USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Dergi

02 Aralık 2022 11:53

Yeni dünyada patente uzak olan rekabete de seyirci kalacak

Teknolojik yeniliklerin, güçlü markaların, özgün tasarımların ve yerel değerlerin korunmasını sağlayan sınai mülkiyet sistemi, sürdürülebilir kalkınmanın da önemli unsurlarından biri haline geldi. Bu kapsamda 2021 itibariyle patentte yerlilik oranını yüzde 48'e taşıyan Türkiye, 132 ülkenin yarıştığı Küresel İnovasyon Endeksi'nde son 2 yılda 14 basamak yükseldi ve 37'nci sıraya çıkarak tarihindeki en iyi sıraya ulaştı.

Yeni dünyada patente uzak olan rekabete de seyirci kalacak

Hızla gelişen ve değişen dünyada fikri mülkiyet hakları, gelişmişliğin en önemli göstergelerinden biri haline geldi. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi bilgiye ve teknolojiye sahip olma, onu kullanma ve geliştirme yeteneklerine göre ölçülüyor. Bu yeteneklere sahip olan ülkeler, rakiplerinden bir adım daha önde giderek başarılı oluyor. Bunu sağlamanın yolu da Ar-Ge ve yenilikçilik faaliyetlerinden geçiyor. Teknolojik yeniliklerin, güçlü markaların, özgün tasarımların ve yerel değerlerin korunmasını sağlayan sınai mülkiyet sistemi sürdürülebilir kalkınmanın da önemli unsurlarından biri konumunda. Bu kapsamda patent başvurularının ülke ekonomisine katkısı önemli derecede artıyor. Patent başvurularındaki yüzde 11'lik bir artışın ülke ekonomisinde yaklaşık yüzde 1'lik bir büyümeye etki ettiği tahmin ediliyor.

HIZLI BÜYÜME ODAKLI FİRMALARIN PATENTE OLAN İLGİLERİ ARTIYOR

Türkiye'de patent stratejilerine verilen önem gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasa da, giderek artan bir ilgiye sahip. Özellikle, globalde rekabet avantajı yakalama ihtiyacı sebebiyle Türkiye'deki hızlı büyüme odaklı firmaların patente olan ilgileri hızla artıyor. Peki patent neden bu kadar önemli? Bilindiği gibi patent her şeyden önce sahibine üretme değil, ürettirmeme hakkı veriyor. Rakibe, sahibi olduğu buluşu ürettirmemek yeterli midir diye bakıldığında ise bunun da yeterli olmayacağı görülüyor. Çünkü patentin, rekabette savunma amacıyla kullanımının yanı sıra ofansif olarak rakipleri tehdit etme ve lisanslama yoluyla gelir elde etme aracı olarak da kullanıldığı bir döneme girildi. Patent sahiplerinin, rakiplerinin kendi ürünlerini taklit etmelerini engellemeleri yeterli gelmiyor, portföylerindeki patentlerinden değer üretmeleri de gerekiyor. Bir patente sahip olmak fakat bu patenti asıl amacı olan ticari bir kazanca dönüştürememek ne kişiye, ne bağlı olduğu, kuruma ne de ait olduğu ülkeye yeterli katkıyı sağlayamıyor. Patentler korunduğu ve ticarileştirilebildikleri zaman asıl amacına ulaşıyor. Diğer yandan patentler; firmaların, üniversiteler ve startuplar ile iş birliği geliştirme süreçlerinde kullandıkları önemli bir enstrüman olarak karşımıza çıkıyor. Yapılan araştırmalar, patent sahibi üniversitelerin ve startupların, büyük firmalar ile iş birliği geliştirme (lisanslama, ortaklık, satın alma gibi) süreçlerinde patenti olmayanlara göre daha başarılı olduklarını gösteriyor.

EN FAZLA RAPOR DÜZENLEYEN İLK 10 OTORİTE ARASINA GİRDİ

2021 yılında dünyada etkisini devam ettiren küresel salgın nedeniyle birçok ülkede sınai mülkiyet başvurularında büyük düşüşler yaşandı. 1995'te Türkiye'deki yabancı patent sayısının yerli başvuruların 10 katının da üzerinde olduğu düşünüldüğünde kendi ülkemizde bugün itibariyle patent aktivitesi noktasında yabancılara baskın hale geldiğimizi söyleyebiliriz. Pandemiye karşın, Türkiye'de bir önceki yıla göre yerli patent başvurularında yüzde 3, yerli faydalı model başvurularında yüzde 24, marka başvurularında yüzde 13 ve tasarım başvurularında yüzde 41 oranında artış gerçekleşti. Diğer taraftan, 2021 yılı Aralık ayında yayımlanan Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri Raporu'na göre TÜRKPATENT, ulusal patent başvurularında 14'üncü, ulusal marka başvurularında 7'nci, ulusal tasarım başvurularında 4'üncü ve genel sıralamada 9'uncu sıraya yükselerek dünyanın en fazla sınai mülkiyet başvurusu yapılan kurumlarından biri olmayı başardı. Bu genel sıralama ile Türkiye; İngiltere, İtalya, Rusya, Brezilya, Hollanda, İspanya ve İsviçre gibi önemli ülkelerin önüne geçmiş olup, ayrıca marka başvurularında 2011 yılından bu yana her yıl Avrupa'da birinci sırada yer alıyor.

