
Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü ve SmartOpt Kurucusu Prof. Dr. Metin Türkay, Platin Dergisi Şubat 2026 sayısında konuk yazar oldu. Türkay, yazısında üretim sistemlerindeki dönüşümü konu edindi.
Ürün ve hizmet bütünleşmesinin hızlandığı son yıllarda, tüketicilerin değer algısı yalnızca fiziksel ürünle sınırlı kalmıyor. Ayrıca ürünle birlikte sunulan hizmetlerin entegrasyonu da belirleyici hale geliyor. Bu durum, üretim aşamalarında elde edilen canlı verilerin operasyonel verimlilik için kullanılmasını zorunlu kılıyor. Bu noktada fiziksel donanımın veri ile entegre edilmesiyle ileri seviye yazılımlara olan ihtiyaç belirginleşiyor. Fiziksel donanımı yöneten veri bilimi, optimizasyon ve yapay zeka metotlarını içeren yazılımlar, siber-fiziksel sistemlerin temelini oluşturuyor. Siber-fiziksel sistemler, yazılımı üretimin merkezine çekerek mekanik sistemlerin bir 'dijital sinir sistemi' ile yönetilmesine imkan tanıyor. Bu dijital sinir sistemi içinde Endüstri 4.0'ın temel unsurlarından olan IoT duyargalar, anlık verileri sürekli paylaşarak üretim ortamının gözlemlenmesini sağlıyor. Aynı zamanda üretim sisteminin dinamik yapısını yansıtmak için gerekli doğrulanabilir verilerin kaynağını oluşturuyor ve dijital ikiz kavramının gerçek kullanıma geçirilmesine altyapı sunuyor.
YENİ SORU SETLERİ
Dijital ikiz ve karar zekası tabanlı ileri düzey optimizasyonlarla birlikte üretim sistemlerinde yeni bir soru seti gündeme geliyor: "Üretimi nasıl gerçekleştirebiliriz?" sorusundan "Üretim sisteminin performansını en yukarı taşımak için hangi kararlar alınmalıdır?" sorusuna geçiliyor. Kapasite kullanım oranını en çok artıran, emisyonları en azaltan ve farklı performans kriterlerini eşzamanlı optimize eden karar süreçleri üretimin merkezine yerleşiyor. Bu dönüşümle birlikte algoritmik yönetim ve karar zekası üretim sistemlerinin temel yönlendirici gücü haline gelmeye başlıyor.
ERP'DEN OTONOM KARAR ZEKASINA GEÇİŞ
Tarihsel olarak üretim yönetimi, kurumsal kaynak planlama (ERP) sistemlerini etkinleştirmeye odaklandı. Üretim yönetim sistemleri (MES) ile ERP sistemlerinin entegrasyonu ise uzun süre dijital dönüşümün temel gündemi oldu. Bu sistemler veri elde edilmesi, kayıtların tutulması, verilere erişim ve görselleştirme konularında önemli katkılar sağladı; ancak üretim sisteminin performansını yönetme konusunda çok sınırlı öngörü sundu. Son yıllarda veri bilimi, yapay zeka ve optimizasyon teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte üretim sistemlerinin karar zekası sistemlerini kullanır hale gelmesi, evrimsel sürecin bir sonraki aşamasını oluşturdu. Bu yeni aşamada öne çıkan kavramlar:
*Merkeziyetsiz orkestrasyon,
*Algoritmik karar verme,
*Sistem dayanıklılığı için senaryo analizi
Merkeziyetsiz orkestrasyon, üretim yöneticilerini sabit karar mantığından uzaklaştırarak karar süreçlerinin gerçek zamanlı olarak programları optimize eden uç hesaplama düğümlerine ve otonom ajanlara dağıtılmasını sağlıyor. Karar süreçlerinde sezgisel planlamadan algoritmik karar vermeye geçiş, makine öğrenmesi, yapay zeka ve optimizasyon yöntemlerini içeren çok boyutlu değişkenlerin yönetilmesini mümkün kılıyor ve insanın bilişsel sınırlarını aşan kararların alınmasına olanak tanıyor. Dinamik üretim ortamlarında farklı olasılıksal şartlar altında 'eğer şöyle olsa' sorularına verilen yanıtların analizi, üretim sistemlerinin performansının iyileştirilmesinde kullanılıyor.
