Güncelleme Tarihi:
12 Şubat 2026 14:04Yayın Tarihi:
12 Şubat 2026 13:55Yayın Tarihi:
12 Şubat 2026 13:55Güncelleme Tarihi:
12 Şubat 2026 14:04
Borsa İstanbul'da BİST 100 Endeksi, 2026 yılına tarihi zirveleri görerek başladı. Bu gelişmeler karşısında pek çok yeni yatırımcı, 'fırsatı kaçırmama' hamlesiyle borsada işlem yapmaya başladı. Ancak piyasaların sürekli 'yeşil' gösterdiği dönemler her zaman için bireysel yatırımcılara kazanç sağlamıyor. Doğru yatırım stratejisiyle hareket etmek her zaman büyük önem taşıyor. Bu noktada platinonline.com'a değerlendirmelerde bulunan Neo Portföy Fon Yöneticisi Engin Özkan ve İnfo Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Sinan Berke Süner, hisse alırken dikkat edilmesi gereken unsurları sıraladı.
"ŞİRKETİN PERFORMANSININ ANALİZİ ÖNEM TAŞIYOR"Hisse senedi alımı yaparken en önemli unsurun 'sistematik bir yaklaşımla seçim' yapmaktan geçtiğini belirten Neo Portföy Fon Yöneticisi Engin Özkan, önerilerini şöyle sıralıyor:

* Öncelikle banka, holding vb. sektör seçimi yapılmalı. Bunu yaparken de ilgili dönemde global ve yurtiçi siyasi, jeopolitik ve makro ekonomik verilerden faydalanılması gerekmektedir. Örneğin ABD ve Avrupa gibi büyük piyasalarda faizlerin yönü, ekonomik verilerin gelişimi ve dünya genel siyasi konjonktürü yakından takip edilmelidir.
* Potansiyel sektör seçimleri yapıldıktan sonra; şirketlerin daha detaylı incelemesine geçilerek bilançolarının değerlendirilmesi gereklidir. Bunu yaparken özellikle şirketin faaliyet alanı, bu alandaki rekabet gücü, sistematik olan ve olmayan risklere karşı geçmiş dönemlerde şirketin performansının analizi önem arz etmektedir.
* Bir sonraki adımda temel analiz yöntemiyle şirketin finansal tablolarının analiz edilerek nakit akışı, borçluluk, karlılık, F/K, PD/DD, FD/FAVÖK vb. oranlarının incelenmesi gerekir.
* Temel analiz bölümünde özellikle şirketin borçluluk durumu, net işletme sermayesi ve şirket karının kaynağı diğer bir deyişle esas faaliyet ya da finansal kar mı olduğu detaylı olarak incelenmelidir.
* Bu aşamadan sonra teknik analiz kısmına geçilerek şirketin piyasadaki fiyat hareketlerinin benzer şirketler ve borsadaki trendi ne şekilde izlediği nasıl tepkiler verdiği, hareketli ortalama, RSI ve MACD gibi teknik analiz göstergeleriyle teyit edilmelidir.
* Tüm bu değerlendirmelerden sonra senedin likidite durumu incelenmelidir. Önemli olan sadece alırken değil satarken de ilgili hisse senedinin likidite sorunu yaşatmamasıdır.
* Eğer şirket için alım kararı verilmesi olası hale geldiyse, son olarak şirket yöneticilerinin geçmiş performansları, sektör deneyimleri, yönetimin sürekliliği, şirketin kurumsallık ilkelerine bağlılığı gibi unsurlar da incelendikten sonra alım yapılabilir. Unutmamak gerekir ki şirket performansını sağlayan kaliteli bir üst yönetim kadrosuna sahip olunmasıdır.
