuttuğumuz biri var; kendimiz. Bir kadın girişimci olarak bu sene uygulamaya başladığım konu kendim için kaçmak, bir günü boş bırakmak. Günlük hayatın yoğunluğunda, her departmanın yoğun, acil ve öncelikli gündemleri arasında kaybolurken bunun sadece günü kurtardığını fakat şirketimize büyük başarılar, büyük sıçrayışlar getirmediğini fark ettim. Büyük başarıya ulaşmak için büyük hayal etmek gerekir ve ben kendime yeni hayaller kuracak süre tanımayacak şekilde programımı doldurmuştum. Ne istediğimizi bilmezsek onun için çabalayamaz ve ona ulaşamayız. Kendimiz için yaratacağımız boş bir saatte, şu an bulunduğumuz yeri ve konumu değerlendirme fırsatı bulurken yeni projeler için de düşünme fırsatı yakalayabiliriz. Göreceksiniz ki o bir saat aslında zaman kaybı değil, birçok yeniliğin ve ilerlemenin kaynağı olacak.
(Cosmed Kurucusu ve CEO''su Deren Öztürk Mataracı)MMA TÜRKİYE YÖNETİM KURULU BAŞKANI DİDEM NAMVER: FARK YARATAN İKİ TEMEL UNSUR VAR: MÜCADELE RUHU VE HOLİSTİK BAKIŞ AÇISI
Hepimiz biliyoruz ki, iş dünyasında kadınların karşılaştığı görünür ve görünmez birçok engel söz konusu. Bunları aşmanın en doğru yolu, bu konuyu 'temenni' boyutundan çıkarıp kurumsal bir strateji haline getirmekten geçiyor. Tıpkı herhangi bir stratejik büyüme hedefinde olduğu gibi; kadın istihdamı ve liderliği konusunda da mevcut sorunlar net bir şekilde tespit edilmeli, ölçülebilir hedefler konulmalı ve bu hedeflere ulaşmak için kararlı bir uygulama planı hayata geçirilmeli. Araştırmalar bize gösteriyor ki; kadın çalışanların kendilerini özgürce ifade edebildikleri, fikirlerinin değer gördüğü ve sürekli gelişim imkanı buldukları şeffaf bir ortam, sadece kadınlar için değil tüm ekosistem için çarpan etkisi yaratıyor. Bu noktada yeni nesil kadın yöneticilere en önemli tavsiyem; bu destekleyici yapıların kurulması için, içinde bulundukları sistemden talepkar olmaları ve iyileştirme süreçlerinin bizzat takipçiliğini üstlenmeleri.
GEREKLİ SERMAYE KADINLARIN DOĞASINDA VAR
Değişim, sadece yukarıdan aşağıya inen bir yaklaşım değil, aynı zamanda aşağıdan yukarıya doğru kararlılıkla sürdürülen bir talep yönetimidir. Kendi eğitim ve kariyer yolculuğuma baktığımda; hem eğitim sürecinde farklı deneyimler edinmenin hem de gelişimi destekleyecek nitelikli kaynaklara ulaşmanın oldukça meşakkatli olduğu bir dönemden geçtiğimi söyleyebilirim. Günümüzde ise yeni nesil kadın liderler, gelişim odaklı her tür bilgiye, programa, fırsata erişim konusunda önemli bir avantaja sahipler. Ancak bu avantaj, beraberinde çok daha zorlu bir rekabeti de getiriyor. Bu rekabetçi iklimde fark yaratmanın anahtarı iki temel unsura dayanıyor: Mücadele ruhu ve holistik bakış açısı. Kadınların doğasında var olan dayanıklılık ve öğrenme tutkusu, bence bu süreçteki en büyük sermaye. Artık sadece seçtiğiniz uzmanlık alanında derinleşmek yeterli değil; dünyayı, teknolojiyi ve insanı kapsayan bütünsel bir vizyona sahip olmanız bekleniyor. Kariyer basamaklarını ancak bu geniş perspektifle ve kendinizi çok yönlü geliştirerek sağlam adımlarla tırmanabilirsiniz. Sonuç olarak; yeteneklerinizi destekleyecek kaynaklara ulaşmanın bu denli kolay olduğu bir çağda, kendi potansiyelinize sahip çıkmanız ve adil bir çalışma ortamı için sesinizi yükseltmeniz, sadece sizin değil, sizden sonraki nesillerin de yolunu aydınlatacaktır.