%48
Türkiye'de 2021 yılı sonu itibariyle, toplam 17.566 patent başvurusu yapıldı ve bunun yüzde 48'i yerli başvuru oldu. Bir önceki yıla göre toplam başvurularda yüzde 6 azalma görüldü ancak yerli başvurular yüzde 3 arttı.

COVID-19 PATENT ÇALIŞMALARINI ETKİLEMEDİ

TÜRKPATENT'in 2021 Faaliyet Raporu'na bakıldığında Türkiye'de 2020 yılında ortaya çıkan ve 2021 yılında da tüm etkileri ile devam eden COVİD-19 salgınına rağmen TÜRKPATENT'e 8.439 yerli patent, 4.418 yerli faydalı model, 65.915 tasarım ve 191.779 marka başvurusu yapıldı. Sınai mülkiyet başvurularında bir önceki yıla göre belirgin bir şekilde artış yaşandı. Benzer şekilde, 2021 yılında 558 adet coğrafi işaret başvurusu yapıldı ve 350 adet coğrafi işaretin de tescili gerçekleşti. Böylece, Türkiye'de toplam tescilli coğrafi işaret sayısı 2021 yılı sonu itibariyle 979'a, tescilli geleneksel ürün adı ise 5'e yükseldi. Ayrıca, 2021 yılında 19 adet geleneksel ürün adı başvurusu ve 2 adet de geleneksel ürün tescili gerçekleştirildi.

İLK YARIDA 126.783 YERLİ SINAİ MÜLKİYET BAŞVURUSU YAPILDI

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2022 yılının ilk yarısında ise TÜRKPATENT'e 3.657 patent, 3.229 faydalı model, 87.932 marka, 31.965 tasarım olmak üzere toplam 126.783 yerli sınai mülkiyet başvurusu yapıldığını açıklamıştı. Yapılan açıklamaya göre ilk 6 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yerli patent başvuruları yüzde 3 arttı. Yerli faydalı model başvurularında yüzde 34, yerli tasarım başvurularında da yüzde 28 artış gerçekleşti. Yerli sınai mülkiyet tescil sayılarına bakıldığında da dikkat çekici artışlar görülüyor. Ocak-haziran döneminde yerli patent tescil sayısı yüzde 11 artarak 1.719'a, yerli faydalı model tescil sayısı yüzde 38 artarak 1.273'e ulaştı. Bu dönemde yerli marka tescil sayısında yüzde 50 artış yaşandı ve 70.603 marka tescili yapıldı. Yerli tasarım tescil sayısı da yüzde 38 artarak 31.589'a çıktı.

COĞRAFİ İŞARET BAŞVURULARINDA %120 ARTIŞ

Patent verileri, ayrıca şirketlerin ve ülkelerin geleceği hakkında da fikir sahibi olmamızı da sağlıyor. Günümüzde ön plana çıkmış markaların hemen hepsinin başta patent olmak üzere fikri mülkiyet haklarına öncelikli değer verdikleri görülüyor. 2022'nin ilk 6 ayında en fazla patent başvurusu yapan kuruluşlar arasında 112 patent başvurusuyla Mercedes-Benz Türk ilk sırada yer aldı. ASELSAN 71 ve Arçelik 61 olmak üzere en fazla patent başvurusu yapan kuruluşlar arasında ilk 3'ü paylaşırken, sırasıyla Tırsan Treyler 49, Vestel Beyaz Eşya 47, Bilim İlaç 41, Vestel Elektronik 37, Türk Telekom 25, Femaş Metal 21, Sanovel İlaç 21, TUSAŞ 18 patent başvurusuyla önde gelen firmalar oldu. Ayrıca coğrafi işaret başvurularında da önemli artışlar kaydedildi. Coğrafi işaret başvuruları, 2022'nin ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 120 arttı. Bu dönemde 163 coğrafi işaret tescili yapıldı.

45 KAT
2011 yılında Türk Patent ve Marka kurumu tarafından 519 araştırma ve inceleme raporu düzenlenirken, bu sayı 2021 yılında 45 kat artarak 23.190'a ulaştı.

YAPAY ZEKA PATENT BAŞVURULARI SON 5 YILDA %285 YÜKSELDİ

Türkiye'de yerleşik olan tüm kurumların/kişilerin yaptıkları patent ve faydalı model başvuruları 20 farklı sektör/ teknoloji kategorisine göre ayrı ayrı analiz edildiğinde, her bir kategoride yer alan patent başvurularının yıllara göre gösterdiği eğilim, patent sahiplerinin yoğunlaştıkları alanların önem derecesi hakkında bilgiler veriyor.