"KISA SÜRELİ TRENDLER YANILTICI OLABİLİYOR"
Yatırımcıların en önemli başlangıç noktasının kendilerini tanımalarından geçtiğini belirten Engin Özkan, kısa ve uzun vadeli yatırımlar için stratejik adımları şöyle ele aldı:
"Eğer yatırımcı kendi risk profilini, düşen ve yükselen piyasalarda nasıl tepkiler verdiğini, nerelerde hata yaptığını ya da yapabileceğini bilerek yatırım yapmaya başlarsa ciddi bir avantaj sağlayacaktır.
Şunu da belirtmek gerekir ki; özellikle yurtiçi hisse senedi piyasasında kısa vadeli yatırımcıların sürdürülebilir bir kar yaratma potansiyeli düşüktür. Bunun sebebi kısa süreli trendlerin yanıltıcı olabilmesi, verilerin yatırımcı tarafından hatalı değerlendirilmesi, anlık kararlarda hata yapılması gibi bir çok nedene bağlıdır.
LİKİDİTE HER ŞEYDİR
Gerek uzun gerekse de kısa vadeli yatırımcılar açısından en önemli nokta hisse senedinin likidite durumu olduğunu özellikle belirtmek gerekir. Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki; likidite her şeydir. Uzun vadeli yatırımcılar; şirketin temel ve teknik analiz verilerine odaklanıp birikim yaptıkları için kısa vadeli/dönemsel fiyat hareketlerine çok odaklanmamalıdır. Aksine şirketin orta uzun vadede ortaya koyacağı performansa odaklanmalıdır.
Bunun yanı sıra şirketin temettü verimliliği de yatırımlara değer kazandıracak diğer bir bileşen olarak yer almaktadır. Kısa vadeli yatırımcılar ise; daha çok günlük/haftalık verilere ve haberlere odaklı olduğundan taşıdıkları risk daha fazla olabilmektedir. Bu nedenle alım yaparken yukarıda belirtilen değerlendirmelerden sonra pozisyonları için mutlaka bir stop-loss (zarar kes) seviyesi belirlemeleri ve ne olursa olsun bu seviyede pozisyon kapatmaları gereklidir. Pozisyon karlı hale geçse bile stop-loss seviyesini yukarıya taşıyarak disiplinli bir stratejiyle yatırıma devam etmeleri daha rasyonel bir hareket olacaktır.
"HER HİSSE İÇİN AZAMİ RİSK LİMİTİ BELİRLENMELİ"İnfo Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Sinan Berke Süner, hisse seçerken ve alırken atılması gereken stratejik adımları şöyle değerlendirdi:
Yatırım Stratejisi ve Risk Profili
* Yatırım ufku (kısa / orta / uzun vade) ve getiri beklentisi net olarak tanımlanmalıdır.
* Sermaye kaybı toleransı, nakit akış ihtiyacı ve kaldıraç (kredi, türev) kullanımı önceden sınırlandırılmalıdır.
* Portföy içindeki ağırlığına göre her hisse için azami risk limiti belirlenmelidir.
Şirketin İş Modeli, Rekabet Gücü ve Sektör Dinamikleri
* Şirketin faaliyet alanı, gelir kaynakları, müşteri profili ve coğrafi dağılımı detaylı incelenmelidir.
* Sektörün büyüme potansiyeli, döngüselliği, regülasyon riski ve rekabet yapısı analiz edilmelidir.
* Şirketin sürdürülebilir rekabet avantajları (marka, ölçek ekonomisi, teknoloji, lisans, dağıtım ağı vb.) sorgulanmalıdır.
Finansal Performans ve Bilanço Kalitesi
* Ciro, FAVÖK ve net kâr trendleri en az 3–5 yıllık periyotta incelenmeli; marjların istikrarı değerlendirilmelidir.
* Borçluluk göstergeleri (Net borç/FAVÖK, kısa vadeli borç/Toplam borç, faiz karşılama oranı) ve likidite rasyoları analiz edilmelidir.
