Yayın Tarihi:
08 Haziran 2026 15:54Güncelleme Tarihi:
08 Haziran 2026 15:54Yayın Tarihi:
08 Haziran 2026 15:54
İsviçre'nin Ren nehri kıyısındaki tarihi Laufenburg şehrinde dikkat çeken bir proje yürütülüyor. 1958 yılında İsviçre, Almanya ve Fransa'nın elektrik şebekelerinin ilk kez birleştiği "Laufenburg Yıldızı" olarak bilinen bölgede, bugün yeni bir proje şekilleniyor. FlexBase firmasının açıklamasına göre proje 27 metre derinliğindeki bir kazı sahasıyla Avrupa'nın enerji geleceğinde söz sahibi olmayı amaçlıyor.
Projenin dikkat çekici yanı, yer altında inşa edilen devasa batarya sistemi. Yaklaşık iki futbol sahasından daha büyük bir alana yayılan ve 27 metre derinliğe inen bu devasa çukur, sadece fiziksel bir yapı değil, aynı zamanda şebeke için bir "şok emici" görevi görecek.
Açıklamaya göre projede kullanılan Redox-Flow (Akışlı) batarya teknolojisi, lityum-iyon pillerin aksine sıvılar üzerinden enerji depoluyor. 1,2 GW çıkış gücü ve 2,1 GWh depolama kapasitesiyle bu tesis, İsviçre'deki Leibstadt Nükleer Santrali'ne eşdeğer bir anlık güç sağlama potansiyeline sahip olma amacında.
Açıklamaya göre merkez sadece elektriği depolamakla kalmıyor; veriyi ve ısıyı da işliyor. Merkez, dev Redox-Flow bataryasını, yüksek güvenlikli bir yapay zeka veri merkeziyle aynı kampüste birleştiriyor. Yani yeraltına inşa edilen tesis yalnızca bir bataryadan ibaret değil. Kampüs içinde yapay zekâ veri merkezleri, araştırma laboratuvarları ve teknoloji ofisleri de yer alacak.
AI veri merkezinin soğutulması sırasında ortaya çıkan atık ısı, bölgesel bir ısıtma ağıyla Laufenburg ve çevresindeki yerleşim birimlerine taşınacak. Bu sayede fosil yakıtlı ısıtma sistemlerine olan bağımlılık azaltılırken, 30 yıllık süreçte yaklaşık 82.700 ton CO2 salınımının önüne geçilmesi hedefleniyor.
ŞEBEKE İSTİKRARINI DENGELEME HEDEFİ
Yaklaşık 2.1 GWh depolama kapasitesine ve 1.2 GW güç çıkışına sahip olması planlanan sistem, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklardan üretilen fazla elektriği depolayacak. Elektrik talebinin yükseldiği anlarda ise bu enerjiyi tekrar şebekeye aktararak Avrupa elektrik ağının dengelenmesine yardımcı olacak. Böylece enerji üretiminin doğaya bağlı olduğu yeni dönemde, şebeke istikrarının korunması hedefleniyor.
İnşaatın 2029 yılına kadar kademeli olarak tamamlanması bekleniyor.
NEDEN O NOKTADA YAPILIYOR?
Projenin özellikle Laufenburg'da kurulmasının önemli bir nedeni var. Burası, onlarca yıldır Avrupa'nın en kritik enerji bağlantı noktalarından biri olarak görülüyor. İsviçre, Almanya ve Fransa'nın elektrik ağlarının kesiştiği "Star of Laufenburg" bölgesi, enerji iletiminde stratejik bir merkez konumunda bulunuyor. Bu sayede büyük ölçekli enerji depolama sistemleri doğrudan Avrupa'nın ana enerji hatlarına bağlanabiliyor.