USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Sosyal Fayda

Yayın Tarihi:09 Ekim 2026 14:47

Kız çocuklarının liderliği için ortak eylem çağrısı

Aydın Doğan Vakfı'nın dünya kız çocukları günü kapsamında İstanbul'da düzenlediği konferansta, eğitimden istihdama, teknolojiden karar alma mekanizmalarına kadar toplumsal cinsiyet eşitliğinin önündeki engeller ele alındı. Konferansta, mevcut hızla küresel eşitliğe ulaşmanın 120 yıl süreceğine dikkat çekilerek değişimin hızlandırılması çağrısı yapıldı.

Kız çocuklarının liderliği için ortak eylem çağrısı

Aydın Doğan Vakfı'nın Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü 'Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar' projesi kapsamında düzenlenen, İstanbul'da kamu, sivil toplum, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcileriyle genç kadınları buluşturdu. Birleşmiş Milletler Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla 12 yıldır aralıksız gerçekleştirilen konferansta, kız çocuklarının eğitim olanaklarına erişiminin ardından istihdamda, teknolojide ve liderlik pozisyonlarında karşılaştıkları engeller gündeme geldi. Gün boyunca yapılan konuşmalar, paneller ve atölyelerde genç kadınların karar alma süreçlerine katılımını artıracak iş birlikleri üzerinde duruldu.

'DEĞİŞİM MÜMKÜN, HIZLANMAK ZORUNDAYIZ'

Konferansın açılış konuşmasını yapan Aydın Doğan Vakfı Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, teknoloji dünyasındaki kadın temsilinin sınırlı kalmasını gündeme taşıdı. Geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray'da yapay zeka endüstrisinin 1,3 trilyon dolarlık varlığı temsil eden liderleriyle çekilen fotoğrafta hiçbir kadının bulunmamasına dikkat çeken Yalçındağ, ileri teknoloji şirketlerinin iş gücünde kadın oranının yüzde 28-29 düzeyindeyken üst düzey yönetimde yüzde 12-14'e gerilediğini belirtti. Bu tabloyu, yenilikçi sektörlerde de varlığını sürdüren yapısal engeller ve 'cam tavan' sorunu üzerinden ele aldı.

Türkiye'de kadınların eğitime katılımında son çeyrek asırda sağlanan ilerlemenin istihdam ve ekonomik bağımsızlıkla devam etmesi gerektiğini vurgulayan Yalçındağ, Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 raporundaki eşitlik öngörüsünü de konuşmasının merkezine taşıdı. Genç kadınların eğitimden çalışma hayatına geçişinde karşılaştığı sorunlara değinen Yalçındağ, değişimin hızlanması gerektiğini şu sözlerle anlattı:

'Bir kız çocuğunun eğitim alması hikâyenin sonu değil, başlangıcıdır. Çünkü asıl soru, bu kız çocuğunun istihdama katılıp katılamayacağı, ekonomik bağımsızlığını kazanıp kazanamayacağı ve ülkenin karar masalarında yer alıp alamayacağıdır. Türkiye'de 15-24 yaş arasındaki her üç genç kadından biri ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor; kadınların istihdama katılımı ise yalnızca yüzde 32,1 seviyesinde. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 raporu, mevcut hızla tam eşitliğe ulaşmanın 120 yıl süreceğini söylüyor. Gerçekten 120 yıl daha beklemek zorunda mıyız? Bizim cevabımız çok net: Hayır. Değişim mümkündür. Şimdi onu hızlandırma, kız çocuklarımızı yalnızca geleceğin liderleri değil, bugünün değişim aktörleri olarak görme zamanıdır.'

Yalçındağ'ın paylaştığı Aydın Doğan Vakfı İhtiyaç Analizi araştırması da genç kadınların liderlik yolunda karşılaştığı güçlükleri sayısal verilerle gündeme getirdi. Araştırmaya katılan genç kadınların yüzde 91,4'ü ekonomik zorlukları, yüzde 76,7'si toplumsal cinsiyet normlarını en büyük engeller arasında değerlendiriyor. Avrupa Birliği destekli proje kapsamında bugüne kadar ulaşılan 7 bin 652 genç kadının yüzde 99'unun liderlik ve fırsatlara erişim konusunda güçlü bir farkındalık kazandığı bilgisi de konferansta paylaşıldı.

