Yayın Tarihi:
13 Şubat 2026 12:26Yayın Tarihi:
13 Şubat 2026 12:26
İmalat sanayisinin son 10 yılda çok köklü bir dönüşümden geçtiğini söyleyen Barış Özistek, dijitalleşmenin bugün artık bir vizyon ya da Ar-Ge başlığı olarak ele alınamayacağını söylüyor. "Dijitalleşme, doğrudan rekabet gücünü, ölçeklenebilirliği ve sürdürülebilirliği belirleyen stratejik bir zorunluluk haline geldi" diyen Özistek, Endüstri 4.0 ile otomasyon, sensörler ve veri analitiğinin üretim hatlarının merkezine yerleştiğini hatırlatıyor. Endüstri 5.0 yaklaşımının ise bu yapıyı insan-makine iş birliği ve akıllı karar mekanizmalarıyla bir üst seviyeye taşıdığını ifade ediyor.
KALİTE KONTROL İNSAN GÖZÜNÜN ÖTESİNE GEÇTİ
Görüntü işleme ve derin öğrenmenin kalite kontrol anlayışını kökten değiştirdiğini dile getiren Barış Özistek, bu sistemlerin binlerce hatta milyonlarca 'iyi' ve 'hatalı' ürün örneğiyle eğitildiğine dikkat çekiyor. "İnsan gözünün algılayamayacağı mikrometre seviyesindeki yüzey kusurları, lehimleme hataları, renk ve doku sapmaları bugün yüzde 99'a varan doğruluk oranlarıyla tespit edilebiliyor" sözleriyle üretimde gelinen noktayı özetliyor. Üstelik bu analizlerin üretim hattı durmadan, her bir parça için aynı standartta yapıldığını özellikle vurguluyor.
ÜRETİM HATLARI ARTIK ÖNGÖRÜYLE YÖNETİLİYOR
Önümüzdeki dönemde kalite kontrol sistemlerinin yalnızca hatayı yakalayan değil, hatayı daha oluşmadan öngören yapılar haline geleceğini belirten Özistek, üretken yapay zeka uygulamalarına işaret ediyor. "Üretken yapay zeka, sadece mevcut hataları tespit etmekle kalmıyor; tasarım ve süreç aşamasında potansiyel problemleri simüle ederek önlem alma imkanı sunuyor" diyen Özistek, bu yaklaşımın kaliteyi reaktif bir süreçten çıkarıp öngörücü bir yapıya dönüştürdüğünü ifade ediyor.
İNSAN VE MAKİNE BİRLİKTE ÖĞRENİYOR
Gelişmiş görüntü işleme sayesinde robotların artık çevresini algılayan, adapte olan ve öğrenen sistemlere dönüştüğünü anlatan Özistek, bu dönüşümün üretim sahasında yeni bir denge yarattığını ifade ediyor. "İnsanlarla yan yana güvenli biçimde çalışabilen robotlar artık bir istisna değil" diyen Özistek, fire oranlarının azalması, enerji ve hammadde kullanımının optimize edilmesiyle sürdürülebilirlik hedeflerine de doğrudan katkı sağlandığını ekliyor.
VERİYE SAHİP OLAN ÖLÇEKLENİYOR
Tüm bu dönüşümün merkezinde verinin yer aldığını net biçimde ortaya koyan Özistek, bu noktada: "Dataya erişimi olan ve datayı etkin şekilde kullanan teknoloji şirketlerinin hızla büyüyeceği bir döneme girdik" diyor. Boğaziçi Ventures'ın yapay zeka odaklı yeni fonu BVG II'nin tamamen uygulama seviyesi yapay zeka şirketlerine yatırım yapmasının arkasında da bu yaklaşımın bulunduğunu belirten Özistek, Türkiye'de üretim gibi güçlü alanlarda dijital dönüşümünü tamamlamış, geçmiş veriye sahip şirketlerle birlikte geliştirilen çözümlerin küresel ölçekte çok hızlı ölçeklenme potansiyeli taşıdığını söylüyor.

(Boğaziçi Ventures CEO'su Barış Özistek)