USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Sektörler

Yayın Tarihi:04 Şubat 2026 13:09

“Önce altyapı yatırımlarını artırmalıyız”

DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Dr. Erdem Erkul, "Türkiye'nin mevcut durumunu bir ‘ekosistem uyanışı' olarak tanımlayabiliriz; ancak bu uyanışı kalıcı bir liderliğe dönüştürmek için endüstri 4.0'ın verimliliğini, insanı merkeze alan endüstri 5.0 felsefesiyle harmanlamalıyız" diyor.

“Önce altyapı yatırımlarını artırmalıyız”

DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Dr. Erdem Erkul, Platin Dergisi Şubat 2026 sayısında ileri üretimde nasıl başarılı olunacağını anlattı. Erkul, şunları ifade etti:

"* Türkiye'nin sanayi devrimlerinin ardından endüstri 5.0'ı takip etmesi ve teknoloji alanında bir inovasyon yakalamasını çok önemsiyorum. Bu noktada odaklanmamız gereken birincil konu 'altyapı' yatırımları olmalı. Oyun sektöründen bilgi iletişim sektörüne; savunma sanayisinden yapay zeka okuryazarlığına değin kendimizi geliştirip ön plana çıkmamızda fayda var.

* Biz kendimizi çoğu alanda ispatlıyoruz; ancak dünya artık sistemlerin özerkliğine, enerjinin verimli olmasına ve veri hakimiyetine inanıyor. Yani sektörlerin otonom olması önemseniyor, kendi kendilerine işleyebilen yapılar öne çıkıyor ve enerji verimliliğini önemseyen sürdürülebilir sistemlerde veriyi toplayıp işlemeyi başaranlar kazanıyor. Bu noktada bir ekosistemin oluşması, bu ekosistemin üniversiteler, STK'ler, özel sektör ve kamu sektörü gibi farklı yapı taşları ile desteklenmesi gerekiyor. Türkiye'nin mevcut durumunu bir 'ekosistem uyanışı' olarak tanımlayabiliriz; ancak bu uyanışı kalıcı bir liderliğe dönüştürmek için endüstri 4.0'ın verimliliğini, insanı merkeze alan endüstri 5.0 felsefesiyle harmanlamalıyız. İnsandan bağımsız çalışabilen ama insanı merkeze alan verimli altyapılarla bir sistem inşa etmeliyiz.

* Türkiye'de kamu, akademi ve özel sektör arasındaki iş birliğini bu ekosistem içerisinde büyütmeyi öğrenmeliyiz bu sebeple. Teknolojiyi sadece tüketen olmamalıyız; teknolojiyi üretenlerden olmalıyız. Bu sektörde önemli bir oyun kurucu olmak istiyor isek veriyi anlamalı, bu verileri hesaplı ve ekonomik yollarla toplamayı öğrenmeli, büyük veriyi insanı merkeze alarak işleyebilmeliyiz. Bunun ardından üreteceklerimiz kendi yaratıcılığımıza kalıyor. Bu konuda ülkemizin oldukça özgün olabileceğine inanıyorum.

* Türkiye, kaçırılmış otobüs saatlerinin mahcubiyetini geride bırakıp kendi rotasını çizen bir teknoloji ülkesi olma potansiyeline sahip. Bu yolculukta en büyük sermayemiz, yapay zekayı bir tehdit olarak değil, bir asistan olarak görmek. Analitik düşünme ve duygusal zeka yetkinlikleriyle donatılmış genç insan kaynağımız varken bunların hepsini yapabilecek gücümüz var."

EN ÇOK OKUNANLAR