USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Girişimcilik

Yayın Tarihi:24 Ocak 2026 09:00

Türkiye'nin dijital egemenlik mimarisini küresel sahneye taşıyor

DT Cloud, geliştirdiği yerli bulut mimarisi ve milli yazılım katmanlarıyla Türkiye'nin dijital egemenliğini kurumsal altyapılara taşıyor. Veri, güvenlik ve yapay zeka teknolojilerinde tamamen bağımsız bir ekosistem oluşturuyor.

Türkiye'nin dijital egemenlik mimarisini küresel sahneye taşıyor

DT Cloud'un hikayesi, aslında Türkiye'nin dijital bağımsızlık yolculuğuna paralel ilerleyen bir dönüşüm hikayesi. Şirket, ilk etapta farklı sektörlere yenilikçi bilişim teknolojileri geliştirmek amacıyla 2006'da bir yazılım Ar-Ge şirketi olarak yola çıktı. Zaman içinde, Türkiye'nin hızla artan dijital altyapı ihtiyaçları şirketi daha kapsamlı bir misyona taşıdı. Bu yolculuğun en kritik kırılımı, 2018 yılında dijital dönüşüm odaklı bulut teknolojilerini hem Türkiye'ye hem dünyaya sunma hedefiyle DT Cloud markasını hayata geçirmek oldu. DT Cloud CEO'su Tolga Dinçer, bu yaklaşımın yalnızca teknoloji geliştirmekten ibaret olmadığını, Türkiye'nin dijital kaderine yön verme sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini söylüyor. DT Cloud'u 'Dijital Türkiye'nin Yerli Bulutu' vizyonuyla kurduklarından söz eden Dinçer, "Misyonumuz Türkiye'nin verisinin Türkiye'de kalması, ülkemizin teknolojik bağımsızlığının güçlenmesi ve dijital egemenliğin sadece söylemde değil, mimaride vücut bulmasıydı. Bugün bunu başarıyla temsil ediyoruz" yorumunda bulunuyor. Dinçer, şirketin en temel farklılaştırıcı unsurunun yaklaşımın kendisi olduğunu vurgularken, "Bizi farklılaştıran temel unsur, 'dijital egemenlik' kavramını yalnızca verinin saklandığı coğrafya olarak yorumlamıyor olmamız. Bizim için egemenlik; veriyi yöneten yazılımın, güvenlik katmanının ve yapay zeka altyapısının da milli ve bağımsız olması, yani teknik, operasyonel ve verisel tüm katmanların ülke sınırları içinde kontrol altında tutulması anlamına geliyor" diyor. Dinçer, veri egemenliğini bir söylem değil, kurumların ihtiyaçlarını temel alan esnek bir mimari olarak tasarladıklarını belirtiyor ve bu mimarinin kritik sektörlerde üç model üzerinden hayat bulduğunu ifade ediyor. Bu mimari bugün kritik sektörlerde üç ana model üzerinden hayat buluyor. Yüksek güvenlik ve regülasyon uyumu arayan kurumlar için 'merkezi bulut', savunma gibi stratejik otonominin ve verinin mutlak kontrolünün zorunlu olduğu alanlar için geliştirilen 'air-gapped (internete kapalı) yerinde bulut' ve fintek ekosistemi için TCMB akreditasyonuyla sunulan, özel bulut izolasyonunu paylaşımlı altyapı verimliliğiyle birleştiren 'topluluk bulutu' modeli.

