
Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji girişimlerinden Taş Tepeler Projesi çerçevesinde Şanlıurfa'da 7 yıldır yürütülen çalışmalarda Karahantepe, şehrin en önemli kazı alanlarından birini oluşturuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" Projesi kapsamında 2019 yılında başlatılan Karahantepe kazılarında ulaşılan bulgular, 12 bin yıl önceki Neolitik dönem insanlarının toplumsal yaşamına dair değerli ipuçları sunuyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'deki yapılara benzeyen, neolitik döneme ait "T" biçimli 250'nin üzerinde dikili taşın bulunduğu alanda insan figürlü üç boyutlu heykellerden hayvan betimlemelerine kadar çok sayıda eser keşfedildi.

Şehir merkezine 46 kilometre uzaklıktaki Tek Tek Dağları Milli Parkı'ndaki ören yeri, hem bilimsel araştırmalara hem de ziyaretçi ilgisine paralel olarak hızla geliştiriliyor.

Taş Tepeler Koordinatörü ve Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mayıs sonuna doğru yeni sezon hazırlıklarını tamamlayarak Karahantepe'de yeniden kazılara başlayacaklarını söyledi.

NELER YEDİKLERİ BULUNDU
Bu süre zarfında geçen yıl elde edilen verileri biraz bilgiye dönüştürmek konusunda laboratuvar arşiv çalışmasını sürdürdüklerini belirten Karul, beslenme alışkanlıkları ile ilgili yeni verilerle karşılaştıklarını, Göbeklitepe ve Karahantepe'yi karşılaştırma fırsatı bulduklarını anlattı.

CEYLAN ETİ, TAHILLAR
Karul, "Her iki yerleşmede de ağırlıkla ceylan tüketiminin izlerine rastladık ama Göbeklitepe'de en azından ova seviyesinden dağların yüksek noktasına kadar büyük bir çeşitlilikte farklı ekolojik noktalarda yaşayabilecek hayvanların da tüketildiğini ve bunların oranlarını açığa çıkarabildik.
Bitki kalıntıları açısından da algımız, tahılların tüketimi yönündeydi. Burada yaşayan insanlar için o dönemde baklagillerin beslenmelerinde önemli bir yer tutmuş olduğunu gördük. Gelecek sezon bu verileri biraz daha artıracağız." ifadelerini kullandı.

NEDEN TARİHİN SIFIR NOKTASI DENİYOR?
Karul, "Tarihin Sıfır Noktası" diye ifade edilen Göbeklitepe'den sonra Karahantepe için de bir adlandırma yapılmasına gerek olmadığını söyledi.
Necmi Karul, şunları kaydetti:
"Göbeklitepe, yerleşik hayatın başlangıcıyla tarihlenen yerleşmelerden bir tanesi. Zaten daha öncesinde bir yerleşme beklemek doğru olmaz çünkü buzul çağı. İnsanların aynı noktada yıl boyu yaşayabilmeleri için etraflarında yeterli kaynağa sahip olmaları gerekir.
Bu da 12 bin yıl önce başlıyor ve Karahantepe de aşağı yukarı bu tarihlerde yerleşilmeye başlanan bir yer. Burada 'eskiliğin' çok anlamlı olmadığını vurgulamak istiyorum. Çünkü 100 yıl daha eski bir yerleşmenin olması, Göbeklitepe ve Karahantepe'nin insanlık tarihi açısından oynadığı rolü değiştirmez.
Dünyada bilinen yerleşik hayatın başlangıcıyla tarihlenen en anıtsal yerleşim yerleri buralar.

