USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Finans Haberleri

Yayın Tarihi:28 Ocak 2026 11:00 / Güncelleme Tarihi:28 Ocak 2026 11:06

Girişimciler için yeni finansman kapısı: Kitle fonlama

Küresel kitle fonlaması pazarı 2025 itibarıyla 28 milyar dolara ulaştı, bunun 13 milyar doları paya dayalı segmentten geldi. Türkiye'de ise 35 milyon dolarlık hacimle henüz yolun başında olunsa da büyüme hızı dikkat çekiyor. Ecofolio'nun CEO'su Dr. Melek Demiray kitle fonlama alanına yatırılan her 1 doların yerel ekonomide 10 dolarlık değere ulaştığını belirtiyor.

Girişimciler için yeni finansman kapısı: Kitle fonlama

Küresel ölçekte hızla büyüyen paya dayalı kitle fonlaması, artık alternatif bir finansman modeli olmaktan çıkıp milyar dolarlık hacimlere ulaşan güçlü bir sermaye piyasası aracına dönüşmüş durumda. Küresel pazarda 13 milyar dolarlık hacme ulaşan paya dayalı kitle fonlaması, Türkiye'de henüz 35 milyon dolar seviyesinde olsa da hızlı büyüme potansiyeliyle dikkat çekiyor. Letven Capital'in bağlı ortaklığı olarak faaliyet gösteren kitle fonlama plaftormu Ecofolio'nun CEO'su Dr. Melek Demiray, platinonline.com'a yaptığı değerlendirmede Türkiye'de bu sistemin girişimcilik için demokratikleşme etkisi yarattığını, yatırımcılar için ise SPK güvencesiyle güvenli bir yatırım ortamı sunduğunu vurguluyor. Ecofolio'nun Letven Capital ekosistemi içindeki rolü, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve kadın girişimciliğini destekleyen stratejileri ise sektörde fark yaratan unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle etki odaklı ve küresel rekabet gücüne sahip girişimlere odaklandıklarını söyleyen Demiray, "Bu yaklaşımımızın somut örneklerinden biri olan G&D İklimlendirme Teknolojileri için halen bir kampanya yürütüyoruz. Enerji verimliliği, karbon azaltımı ve kadın liderliği ekseninde bir yatırım çağrımız var. Geleceğin sanayi ve iklim politikalarına ortak olma fırsatı söz konusu" diyor.

* Küresel ölçekte ve Türkiye bağlamında, paya dayalı kitle fonlamasının ulaştığı ölçeği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Küresel piyasalarda paya dayalı kitle fonlaması, artık deneysel bir "alternatif finansman" yöntemi olmaktan çıkmış, milyar dolarlık hacimlere ulaşan ve kurumsal yatırımcıların da dahil olduğu başlıca bir sermaye piyasası aracı haline gelmiştir. Risk sermayesi fonları ve melek yatırım ağları, kitle fonlaması platformlarını artık bir "keşif alanı" olarak kullanıyor; platformlar üzerinden doğrulanan girişimlere hem kitle fonlama kampanyası üzerinden hem de sonraki turlarda yatırım yapıyor.

2025 yılı itibarıyla küresel kitle fonlaması pazarının toplam büyüklüğü (ödül ve bağış modelleri dahil) yaklaşık 28 milyar dolar bandına ulaştığı tahmin ediliyor. Bu ekosistem içerisinde paya dayalı kitle fonlaması segmenti, 13 milyar dolarlık bir hacme ulaşarak pazarın en stratejik ve hızlı büyüyen dikeyi konumuna gelmiş durumda. Pazarın büyümeyi sürdürerek 2030 yılına kadar 44 milyar dolarlık bir büyüklüğe erişmesi bekliyoruz.

Dünyada kitle fonlama alanındaki dikkat çekici trendlerden biri, yatırımcı tabanının niteliğindeki değişimdir. Bireysel yatırımcılar yüzde 70'lik pay ile hâlen sayısal çoğunluğu oluştururken, kurumsal yatırımcıların katılımı yıllık ortalama yüzde 16'lık bir büyüme hızıyla artış gösteriyor.