Konuşmasının sonunda geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden, son Aydın Doğan Ödülü'nün sahibi Prof. İoanna Kuçuradi'yi anan Yalçındağ, Kuçuradi'nin 'Ben inatla umutluyum. Bu bir yaşam biçimidir, siz de inatla umutlu olun.' sözleriyle gençlere seslendi.

VUSLAT DOĞAN'DAN GENÇ KADINLARA MERAK VE CESARET MESAJI

Konferansın bir diğer buluşması, Yekta Kopan'ın moderatörlüğünde V Vakfı Kurucusu ve Başkanı Vuslat Doğan ile gerçekleştirilen özel söyleşi oldu. Medya liderliğinden sanat alanındaki çalışmalarına uzanan deneyimlerini gençlerle paylaşan Doğan, 'cömert dinleme' yaklaşımı, kişinin kendi sesini bulması ve toplumsal beklentilerin yarattığı sınırları aşması üzerinde durdu.

Kendi hayatındaki değişimlerin merkezinde merakın bulunduğunu anlatan Vuslat Doğan, genç kadınların belirsizlikler karşısında iç seslerini korumalarının önemini şu sözlerle dile getirdi:

'Yolculuk değişirken insan yolda dönüştüğü için bunu önceden tanımlamak güç. Ancak bir pusulanızın olması çok kıymetli. Benim pusulam her zaman merakım oldu. İnsan kendini dinlemeye başladığında zihninde önce bir sürü olumsuz ses ve engeller beliriyor. Fakat süreç içinde o sesler sessizliğe bürünüyor ve asıl yaratım sürecim o zaman başlıyor. Ben de ancak kendi üzerime koyduğum sınırları ve olmaz kapılarını kaldırdığımda adımlarımı cesaretle atabildim. Genç bir kadının bu hayatta kendisine emanet etmesi gereken en değerli şey kendi iç sesi, merakı ve gitmek istediği yerdir. Bütün kaosun ve belirsizliklerin içinde kimsenin bunu elinizden almasına izin vermeyin. Bu emanete sıkı sıkıya sahip çıkın. En büyük sorumluluğunuz, kendinize duyduğunuz sorumluluktur. Ne istediğinizi bildiğinizde o pusula sizi mutlaka doğru yere götürecektir.'

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'DEN EŞİT FIRSAT VURGUSU

Konferansın açılış oturumunda Birleşmiş Milletler kuruluşlarının temsilcileri de kız çocuklarının eğitim, gelişim ve karar alma süreçlerine katılımını değerlendirdi. UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, toplumsal dönüşümün sonuçlarını değerlendirirken kız çocuklarının özgüvenindeki artışın, erkek çocuklarının eşitliğe verdiği desteğin ve aile içindeki sorumluluk paylaşımının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Marchi, UNICEF'in yaklaşımını 'Başarı, yalnızca sayılardan ibaret değildir. Kız çocuklarının kendilerine daha fazla güvendiğini, erkek çocuklarının eşitliği daha güçlü biçimde desteklediğini, babaların evde daha aktif rol aldığını ve toplumların daha destekleyici ve kapsayıcı hâle geldiğini görmektir. UNICEF olarak hedefimiz: Cinsiyeti ne olursa olsun her çocuğun öğrenmek, gelişmek ve potansiyelini tam olarak gerçekleştirmek için aynı fırsatlara sahip olmasını sağlamak.' sözleriyle anlattı.

UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond da oturumda genç kadınların liderlik becerilerinden ve karar alma süreçlerindeki temsilinden söz etti. Otuz yılı aşkın süredir farklı ülkelerde kadınlarla ve kız çocuklarıyla yürüttüğü çalışmalardan edindiği deneyimi paylaşan Guimond, fırsatlara erişimdeki eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirtti:

'Genç bir kadının annesi olarak yeteneğin, cesaretin ve liderliğin evrensel olduğunu hep biliyordum. Otuz yılı aşkın süredir dünyanın dört bir yanında kadınlarla ve kız çocuklarıyla çalışmak ise bana fırsatların ne kadar eşitsiz paylaşıldığını öğretti. Bugün Türkiye'deki kız çocukları, liderlik etmeye, kapıları kendileri açmaya ve daha eşit bir geleceği kurmaya çoktan başladıklarını bir kez daha gösterdi. Kendi adlarına, kendileri konuşuyorlar. Bize düşen, önlerindeki engelleri kaldırmak ve hayatlarına dair kararların alındığı her yerde sözlerinin geçmesini sağlamak.'

