Yayın Tarihi:
24 Mart 2026 13:34Yayın Tarihi:
24 Mart 2026 13:34
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), bugün Türkiye'nin en stratejik tasarruf altyapısı haline gelirken, bu dönüşümün yalnızca dijital araçlarla değil, toplumsal ihtiyaçlarla entegre yönetilmesi kritik bir hal alıyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, Erken BES'i finansal bir aracın ötesine taşıyarak; ailelerin çocukları için bilinçli ve sürdürülebilir bir birikim yapmasını sağlayan bütüncül bir yaklaşımı savunuyor. Şu an 18 milyon katılımcı ve 2 trilyon lira fon büyüklüğüne ulaşan sistemin başarısını değerlendiren Sincek, BES'in yalnızca devlet katkısıyla değil, artan fon çeşitliliği ve uzun vadeli performansıyla değer sunduğunu belirtiyor. Son beş yılda ortalama yüzde 824 getiri sağlayan BES fonları, enflasyonun üzerindeki performansıyla yatırımcıların güvenli limanı olmayı sürdürüyor.
ÖLÇÜLEBİLİR VE HIZLI BÜYÜME İVMESİ
Katılım Emeklilik'in bu yaklaşımının temelinde, sistemin en hızlı büyüyen segmenti olan 18 yaş altı katılımcılar yer alıyor. 2021 yılı sonunda yüzde 2,4 olan 18 yaş altı katılımcı oranı, 2025 sonu itibarıyla yüzde 14,9'a yükseldi.
Türkiye genelinde bu sayı 1.9 milyonun üzerine çıkarken, Katılım Emeklilik bu alanda sektörün üzerinde bir performans sergiliyor:
Stratejik Artış: 2021 yılında 12 bin 605 olan Erken BES katılımcı sayısı, Ocak 2026 itibarıyla 194 bin 938'e ulaştı.
Yıllık Büyüme: Sektör genelinde 18 yaş altı büyüme yüzde 80 civarındayken, Katılım Emeklilik yıllık ortalama yüzde 97'ye yakın bir büyüme oranı yakaladı.
Pazar Payı: Türkiye'deki 18 yaş altı her 10 BES katılımcısından biri Katılım Emeklilik'in 'Erken BES' güvencesini tercih etti.
YAZILIM DEĞİL, BİRİKİM UZMANLIĞI
Katılım Emeklilik'i benzer uygulamalardan ayıran temel fark, yalnızca bir ürün sunması değil, birikimi bir uzmanlık ağıyla yönetmesidir. Ayhan Sincek, "Erken BES, sadece finansal bir yatırım değil, çocukların geleceğine yapılan bilinçli ve sürdürülebilir bir birikim tercihi olarak öne çıkıyor" sözleriyle bu yaklaşımın çerçevesini çiziyor. Ailelerin kendi verileri ve gelecek senaryoları üzerinden şekillenen bu model, tasarrufun kalıcı bir davranış değişikliğine dönüşmesini mümkün kılıyor.
FİNANSAL SAĞLIK DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE
Şirket, operasyonel süreçlerini yalnızca bugünkü fon büyüklüğüne göre değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine göre kurguluyor. 2025 yılını 63 milyar lira fon büyüklüğüyle kapatan Katılım Emeklilik, Ocak 2026 sonu itibarıyla 76 milyar lira fon hacmine ulaşarak gücünü tazeledi.
Veriye Dayalı Karar: Katılımcıların birikimleri, piyasa analizleri doğrultusunda en verimli fonlara yönlendiriliyor.
Şeffaf İzlenebilirlik: Üreticiden tüketiciye değil, katılımcıdan geleceğe uzanan uçtan uca bir veri akışı ve izleme sistemi sunuluyor.
Ekonomik Katkı: Uzun vadeli fonlar aracılığıyla sermaye piyasalarına ve reel sektöre stratejik kaynak sağlanıyor.
TASARRUF, ÇOCUKLUKTA BAŞLAYAN BİR DÖNÜŞÜM MODELİ
Son olarak Ayhan Sincek, dijitalleşme ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarının bu dönüşümün temel araçları olduğunu belirtiyor. Erken BES ile gençler ve aileler arasında güçlü bir köprü kurmayı hedeflediklerini belirten Sincek, bu süreci "birlikte öğrenilen ve birlikte geliştirilen uzun vadeli bir yolculuk" olarak nitelendiriyor. Katılım Emeklilik, her projeyi ve fon yönetimini çok disiplinli bir bakış açısıyla ele alarak katılımcılarına güvenilir ve doğrulanabilir bir finansal altyapı sunmaya devam ediyor.