(MMA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver)
İLETİŞİM DANIŞMANLIĞI ŞİRKETLERİ DERNEĞİ (İDA) YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE EXCEL İLETİŞİM CEO'SU BURÇAK TAŞKIN YURDAKUL: BİRİLERİ SİZİN İÇİN HEDEF KOYMASIN
Yeni nesil kadın çalışma arkadaşlarıma en önemli tavsiyem şu: Lütfen birilerinin sizin için hedef koymasını, size bir yol çizmesini veya potansiyelinizi fark edip size alan açmasını beklemeyin. Kendi hedeflerinizi kendiniz belirleyin. Kariyerinizin direksiyonunda siz olmalısınız. Sevdiğiniz ve mutlu olduğunuz bir işi yapabilmenin, o işte fark yaratabilmenin ilk şartı ne istediğinizi bilmek ve o yolda kendi adımlarınızı cesaretle atmaktır. Ben, geriye dönüp baktığımda iş hayatımdaki en kritik kararımın, 'kendi rotamı başkalarının beklentilerine göre değil, kendi inandığım değerlere göre çizmek ve karşılaştığım ilk büyük zorlukta geri adım atmak yerine istikrarı seçmek' olduğunu görüyorum. Bugün bulunduğum noktayı yola devam etme kararlılığıma ve kendi potansiyelimi sahiplenmeme borçluyum. İş hayatı elbette zor. Ancak burada sizi ayrıştıracak en temel unsur, ilk zorlukta kolay vazgeçip vazgeçmediğiniz. Bir hedefe kolayca ulaşmanın sihirli bir formülü yok; iş hayatı tamamen çalışmak, yılmamak ve her gün üzerine bir adım daha koymak üzerine kurulu. Bizim sektörümüzde 'takipçi olmak' en önemli yetkinliklerden biri. Yalnızca işin değil, fikrinizin, projenizin, emeğinizin ve en önemlisi kendi hayallerinizin de sonuna kadar takipçisi olun. Peşini bıraktığınız hiçbir süreç size başarı olarak geri dönmüyor. Tüm bu yolculukta karamsar ve negatif olmak yerine 'gerçekçi iyimserliği' iş hayatınızın pusulası yapın. Bu, körü körüne bir Pollyannacılık değil; zorlukları, engelleri, bazen krizleri memnuniyetle kabullenmek, 'ben bu sorunu nasıl çözerim?' ya da 'ben bu sorundan ne öğrendim?' diyebilecek farkındalığa sahip olmak. Gerçekçi iyimserlik, ayaklarınız yere çok sağlam basarken gözünüzün hep ufukta, çözümde ve gelecekte olması. Kendi hedefini koyan, işinin ve hayalinin takipçisi olan, istikrardan ödün vermeyen ve gerçekçi iyimserlikle engellerin üstesinden gelen her kadın, sadece kendi kariyerini değil, tüm dünyayı değiştirecek güce sahiptir. O gücü sahiplenin ve asla vazgeçmeyin.

(İDA Yönetim Kurulu Başkanı ve Excel İletişim CEO'su Burçak Taşkın Yurdakul)
ARKAS HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI DİANE ARCAS GÖÇMEZ: EŞİTLİĞİ KALICI HALE GETİRMEK İÇİN DAHA DENGELİ VE KAPSAYICI BİR YAPI İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZKadınların iş dünyasında daha görünür, karar alma mekanizmalarında daha etkin ve liderlik pozisyonlarında daha güçlü temsil edildiği bir yapı; yalnızca kurumlar için değil, toplumun tamamı için sürdürülebilir bir gelecek anlamına geliyor. Farklı bakış açıları, empati gücü ve çözüm odaklı yaklaşım, kurum kültürünü zenginleştiren unsurlar olarak iş sonuçlarına doğrudan yansıyor. Bu sebeple Arkas Holding'de ve iştiraklerinde kadın yönetici oranını da cinsiyet eşitliği esaslarına göre ele alıyoruz, bugün şirketlerimizde kadın yönetici oranı %28 seviyesinde bulunuyor ve dünya ortalamasını yakalıyoruz. Eşitliği kalıcı hale getirmek için bu alanda her yıl daha dengeli ve kapsayıcı bir yapı inşa etmeye çalışıyoruz.
(Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Diane Arcas Göçmez)