Türkiye'de ise paya dayalı kitle fonlamasında girişimciler için toplanan tutar yaklaşık 35 milyon dolar civarlarında seyrediyor. Ocak 2025'te 27 milyon dolar olan bu hacim, yıl içinde dolar bazında yaklaşık yüzde 29'luk bir büyüme hızı kaydetmiş olsa da henüz yolun çok başında olduğunu söyleyebiliriz.

Yatırımcı tabanı açısından ise; Türkiye'de paya dayalı kitle fonlamasında sayısal olarak, kurumsal yatırımcı yüzde 1, bireysel yatırımcının ise yüzde 99 oranında olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum ise kurumsal yatırımcılarımızın, küresel trendin çok gerisinde kaldığını gösteriyor.

* Paya dayalı kitle fonlama, girişimcilik ekosistemi için ne gibi fırsatlar sunuyor?

Kitle fonlama sistemi, girişimcilik dünyası için tam anlamıyla bir demokratikleşme hareketi olarak ifade edilebilir. Türkiye özelinde baktığımızda girişimcilik ekosistemi genelde İstanbul gibi büyük metropollerde kümelense de paya dayalı kitle fonlaması sayesinde Anadolu'nun her köşesindeki parlak zihinlerin, sermayeye hızlı ve daha kolay ulaşabilmelerine ve coğrafi sınırları ortadan kaldırılmasına imkân tanıyor.

Ekonomik etkisi ise oldukça çarpıcı sonuçlar gösteriyor. Yapılan araştırmalar kitle fonlama alanına yatırılan her 1 doların yerel ekonomide 10 dolarlık bir değer yarattığını gösteriyor (Crowdfunding Capital Advisor Raporu, 2024). Dolayısıyla ülkemizde yerel kalkınma, girişimcilik ekosisteminin büyümesi, istihdamın ve katma değeri yüksek ihracatın artırılması adına bu model oldukça kritik bir kaldıraç görevi üstleniyor.

Pazarlama ve topluluk yönetimi tarafında ise 'investomer' (yatırımcı-müşteri) olarak tanımlayabileceğimiz bir kavramla karşılaşıyoruz. Müşterilerinizi aynı zamanda hissedarınız yaparak aranızda güçlü bir bağ kurabiliyorsunuz. Bu yatırımcı-müşteriler, finansal beklentileri ve duygusal bağı da olduğu için markanın gönüllü elçisi gibi hareket ederek viral bir yayılım sağlayabiliyor. Şirkete karşı hissettikleri bu 'psikolojik sahiplenme' duygusu, özellikle zorlu kriz dönemlerinde markanın ayakta kalmasını sağlayan en büyük güvence haline geliyor.

Girişimler için bir diğer büyük avantaj ise pazar doğrulamasıdır. Çok sayıda bireysel ve kurumsal yatırımcının bir vizyona ortak olması, o ürün veya hizmete yönelik gerçek bir talebin varlığını kanıtlıyor. Aynı zamanda bu topluluk, geri bildirimleri ve fikirleriyle ürün geliştirme sürecine katkı sunan büyük bir ekibe dönüşmesini sağlayabiliyor.

* Yatırımcılar açısından bu modelin sunduğu avantajlar ve riskler nasıl dengeleniyor?

Paya dayalı kitle fonlaması, girişimcilik ekosisteminin kapılarını dijital bir platform aracılıyla bireysel ve kurumsal yatırımcılara açarken, SPK güvencesiyle yatırımcıyı koruyan çok katmanlı bir güvenlik ağı sunuyor.

Öncelikle bu sistem bir fırsat eşitliği sağlaması açısından dikkat çekici. Eskiden sadece büyük servet sahiplerinin erişebildiği geleceğin teknoloji devlerine, henüz yolun başındayken ortak olma ayrıcalığı her türden gelir sahibine sunuluyor. Yatırımcılar, küçük bütçelerle, risklerini mikro seviyede dağıtarak (çeşitlendirerek) birçok farklı girişime ortak olabiliyor. Bu özgürlük alanı sağlanırken, SPK tarafından yatırımcıyı koruyacak düzenlemeler dört ana hat üzerinden inşa edilmiştir.

