
Batman'ın tarihi ilçesi Hasankeyf, Dicle Nehri manzarası ve binlerce yıllık kültürel mirasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.

Tarih ve doğanın bir arada bulunduğu ilçe, doğal güzelliklerinin yanı sıra İmam Abdullah Türbesi, Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, Hasankeyf Müzesi, Hasankeyf Kalesi ve Er-Rızk Camisi gibi önemli tarihi yapılarıyla da ilgi görüyor.

Bölgeyi ziyaret edenler, bir yandan Hasankeyf'in tarihi ve kültürel değerlerini yakından tanıma fırsatı bulurken, diğer yandan Dicle Nehri üzerinde düzenlenen tekne turlarına katılarak çevredeki doğal güzellikleri keşfediyor.

HASANKEYF KALESİ
Kültür Portalı'na göre yekpare taştan yapılmış Hasankeyf Kalesi, "kaya kalesi" anlamına gelen Hısnıkeyfa adıyla anılıyor. MS 363 yılında Bizanslılar tarafından inşa edilen kale, stratejik konumuyla tarih boyunca pek çok medeniyetin merkezi olmuş.
Çok korunaklı ve ele geçirilmesi zor olarak inşa edilen kale yaklaşık 300 yıllık Bizans hakimiyetinin ardından sırasıyla Abbasiler, Mervaniler ve Hamdanilerin egemenliğinden sonra 638 yılında Komutan İyaz Bin Ganem tarafından fethedilmiş. 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra Selçukluların Anadolu'ya girmesiyle birlikte Artukoğulları Beyliği sınırları içinde kalan Hasankeyf Kalesi, bu dönemde imar edilerek iskana açılmış ve 1101-1231 yılları arasında Artukoğullarına başkentlik yapmış. Eyyübi ve Akkoyunlu egemenliğinin ardından kale, 1515 yılında Osmanlı Devleti sınırlarına girmiş.
Kalenin savunma sistemi çekici. Tarihi kaynaklara göre kaleye ulaşan basamaklı yolların yanı sıra, Dicle Nehri'ne inen biri açık diğeri gizli, 200'er basamaklı iki su yolu geçidi vardı.

HASANKEYF KALESİ VE BÜYÜK SARAY
2025 yılındaki kazı çalışmalarında Hasankeyf Kalesi bölgesinde bulunan Büyük Saray ve çevresine ağırlık verildi.
Büyük Saray Hasankeyf Kalesi'nin ana yapısı ve Büyük Saray'ın ilk ne zaman ve kim tarafından yapıldığına dair net bilgi yok.
Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekai Erdal, geçen yıl AA'ya yaptığı açıklamada "Büyük Saray'ın üzerindeki taşlı işaretlerin Hasankeyf Köprüsü üzerindeki taşlı işaretlerle benzerliği münasebetiyle yapının Roma dönemindeki askeri garnizonun bir parçası olarak inşa edildiği, daha sonra bölgeye egemen olan Artuklular döneminde saray olarak değerlendirildiği kaynaklarda geçiyor" demişti.
Büyük Saray bilinmeyen bir dönemde kullanılmaz hale geldikten sonra içerisi toprak ve molozlarla dolmuş, üzerine ise mezarlık yapılmış.

BİNLERCE YILLIK TARİH
O röportajda Hasankeyf Kalesi'nin 12 bin yıllık tarihe sahip olduğunu belirten Erdal, Hasankeyf Höyük'ten ayrı değerlendirilemeyeceğini, iki yerin birbirine oldukça yakın olduğunu anlatmıştı.
"Hasankeyf Höyük günümüzden yaklaşık 12 bin yıl önce tarihlendirilen bir yerleşim birimidir ki Anadolu'daki erken yerlerden biridir. Bu bağlamda Hasankeyf Kalesi de özellikle İslami dönemde Artuklular ve Eyyubiler döneminde başkentlik yapmış, Orta Çağ'ın önemli merkezlerinden biridir"

Mezopotamya'nın ilk yerleşim yerlerinden biri olan ve çok sayıda medeniyetin izlerini barındıran tarihi Hasankeyf'i, geçen yıl 600 bini aşkın yerli ve yabancı turist ziyaret etti.

Bu yıl ziyaretçi sayısının 1 milyonun üzerine çıkması bekleniyor.

Hasankeyf Müzesi'nde Paleolitik dönemden bugüne uzanan 4 binden fazla eser sergileniyor.