"EN BÜYÜK YATIRIM KALEMİMİZ AR-GE"

DT Cloud'un Ar-Ge yatırımlarının şirketi benzersiz bir konuma taşıdığını anlatan Dinçer, "En büyük yatırım kalemimizi Ar-Ge oluşturuyor ve bu çalışmalar veri egemenliğini bir mimari olarak sunma misyonumuzu mümkün kılan teknolojileri geliştirmeye odaklanıyor" diyor. Türkiye'nin tamamen yerli ilk self servis bulut yönetim platformunu geliştirdiklerini kaydeden Dinçer şöyle devam ediyor: "Ar-Ge çalışmalarımızın en kritik çıktısı, Türkiye'nin tamamen yerli ilk self servis bulut yönetim platformu (CMP) olan; geleneksel, esnek olmayan altyapıyı dijitalleştirerek bulutu oluşturan ve yöneten orta katman yazılımımız oldu. Bu platform sayesinde kurumlar; ister bizim veri merkezimizde, ister kendi tesislerinde, ister hibrit yapıda olsun tüm altyapılarını tek bir sistemden yönetebiliyor ve dijital altyapı sorunlarını tümüyle tek elden ortadan kaldırabiliyorlar. Detaylı baktığımızda burada Avrupa ve hatta küresel ölçekte bile çok az oyuncunun sahip olduğu bir kabiliyetten söz ediyoruz."

DT Cloud'un Ar-Ge birimi aynı zamanda yapay zeka ve veri alanındaki yeteneklerini de geliştirmeye odaklandığından bahseden Dinçer, "Ar-Ge ekibimiz aynı zamanda bize küresel rekabet gücü kazandıran Veri&Yapay Zeka Platformu ile yüksek işlem gücü gerektiren alanlara yönelik GPU-AI Cloud altyapımızı da geliştirdi" diyor. Bu altyapının kamu kurumlarının güvenli veri işleme ihtiyaçlarını karşıladığını, start-up ve finteklerin ise yapay zeka eğitimlerini yerli GPU altyapısında çalıştırabildiğini belirten Dinçer, "Kendi teknolojimizi geliştirmemiz bize yalnızca maliyet avantajı sağlamıyor; aynı zamanda fintek, enerji, savunma ve kritik altyapı sektörlerinin en hassas güvenlik gereksinimlerine hızla adapte olma esnekliği sağlıyor" ifadelerini kullanıyor.

Bugün 100 kişiyi aşan ekibin 85'inin mühendis olduğunu söyleyen Dinçer, "Türkiye'nin bulut ve yapay zeka geleceğini şekillendiren kodları yazıyoruz" açıklamasında bulunuyor.

EGEMEN ALTYAPI YAYGINLAŞTI

Dinçer, 2025'in regülasyonlarla birlikte şirket için bir dönüm noktası olduğunu şu sözlerle dile getiriyor: "2025, DT Cloud'un dijital egemenlik vizyonunu teoriden çıkarıp tamamen sahaya indirdiği bir yıl oldu. Bu yıl yürürlüğe giren Siber Güvenlik Kanunu ve kripto varlık düzenlemeleri, bizim 'egemen bulut' modelimizin ne kadar stratejik bir gereksinim olduğunu bir kez daha teyit etti." Firmalarının TCMB akreditasyonuyla birlikte sektörde önemli konuma yerleştiğini hatırlatan Dinçer, "Türkiye'de yüzlerce fintek ve teknoloji girişimine, regülasyonlara tam uyumlu altyapımızı açtık" diyor. IDEF 2025 sürecinin savunma sanayisi ile bağları güçlendirdiğini söyleyen Dinçer, ODTÜ ve diğer teknokentlerdeki varlıklarını da artırdıklarını aktarıyor.

"HEDEFİMİZ, TÜRK EGEMEN BULUT MİMARİSİNİ BÖLGESEL STANDARDA DÖNÜŞTÜRMEK"

2026 için şirketin stratejik vizyonunu açıklayan Dinçer,"Türkiye'de ülkemizin bağımsızlık önderliğinden ilham alarak inşa ettiğimiz bu güçlü modeli global ölçekte konumlandırmak" diyor. Dinçer, Avrupa, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri'nden gelen talebin arttığını belirterek, "Benzer regülasyon hassasiyeti taşıyan AB ülkeleri, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri, özellikle dijital egemenlik ve yapay zeka güvenliği konularında bizden hizmet talep eden bölgeler" diye ekliyor.

(DT Cloud CEO'su Tolga Dinçer)

EN ÇOK OKUNANLAR