ENDÜSTRİ 4.0'DAN 5.0'A İNSAN MERKEZLİ SIÇRAMA
Endüstri 4.0 üretim süreçlerinde ekipmanların birbirleriyle iletişimine odaklanırken, Endüstri 5.0 özelleştirme, üretim ağında otonomlaşma ve insan merkezli bir paradigma olarak öne çıkıyor. Endüstri 5.0'a geçişle birlikte ERP ve MES gibi sistemler destekleyici konuma gerilerken, karar zekası, insan-robot ve insan-yapay zeka iş birliği merkezi konuma yerleşiyor. Endüstri 4.0 uygulamalarında veri toplama ve depolama süreçlerinde insan büyük ölçüde devre dışı kalırken, Endüstri 5.0'ın etkin uygulanması için yapay zeka ve optimizasyon teknolojilerinin bir araç olarak kullanılması ve insanların yaratıcı problem çözmeye odaklanması gerekiyor. Bu çerçevede yapay zeka karmaşıklığı yönetirken, optimizasyon olası en iyi kararları bir karar zekası aracı olarak konumlandırıyor. Endüstri 5.0 ile birlikte karar vericilerin üretim sistemlerinde daha karmaşık sorulara yanıt vermesi mümkün hale geliyor. Üretim yalnızca kâr veya çıktı odaklı değil. Aksine çevresel etki ve sosyal etkiyi de kapsayan çok boyutlu bir karar alanı haline geliyor. Geçmişte ölçüm ve değerlendirme sistemlerinin yeterli olgunluğa ulaşmamış olması ve karar destek sistemlerinin karmaşık sorulara hazır olmaması nedeniyle çevresel ve sosyal etki karar süreçlerine sınırlı yansıtılabiliyordu. Endüstri 5.0 ile birlikte karbon ayak izi, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve sosyal fayda ön plana çıkıyor. Bu dönüşüm, mevcut sistemlerin üretim için karar zekasına evrimleşmesini ve üretimin toplumsal katkısının görünür hale gelmesini mümkün kılıyor.
ERP'DEN KARAR ZEKASINA EVRİM
Üretim sistemleri, veri toplayan ve raporlayan yapılardan, yapay zeka ve optimizasyonla karar üreten, performansı çok boyutlu yöneten yapılara evriliyor.
ERP (KURUMSAL KAYNAK PLANLAMA) DÖNEMİ
*Veri toplama ve kayıt altına alma
*Finansal ve operasyonel süreçlerin izlenmesi
*Görselleştirme ve raporlama odaklı yönetim
*Sınırlı öngörü, geçmiş veriye dayalı kararlar
MES İLE ENTEGRASYON
*Üretim sahasından anlık veri akışı
*ERP-MES entegrasyonu ile operasyonel görünürlük
*Performans takibi, ancak sınırlı karar desteği
VERİ BİLİMİ VE YAPAY ZEKA KATMANI
*Canlı verinin analiz edilmesi
*Makine öğrenmesi ile çok boyutlu değişkenlerin yönetimi
*Sezgisel planlamadan algoritmik karar vermeye geçiş
KARAR ZEKASI DÖNEMİ
*Dijital ikizlerle senaryo analizi
*Optimizasyon tabanlı en iyi karar önerileri
*Merkeziyetsiz orkestrasyon ve otonom ajanlar
*Kapasite, emisyon ve verimliliği birlikte yöneten sistemler
ENDÜSTRİ 5.0 PERSPEKTİFİ
*Karar zekası merkezde, ERP ve MES destekleyici rolde
*İnsan-yapay zeka ve insan-robot iş birliği
*Çevresel ve sosyal etkiyi gözeten üretim kararları
(Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü ve SmartOpt Kurucusu Prof. Dr. Metin Türkay)