USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Güncelleme Tarihi:

12 Şubat 2026 11:22

Yayın Tarihi:

12 Şubat 2026 11:22

Yayın Tarihi:

12 Şubat 2026 11:22

Güncelleme Tarihi:

12 Şubat 2026 11:22

Yatırımın yol haritası

Piyasalardaki yükseliş yatırımcılara yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Enflasyon ve faizlerin gerilemeye başladığı bu konjonktürde, risk dağılımı ve portföy çeşitlendirmesi yatırımcılar için kritik önem taşıyor.

Yatırımın yol haritası

Borsa İstanbul 2025'te yatırımcısını enflasyonun gerisinde getiriyle tamamlamış gözlerin ve tabii ki umutların 2026'ya çevrilmesine neden olmuştu. Sonuçta 2025 boyunca sadece yüzde 14,55'lik getiri yatırımcıyı pek de memnun etmemişti. Kuşkusuz geçen yıl hisse bazında pek çok heyecanlı yükselişler yaşadık. Ne var ki genel görünüm pek de iç açıcı değildi. Endeksteki bu durumun sebepleri malum... Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa Birliği (AB) ülkeleri üzerindeki olumsuz etkisi, Covid-19 döneminde başlayan küresel ekonomilerdeki yavaşlama, ticaret savaşları, enflasyon ve Türkiye öznelinde enflasyon muhasebesine geçiş... İsrail'in katliamlarından, ABD Başkanı Donald Trump'ın pek çok müttefik ülkeye bile pervasız ve çıkarcı müdahaleleriyle küresel ekonomiyi olumsuz etkilediği bir dönem yaşıyoruz. Üstelik rekor üstüne rekor kıran ihracat rakamlarımıza rağmen Avrupa Yeşil Mutakabatı en büyük ihracat pazarımız olan AB ile ticari ilişkilerin geleceği üzerine soru işaretleri oluşturuyor. Nitekim Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması çalışmaya başladı bile.

TEKNOLOJİNİN ETKİSİNİ GÖZ ARDI ETMEYİN

Tüm bu savaşlar, katliamlar, dünya politikasındaki eksen kayması yetmezmiş gibi bir de 'yapay zeka' konusu var malum... Günlük yaşantımızdan başlayarak sanayi üretimine kadar uzanan geniş bir alanda yapay zekanın, otomasyonun, robotik ve ileri üretim tekniklerinin tüm dengeleri alt üst ettiği bir dönem yaşıyoruz. Keza bu ayki Platin'in sayfalarını çevirdiğinizde "Yapay zeka dünyayı ele geçirecek, işsiz kalacağız" söyleminin çok ötesinde bir durumun cidden hayata geçtiğini ve günlük yaşamdan ağır sanayi üretimine, sağlıktan eğitime kadar her alanda 'yıkıcı' bir değişim döneminin arifesinde olduğumuzu göreceksiniz. Aslında değişim başladı bile, sadece halihazırdaki teknolojinin, hayallerimize daha hızlı yaklaşmasını bekliyoruz...

Konuyu neden bu kadar uzattım? Çünkü geleceğin kazançlı yatırımları şu anda yaşanmakta olan ve hızla değişime önayak olacak şirketleri keşfetmekte saklı. Bir sene önce pek çok insanın Nvdia hakkındaki bilgisi 'ekran kartı üreticisi canım' dan öteye gitmiyordu ve bu şirketin hisselerindeki roket gibi yükselişi kaçırıldı. Artık at gözlüğünü takmaya devam etmeyelim derdindeyim. Tekrar Borsa İstanbul'a dönelim... Burada da Türkiye'nin yeni teknolojilerdeki güçlü kaslarının yatırımcılar tarafından keşfedildiğini görüyoruz. En bariz örnek Aselsan hisselerinde yaşanıyor. Teknoloji endeksleri artık hiç olmadığı kadar popüler. Öne çıkan hisselerin genelde ya vazgeçilemeyen hizmetler sundukları (bir şirketin hizmeti ya da ürünü pahalı ise ancak siz almaya devam ediyorsanız hissesini de almayı düşünebilirsiniz!) ya da teknoloji ile alakalı olduklarını görebiliyoruz.

İŞİ PROFESYONELLERE BIRAKIN

Her ne kadar Borsa İstanbul 2025'te yatırımcılarını getiri anlamında çok da tatmin etmese de 2026'nın umut dolu başladığını görüyoruz. BİST 100 yılbaşından beri yüzde 15'in üzerinde getiri sağladı ve TL bazında 13 bin seviyesini geçerek rekor kırdı. Ara ara bu köşede iş insanlarının hikayelerine ara verip yatırım stratejileri üzerine yazıyorum. Borsadaki yükseliş nedeniyle tekrar bazı hatırlatmalar yapmak, özellikle hisse alım-satımına vakit ayıramayacak okuyucular için yatırım fonlarına göz atmak istedim.