* Operasyonel nakit akışı ile muhasebe kârlılığı karşılaştırılmalı; kârın nakde dönüşme kalitesi ve olası bilanço oynaklıkları (ertelenmiş gelir/gider, yeniden değerleme, tek seferlik gelirler) tespit edilmelidir.
Değerleme ve Getiri Potansiyeli
* F/K, PD/DD, FD/FAVÖK, FD/Satışlar gibi çarpanlar; hem tarihsel ortalamalarına hem de yerel ve küresel benzer şirketlere göre kıyaslanmalıdır.
* Büyüme beklentileri (ciro, kârlılık, serbest nakit akımı) ile iskonto oranı dikkate alınarak makul değer (intrinsik değer) tahmini yapılmalıdır.
* 'Ucuz' görünen hisselerde değer tuzağı riski (bozulan iş modeli, sürdürülemez kârlılık, zayıf bilançolar, yönetim riski) ayrıca sorgulanmalıdır.

Kurumsal Yönetim, Şeffaflık ve Ortaklık Yapısı
* Ana ortaklık yapısı, yönetim kurulu bileşimi, bağımsız üye varlığı ve kurumsal yönetim derecelendirme notları incelenmelidir (varsa).
* Azınlık pay sahiplerine yaklaşım; temettü politikası, bedelli/bedelsiz sermaye artırımları, sık ve öngörülemez karar değişiklikleri üzerinden değerlendirilmelidir.
* KAP açıklamalarının zamanlaması, içeriğinin niteliği ve şeffaflık düzeyi; ayrıca varsa geçmişteki hukuki süreçler ve regülasyon cezaları dikkate alınmalıdır.
Likidite, Piyasa Dinamikleri ve Çıkış Stratejisi
* Günlük işlem hacmi, alış–satış makası (spread) ve derinlik, özellikle yüksek tutarlı pozisyonlar için yakından analiz edilmelidir.
* Hissenin endeks içi ağırlığı, yabancı pay oranı ve kurumsal yatırımcı ilgisi; volatilite ve likidite açısından önemli göstergelerdir.
*Alım öncesi; hedef fiyat aralığı, zarar-kes (stop-loss) seviyesi, kademeli alım/satım planı ve temel varsayımlar bozulduğunda pozisyondan çıkış kriterleri net şekilde tanımlanmalıdır.
Uzun ve kısa vadeli yatırımcılar için de yol haritası sunan Süner, şunları ifade etti:
1. Hedef ve zaman ufku
Uzun vade: 3–10+ yıl, sermaye birikimi ve temettü.
Kısa vade: Günler–aylar, fiyat dalgalanmasından kazanç.
2. Hisse / varlık seçimi
Uzun vade: Güçlü bilanço, sürdürülebilir kâr, rekabet avantajı, mümkünse temettü.
Kısa vade: Yüksek likidite, volatil, haber akışına duyarlı hisseler.
3. Analiz yaklaşımı
Uzun vade: Temel analiz ağırlıklı (bilanço, sektör, değerleme).
Kısa vade: Teknik analiz ve haber akışı ağırlıklı (trend, destek/direnç, hacim).
4. Portföy yapısı
Uzun vade: 8–15 hisse, farklı sektörler, gerekirse bir miktar tahvil/nakit.
Kısa vade: 3–7 hisse, yakından takip; aynı hikâyeye aşırı yüklenmemek.
5. Risk yönetimi
Uzun vade: Kaldıraçtan mümkünce kaçın, hisse başına ağırlık sınırı koy (örn. %10–15).
Kısa vade: Net stop-loss, kâr-al seviyeleri; tek işlemde portföyün küçük kısmını riske et (örn. %2–5).
6. Disiplin ve takip
Uzun vade: Düzenli bilanço ve haber takibi, tez bozulursa çıkış.
Kısa vade: Günlük takip, plana uymayan pozisyonu hızlı kapatma, duygusal karar vermeme.

(İnfo Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Sinan Berke Süner)