İlk olarak, bir girişimin platformda kampanya açabilmesi, uzmanlardan oluşan 'Yatırım Komitesi' onayı ile gerçekleşebiliyor. Bu mekanizma ile en iyi girişimlerin değerlendirilerek seçilmesi sağlanıyor. İkinci olarak kitle fonlamaya katılımcılarının yatırım tutarları karşılığında aldıkları paylar Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde yatırımcı adlarına kaydileştirilebiliyor. Bir diğer güven unsuru ise payların yatırımcı adına kayıt altına alınmasına kadarki süreçte toplanan fon emanet yetkilisi sıfatı ile Takasbank'ta blokede tutuluyor. Son olarak ise toplanan fonlar, kampanya başında ilan edildiği gibi kullanılıp kullanılmadığına dair SPK tarafından yetkilendirilmiş denetim firmaları tarafından özel amaçlı bağımsız denetime tabi tutuluyor. Özetle; bu sistem yatırımcıya küçük bütçelerle yenilikçi ve potansiyeli yüksek girişimlere güvenle ortak olma imkânı sunan yeni nesil bir yatırım modeli.

* Ecofolio sektörde nasıl bir rol üstleniyor, fark yaratan bir modeli var mı?

Ecofolio'yu kitle fonlama platformu olmanın yanı sıra güçlü bir finansal ekosistemin, Letven Capital'in bir parçası, bağlı ortaklığı olarak faaliyet gösteriyor. Letven Capital, bünyesindeki kitle fonlama platformu ile birlikte 8 GSYF, toplamda 12 milyar TL'yi aşan fon büyüklüğü ve yatırım yaptığı 25'ten fazla girişim ile ekosistemde etkili bir yapı ve geniş bir networke sahip. Ecofolio ekosistem yaklaşımı ile sürdürülebilirlik avantajını girişimci ve yatırımcılarımıza sunabiliyoruz. Bir girişimin kitle fonlamasıyla başlayan yolculuğunda kitle fonlama veya GSYF üzerinden devam yatırımı yapma imkanına sahibiz.

Ecofolio olarak potansiyeli yüksek girişimlere odaklanıyor ve ekosistemde değer yaratma misyonu ile hareket ederek girişim seçme ve ön değerlendirme sürecinde titiz çalışmalar yürütüyoruz. Gerek web sitemiz üzerinden yapılan başvurularda gerek teknoparklar ile iş birliği yaparak gerekse araştırma ve keşif süreci ile çok sayıda girişime ulaşarak ön değerlendirmemizi yapıyoruz. Ön değerlendirme sürecini geçen girişimleri, alanında uzman Yatırım Komitesi üyelerimizin değerlendirmesine sunuyoruz.

* Önümüzdeki dönemde Ecofolio'nun stratejik hedefleri neler?

Ülkemizde kitle fonlama kavramının bilinirliğini artırmak ve bu yenilikçi finansal sistemin ekosistem yerini sağlamlaştırmak adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde Ecofolio olarak büyüme potansiyeli yüksek, etki odaklı ve küresel pazarda rekabet avantajına sahip girişimlerin sermayeye erişimine aracılık ederek, girişim ve yatırım ekosistemine değer katmayı hedefliyoruz. Burada temel stratejimiz çok kampanya listelemek değil, nitelikli girişimleri bireysel ve kurumsal yatırımcılarla buluşturmaktır. Halen devam eden kampanyamız bu stratejimizin bir örneğini teşkil ediyor. İklimlendirme alanında teknoloji geliştiren G&D, Türkiye'nin yanı sıra küresel enerji sektöründe dinamikleri değiştirecek bir inovasyona sahip.

* G&D İklimlendirme Teknolojileri kampanyanızın çıkış noktası nedir?