SANATTA, TEKNOLOJİDE, MÜHENDİSLİKTE ÇOK BAŞARILILAR
"Bizi 12 bin yıl öncesi insana, sembolleriyle en çok yaklaştıran yerler. O dönemde katedilen yol, dünyanın çağdaş yerleşmeleriyle karşılaştırıldığı zaman çok ileride ve sanatta, teknolojide, mühendislikle 12 bin yıl önce bu bölgede yaşayan insanların başarısını görüyoruz.
Bu başarının o dönemde sınırlı kalmadığını, daha sonraki zamanlara da aktarıldığını gösteren Anadolu'da çok sayıda yerleşme var. Anadolu, Göbeklitepe ve Karahantepe nasıl Neolitik Çağ içerisinde çağdaşlarıyla farklılaşıyorsa bu süreklilikte Anadolu'yu dünyanın diğer coğrafyalarından da farklılaştırıyor. Bu yönüyle baktığımız zaman gerçek, kadim, geçmiş daha iyi algılanabilir ve günümüzdeki bu kültürel çeşitliliğin nedeni daha iyi anlaşılabilir ve keyfi çıkarılabilir."

ÜÇ BOYUTLU HEYKELLERDEN HAYVAN BETİMLEMELERİNE...
Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji girişimlerinden Taş Tepeler Projesi çerçevesinde Şanlıurfa'da 7 yıldır yürütülen çalışmalarda Karahantepe, şehrin en önemli kazı alanlarından birini oluşturuyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'deki yapılara benzeyen, neolitik döneme ait "T" biçimli 250'nin üzerinde dikili taşın bulunduğu alanda insan figürlü üç boyutlu heykellerden hayvan betimlemelerine kadar çok sayıda eser keşfedildi.

Karahantepe, Neolitik insanın sadece hayatta kalmaya çalışmadığını, yüksek bir estetik anlayışa sahip olduğunu gösteriyor:

Sert kayaların oyulmasıyla yapılan 28 metre çapındaki dev yapılar ve özel bir mühendislik gerektiren drenaj/su sistemleri, o dönem için "çağının çok ötesinde" kabul ediliyor.

Göbeklitepe ilk bulunduğunda, oranın sadece insanların belirli dönemlerde toplandığı bir "inanç merkezi" olduğu düşünülüyordu.
Karahantepe ise bu teoriyi güncelliyor. Burada kamusal yapılar (tapınak/toplanma alanları) ile konutların (günlük yaşam alanları) iç içe olduğu görüldü.
Bu da Karahantepe'nin insanların 12 bin yıl önce yıl boyu yaşadığı devasa bir yerleşim yeri olduğunu işaret ediyor.

Kazılarda Neolitik dönem insanlarının ritüellerinin yanı sıra günlük yaşam, geçim stratejileri, evcilleştirme süreçleri, mimari seviyeleri ve üretim teknolojileri gibi pek çok unsur ayrıntılı biçimde ortaya çıkarılıyor.

Karahantepe, Archaeology Magazine tarafından 2025'in en önemli 10 keşfinden biri seçilerek tüm dünyanın dikkatini çekti.

AVCILIKTAN TARIMA...
Prof. Dr. Karul daha önce yaptığı bir açıklamada şu bilgileri vermişti:
Kazılarda önemli arkeolojik materyallerin bulunduğunu, toplanan örneklerin analizlerinin de yavaş yavaş sonuç vermeye başladığını ifade eden Karul, şöyle devam etti:
"Burada hayvan kemikleri olsun, çakmaktaşı aletler olsun, bunlar hem kronolojik hem de tarih öncesi dönemde Neolitiğin ilk aşamasındaki teknolojik gelişmeler hakkında fikir verir nitelikte ve bölgesel gelişimleri de izleyebileceğimiz özellikler taşıyorlar.
Başlangıçta yani en eski katmanlarda daha çok avcılığın beslenmede önemini gösteren taş aletlerle karşılaşırken, dönemin sonuna doğru biraz daha farklı amaçlara yönelik ahşap işçiliği olsun, sürtme taş aletler olsun biraz daha mekanları düzenlemeye, başka nesneleri üretmeye ve yoğun olarak yerleşim yerinde besin üretmeye yönelik aletlerle karşılaştık. Geçtiğimiz yıl elde edilen besinle ilgili buluntular bize zaten burada tahılların, tarıma alınma sürecinin yaşandığını ve ilk besin yani ekmek diyebileceğimiz gıdalarında üretildiğini kanıtlamıştı."