UNFPA Türkiye Temsilci Yardımcısı Zeynep Başarankut Kan ise çocukların ve gençlerin sağlığına, eğitimine ve korunmasına yönelik yatırımların uzun vadeli toplumsal etkilerine odaklandı. Kan, gençlerin kendi geleceklerini belirleyebilmeleri için ihtiyaç duydukları koşulları şöyle anlattı:

'Her çocuk, ergen ve genç; güven içinde, sağlıklı ve desteklenerek büyümeyi, öğrenip gelişerek kendi geleceğini tayin etmeyi hak eder. Bu da onların sağlığına, eğitimine ve korunmasına yatırım yapmak; aileleri desteklemek ve başta kız çocukları olmak üzere tüm gençlerin hayatlarına yön verirken ihtiyaç duyacakları bilgi, beceri ve fırsatlara ulaşmasını sağlamak demektir. Bugün çocuklara ve gençlere yaptığımız her yatırım, gelecek nesillere daha sağlıklı ve güçlü aileler ve bir toplum bırakmamızı sağlar.'

GENÇLER DEĞİŞİM HİKAYELERİNİ PAYLAŞTI

Konferansın panel programında gençlerin kendi deneyimleri ve sivil toplum kuruluşlarının sahadaki çalışmaları ele alındı. Yekta Kopan'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen 'Yarını Değiştirmek' oturumunda gençler, hayata geçirdikleri projeleri ve değişim hikayelerini katılımcılarla paylaştı.

'Etkiyi Birlikte Büyütmek' başlıklı diğer panelde ise sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşması, sahadaki etkinin artırılması ve farklı paydaşlar arasında kurulabilecek iş birlikleri tartışıldı. Her iki oturum da katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

GELECEĞİN YOL HARİTASI ATÖLYELERDE ŞEKİLLENDİ

Günün ikinci yarısında düzenlenen paralel atölyeler, konferansta konuşulan başlıkların ortak çalışmalara dönüştürülmesine ayrıldı. Gençlerin ve öğrencilerin katıldığı 'Bizim Yolumuz' oturumunda güçlü olmanın kendileri için ne anlama geldiği, eşit bir geleceğe ilişkin beklentileri ve ihtiyaçları tartışıldı. Katılımcılar, 'Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar Manifestosu'nun ilk satırlarını birlikte kaleme aldı.

Sivil toplum kuruluşları, kamu, özel sektör ve fon veren kurumların temsilcilerini bir araya getiren 'İhtiyaçtan İş Birliğine' atölyesinde ise genç kadınların karşılaştıkları engelleri azaltmaya yönelik kaynak yaratma yöntemleri, sosyal sorumluluk projeleri ve ortak eylem adımları değerlendirildi.

Atölye çalışmalarına katılan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Temel Haklar ve Sivil Toplum Birimi Program Yöneticisi İpek Seda Bakır, Avrupa Birliği'nin sivil toplum alanındaki desteğinin kapsamına değindi. Bakır, 'Avrupa Birliğinin yaklaşımı sadece sivil toplum kuruluşlarına hibe sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sivil toplumum etkili ve bağımsız faaliyet gösterebileceği genel ortamı güçlendirmeyi de hedeflemektedir.' sözleriyle kurumların bağımsız çalışma koşullarının önemine işaret etti.

Konferans, gençlerin birlikte hazırladığı manifestonun ve kamu, sivil toplum ile özel sektör temsilcilerinin üzerinde çalıştığı ortak iş birliği adımlarının paylaşılmasıyla sona erdi. Böylece gün boyunca ele alınan eşitlik, liderlik ve fırsatlara erişim başlıkları, genç kadınların kendi taleplerini ifade ettiği bir yol haritasıyla tamamlandı.

EN ÇOK OKUNANLAR