Analiz sonuçlarına göre, son bir yılda (2020-2021) yayımlanan patent başvurularında meydana gelen değişime bakıldığında eklemeli Iimalat teknolojileri, havacılık-savunma ve robotik teknolojiler kategorilerinde en fazla artışın gerçekleştiği tespit edildi. Diğer yandan yapay zeka kategorisinde yayınlanan patent başvurularında son 5 yılda yüzde 285 artış meydana geldi. Yayınlanan patent dokümanlarındaki 2021 yılı istatistikleri incelendiğinde; pandeminin katalizör görevi gördüğü dijitalleşme gereksinimi beraberinde siber güvenlik, kişisel veri koruması, yapay zekâ ile derin öğrenme ve makine öğrenmesi, bulut bilişim, blok zincir temelli buluşlara ilişkin başvurularda artış gerçekleştiği görülüyor. Pandeminin etkisiyle hayatımızın içerisinde olan dijital teknolojiler (Görüntü işleme, bilgi erişim teknolojileri gibi) ile ilgili buluşların ciddi oranda artışta olduğu gözlemleniyor. Özellikle görüntü işleme ve ses konuları ile ilgili buluşlar 2021 yılındaki patent başvurularında büyük bir pay sahibi oldu.

ŞEHİRLERDE ZİRVE İSTANBUL'UN

Şehirlerin performansına bakıldığında ise 1995-2021 yılları arasında toplamda en fazla patent başvurusu yapılan 5 şehrin sırasıyla; İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Kocaeli olduğu tespit edildi. 2021 yılı sonuna kadar en az patent başvurusu yapılan şehirler arasında ise Ardahan ve Ağrı son iki sırada yer aldı. 1995-2021 yılları arasında tescil edilen toplam patent sayısına göre ise ilk 5'te yer alan şehirler sırasıyla; İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli ve İzmir oldu.

ÜNİVERSİTELERİN TOPLAM BAŞVURULARDAKİ PAYI %9 OLDU

Öte yandan günümüzde şirketlerin patentlerini satarak veya lisans vererek yüksek kazançlar elde ettiği haberleri görmek sıradan bir hale geldi. Şirketler artık taşınmazları ile değil, marka değerleri ile anılıyor. Bu süreçte sadece şirketler değil, üniversiteler de patent odaklı çalışmalar yapmaya başladı. 31 Aralık 2021 tarihi itibariyle Türkiye'deki üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin (TÜBİTAK gibi) tüzel kişilikleriyle başvurusunu yaptıkları yaklaşık 4 bin 450 patent başvurusu bulunuyor. Üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin patent başvuruları ilk yayımlanma tarihlerine göre analiz edildiğinde, 2021 yılında yayımlanan patent başvurularında bir önceki yıla göre yüzde 13 artış meydana geldi. Üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin patent başvurularının, toplam başvurular içerisindeki oranı (ilk yayımlanma tarihlerine göre) 2021 yılında da yüzde 9 seviyesinde oldu. Patent ticarileştirme noktasında ise Türkiye'deki üniversiteler/araştırma merkezleri tarafından, 2021 yılı sonuna kadar toplamda 225 adet patent/faydalı model/know-how ticarileşmesi (ticarileştirme sözleşmesi sayısı) gerçekleştirildi. Lisans veya devir sözleşmeleri yoluyla ticarileştirilen patent/faydalı model sayısının ise 226 olduğu tespit edildi. 2020 ve 2021 yıllarında ticarileşme sayılarında görülen önemli artışta TÜBİTAK tarafından uygulamaya alınan 1.702 Patent Lisans çağrısının da etkili olduğu söylenebilir. 2021 yılında 70 tane ticarileşme (lisans/devir) sözleşmesi imzalanırken, bu sözleşmeler kapsamında 66 adet patent/faydalı model ticarileştirildi. 2021 yılının ticarileştirme şampiyonu üniversiteleri ve araştırma merkezleri sıralamasında, hem 'Toplam Ticarileştirme Sözleşmesi' ve hem de 'Ticarileşen Patent Sayısı' kategorilerinde, ODTÜ'nün zirvede yer aldığı görülüyor. 2021 Yılı Ticarileştirme Sözleşmesi kategorisinde, Yıldız Teknik Üniversitesi 2'nci, TÜBİTAK ise 3'üncü sırada yer aldı. 2021 Yılı Ticarileşen Patent Sayısı kategorisinde ise, Yıldız Teknik Üniversitesi 2'nci, İstanbul Üniversitesi ise 3'üncü sırada yer alıyor.

EN ÇOK OKUNANLAR