Yayın Tarihi:
27 Şubat 2026 11:32Yayın Tarihi:
27 Şubat 2026 11:32
Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği Başkanı Yusuf Günay, yeşil hidrojenin Türkiye'nin enerji ve sanayi stratejisindeki kritik rolünü Platin Dergisi Şubat 2026 sayısında değerlendirdi.
Yusuf Günay, hidrojeni elde ederken oluşan maliyetin, günümüz elektrik fiyatlamasından kaynaklanan ölçümle sınırlanmaması gerektiğini ifade ediyor. "Ne harcadık, ne ürettik, kaça satacağız" döngüsünün bu vizyon değişikliğiyle farklılaştığını belirten Günay, bu nedenle bazı temel bilgileri hatırlayarak durumu analiz etmenin daha doğru olacağını vurguluyor.
ELEKTRİFİKASYON VE TÜRKİYE'NİN POTANSİYELİ
Dr. Fatih Birol başkanlığındaki Dünya Enerji Ajansı'nın (IEA), yakın dönemde enerjide elektrifikasyon ihtiyacının öne çıkacağını açıkladığını aktaran Günay, Türkiye'nin potansiyelinin hem cari açık sorununa önemli bir çözüm sunacağını hem de net sıfır hedeflerine katkı sağlayacağını dile getiriyor. Günay, H2DER olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yapılan ziyaretlerde, kamunun değerli vizyonuyla buluştuklarını ve temiz enerji konusundaki kararlılığın üst düzeyde olduğunu ifade ediyor. Günay, hidrojenin enerji tartışmasının kenarında duran bir başlık olmadığını, ağır sanayiden kimyaya, taşımacılıktan esnek şebeke yönetimine kadar uzanan stratejik bir sistem yatırımı olduğunu vurguluyor. Bu çerçevede öne çıkan ana öncelikleri şöyle sıralıyor:
*Hidrojenin temiz enerji kaynakları arasında yasal kabulünün sağlanması,
*İlgili mevzuatın ivedilikle tamamlanması,
*Hidrojene özel bir otoritenin belirlenmesi,
*Yeşil hidrojen özel üretim bölgeleri ilan edilmesi,
*Hidrojenin bir 'Sistem Yatırımı' olarak konumlanması.
NET SIFIR İÇİN FOSİLDEN ÇIKIŞ ŞART
İklim krizinin ana kaynağının karbon salımı olduğunu ve küresel emisyonların yaklaşık yüzde 72'sinin enerji sektöründen kaynaklandığını hatırlatan Günay, bu gerçek değişmediği sürece net sıfır hedeflerinin yalnızca iyi niyetli temenniler olarak kalacağını vurguluyor. Birinci ve zorunlu adımın fosil yakıtlardan çıkış olduğunu belirten Günay, bunun yalnızca yenilenebilir elektrik üretmekle sınırlı olmadığını; asıl meselenin temiz elektriğin sanayi, ulaştırma ve ağır üretim sektörlerinde kullanılabilir hale getirilmesi olduğunu ifade ediyor. Bu noktada yeşil hidrojenin devreye girdiğini söylüyor. Günay, yeşil hidrojenin çelik, kimya, gübre, rafineri ve ağır taşımacılık gibi 'karbonsuzlaştırılması zor sektörler' için vazgeçilmez bir çözüm olduğunu söylüyor.

AVRUPA'DAN TEMİZ HİDROJENE TALEP SİNYALİ
Örnek olarak Avrupa Komisyonu'nun otomotiv sektörü için açıkladığı yeni paketi hatırlatan Günay, düşük karbonlu çelik kullanan üreticilerin emisyon hedeflerinde yüzde 7'ye kadar kredi kazanabileceğini söylüyor. Bunun, temiz hidrojenle üretilmiş çeliğe olan talebi hızla artıracağını anlatıyor. Günay'a göre bu gelişmeler, hidrojenin yalnızca çevresel bir çözüm olmaktan çıktığını, aynı zamanda doğrudan ticari ve stratejik bir değere dönüştüğünü gösteriyor. Günay, off-grid üretimin yeşil hidrojen için izinlendirilmesi, kapasite fazlası yenilenebilir elektriğin hidrojen üretiminde kullanılması gibi başlıkların da sürece eklenebileceğini ifade ediyor.