KENDİ İSTEKLERİNİZİ BELİRLEYİN

Uzun yıllar boyunca pek çok haberde desteğini esirgemeyen ve pek çok kez yönettiği hisse fonun getirileriyle ödüller alan Bülent Topbaş (şimdilerde daha çok teknesiyle ilgileniyor ve emeklilik hayatı yaşıyor) bir keresinde borsanın 'sınıf atlatabilen' tek yatırım aracı olduğunu söylemişti. Pozitif getirisinin sınırsız olduğunu düşünürsek (en yakın örnek Nvdia'daki yükseliş) doğru bir tespit olduğuna katılmamak mümkün değil. Ancak elbette bu o kadar kolay bir iş değil. Piyasa denge prensibiyle çalışıyor ve kısa zamanda zengin olma hayali bir anda korkunç kayıplarla yok olabiliyor. Bu nedenle belirli bir hedefiniz ve stratejiniz yoksa borsadaki bu getiri potansiyelinden faydalanmak için en iyi alternatif yatırım fonları olarak çıkıyor karşımıza. Günlük-haftalık hisse, tahvil, altın alım satımlarını eğer her gün başında oturup yapamıyorsanız bırakın profesyoneller sizin için yapsın. Üstelik konu sadece hisse de değil. Çünkü büyük ya da küçük yatırımınızı belirli bir hedef doğrultusunda, portföy çeşitlendirerek yapmak en doğrusu. Altın fiyatlarındaki yükselişi düşünün. Eminim pek çok hisse yatırımcısı "Altına yatırsaydım şu anda üç katı param vardı" diyor. Riski dağıtmak varlıklarınızın bir anda yok olmasının önündeki en sağlam duvar olduğu gibi yükselişlerde de yararlı bir yöntem. Evet, yükselişte biraz geride kalabilir ama bunu da ödeyeceğiniz bir risk primi olarak düşünebilirsiniz.

FAİZ REHAVETİNİ ATIN

Yatırım kompozisyonunda hedef (araba, ev almak, çocuk okul masrafları, tatil, emeklilik...) belirlendikten sonra yapmanız gereken şey gelirinizle orantılı bir miktarı (vade ve yaşam koşullarına göre) yatırıma yöneltmek olacak. Ne yapmak istediğinizi ve ne kadar para ayırabileceğinizi belirledikten sonra risk seviyenize göre bir portföy oluşturmalısınız. Bu arada emeklilik fonlarını da denklem dışı bırakmak büyük hata olur. Devlet katkısı yüzde 20'ye çekilse de buradaki stopaj avantajı ve katkı müthiş bir kazanım. Şu anda Türkiye'de enflasyon ve faizlerin gerilemeye başladığı bir dönem yaşıyoruz. Evet bu durum ekonomik pek çok zorluğu beraberinde getiriyor ancak şunu unutmamak gerekiyor: Yatırımların banka mevduat faizi ile değerlendiği dönem hızla bitecek. Bu durumu 2001 krizinden sonra da yaşamıştık. Tabii ki ne 2001 krizinin sebepleri ne de bugünkü konjonktür aynı değil. Ancak faiz indirimi dönemleri yatırımcıların rehaveti üzerinden atarak seçeneklerini ciddi ciddi düşünmesini gerektiriyor.

FONLAR NE DİYOR?

Aşağıdaki tabloda yatırım fonlarının bir yıldaki portföy değer değişimini çıkarttım. Bu veri hem fon yöneticilerinin hem de yatırımcıların geçen yılki genel eğilimlerini vermesi açısından önemli. Hisse senedi şemsiye fonlarındaki düşüşün sebebi büyük borsa yatırımcılarının serbest fonlara geçmesi. Serbest şemsiye fonu verisinin alt kırılımında 'serbest fonların' bir yılda yüzde 257 büyüdüğü görülüyor. Toplamda ise serbest fonları yatırım fonları pazarının yüzde 66'sını oluşturduğunu görüyoruz. Bu müthiş bir büyüme. Keza altın fonlarındaki büyüme de -değer artışı etkisi de var- yabana atılacak cinsten değil. Piyasalar elbette ki bir gecede ters yüz olabiliyor. Ancak 2026 beklentilerinin nispeten olumlu olduğu söylenebilir. Faiz ağırlıklı fonlardaki büyüme hızının yavaşladığı, serbest fonlar haricindeki hisse fonlardaki gerilemenin talep olarak dönüşü beklenebilir. Evet pek çok olumsuz risk 2026'da da kapımızın hemen önünde duruyor. Ancak ben iyimser tarafta olmayı tercih ediyorum. Bu nedenle somut gerçeklerden kopmadan, teknoloji faktörünü iyi düşünerek, yatırım fonları aracılığıyla profesyonel yönetime ulaşarak portföylerin yeniden düzenlenmesinin gerektiği bir dönemde olduğumuza inanıyorum.

EN ÇOK OKUNANLAR