G&D kurucu ortağı ve CEO'su Doç. Dr. Gamze Gediz İliş'in Gebze Teknik Üniversitesi'ndeki 20 yıllık akademik araştırmaları ve saha çalışmaları sonucu geliştirdiği fikir, küresel pazarda rekabet üstünlüğüne yaratacak yenilikçi teknolojiye sahip. Büyük bir ticarileşme potansiyeli taşıyor. G&D İklimlendirme Teknolojileri işletmelerdeki atık ısıdan soğutma sağlayarak karbon ayak izini düşüren ve enerji maliyetlerini azaltan tamamen çevreci bir ısı pompası geliştirdi. G&D, Birleşmiş Milletler (UNIDO) ve TÜBİTAK tarafından ödüle layık görülerek, uluslararası geçerliliğini ve mühendislik kalitesi kanıtladı. Her bir cihaz ile doğaya yılda 4 bin 200 ağaçlık bir karbon katkısı sunmayı hedefleyen G&D, yatırımcılar için bir alternatifin ötesinde, geleceğin enerji standartlarına ortak olma fırsatı oluşturuyor.

* Yatırımcılar açısından G&D kampanyasının sunduğu yenilikler neler?

G&D kitle fonlama kampanyası ile bireysel ve kurumsal yatırımcılar, Letven Capital ve Ecofolio uzmanlığıyla onaylanmış, Paris İklim Anlaşması ve Yeşil Mutabakat gibi küresel zorunluluklardan kaynaklı büyümesi kaçınılmaz olan pazardan stratejik bir girişimden pay alma olanağına kavuşuyor. Portföyünde reel üretim, yüksek teknoloji, etki yatırımı ve sürdürülebilir kârlılık arayanlar için G&D, rasyonel ve ölçeklenebilir bir iş modeli sunuyor.

Yatırımcılar için bir diğer kritik yenilik ise G&D'nin SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) ve karbon vergisi gibi küresel düzenlemelere karşı stratejik bir koruma oluşturuyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile ihracatçı firmalarımız için karbon emisyonu artık doğrudan bir maliyet kalemi. G&D, her yıl engellediği karbondioksit salınımıyla işletmeleri bu vergi yükünden koruyacak bir teknolojiye sahip. Ayrıca G&D, sanayicinin elektrik faturasını doğrudan minimize eden ve yatırımını 1,5 ile 4,5 yıl gibi oldukça kısa sürelerde geri kazandıran bir ekonomik çözüm sunuyor. Bu durum, girişimin büyümesini ve pazar payı artırma kabiliyetini doğrudan etkiliyor.

* G&D İklimlendirme Teknolojileri kampanyası, Türkiye'deki kadın girişimciliği ve çeşitlilik odaklı yatırımlar açısından nasıl bir etki yaratmayı amaçlıyor?

G&D girişimi, Türkiye'deki girişimcilik ekosistemindeki derin teknoloji alanında kadın ve akademisyen girişimci algısının değiştirilmesine imkan tanıyan stratejik bir örnek teşkil ediyor. Kadın liderliğindeki girişimlerin kısıtlı bir çerçeve ile sınırlandırmak yerine; derin teknoloji, akademik bilgi, yüksek ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilir kârlılık ekseninde yeniden tanımlanması gerektiğine inanıyoruz. G&D, Doç. Dr. Gamze Gediz İliş gibi 20 yıllık akademik kariyere ve 25'e yakın ulusal ve uluslararası tescilli patente sahip bir liderin yönetiminde, başarılı bir örnek olarak sanayinin kalbine taşıyabilecek yetkinlikte.

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) raporlarında vurgulandığı üzere, kadınların STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarındaki liderliği, inovasyon kapasitesini ve ülkelerin ekonomik dayanıklılığını doğrudan artıran bir kaldıraçtır. Türkiye'de teknoloji yatırımlarının sadece yüzde 10'undan azının kadın kuruculu girişimlere gittiği bir ortamda, G&D kampanyası ve Ecofolio yaklaşımı ile bu oranı artırmayı hedefliyoruz.

(Ecofolio CEO'su Dr. Melek Demiray)

EN ÇOK OKUNANLAR